Please follow and like us:
3

Yenilenen, değişen dünya ile birlikte ‘ilişki’lerde yenilendi.

Hani büyüklerimiz bize bahsederdi ya hep ‘Bizim zamanımızda böyle miydi. Biz sevgilimizin elini bile tutamazdık. Tuttuğumuzda hamile kalacak zannederdik. Göz göze bile zor gelirdik, utanır sıkılırdık. Çekinirdik birbirlerimizden. Köşe bucak saklanırdık’ diye anlatırlardı. Biz de ‘Hadi ordan be! El ele bile tutuşmadıktan sonra sevgili olsan ne yazar’ diyerek geçiştirirdik. İnanmazdık da çoğu zaman. Peki onlar yalan mı söyleyecek?


Gelelim şimdiki zamana, bırakalım o -di’li geçmiş zamanı. Bizdekiler nasıl? Şu sosyal ağlar hayatımıza girmeden önceki hayat ile girdikten sonraki hayatı bir kıyaslayın kendi kafanızda. Neler değişmiş sizce?

Bizim zamanımızda diye başlıyorum ben de, malum yeni nesille aramda bayağı bir fark var. Zaten 90’lı yıllardan sonra büyük bir kopuş var nesilde. Tüm o Emolar, abzürt karakterli yazılar ne ararsanız ordan çıkıyor. Neyse ‘genel’ini suçlamayalım şimdi konumuza gelelim. İşte o zamanlarda bizim nesil de sevgilileriyle bu kadar içli dışlı değildi.
Tamam el ele tutuşunca ya da yanaktan öpünce hamile kalmayacaklarını biliyorlardı ama en azından ‘yüz yüze görerek’ ya da ‘konuşarak’ bir şekilde başlarlardı ilişkilerine.
Mesela feysbukları yoktu da msn’leri vardı. Hatta o msnden önce chat sayfaları vardı. MIRC’lar, ICQ’lar vs. Ama msn daha bir yaygındı. Herkes birbirine msn adreslerini verir, ordan konuşurlardı. Kimileri direk kamera açtırmaya gider, kimileri kafalarına göre hesap eklerlerdi. Çoğu sayfalarda ‘100lerce kız msni’ diye adresler paylaşılırdı. Ordan belliydi işte yeni nesilin nereye gideceği. Peki şimdi nasıl?

Msn eski havasını kaybetti, yerine feysbuk havası geldi. Önceden nicklerle alınan msn adreslerinin yerine şimdi gerçek kimlikleri olan ‘ad-soyad’larının yazılı olduğu profiller çıktı. Herkesin profili belli oldu. Kimdir, nedir, ne sever, yandaşları kimdir, gittiği yerler, gezdiği yerler, arkadaşları vs. vs. Önceden arkadaş grubunda tanıştığın kişilerle daha samimi ilişkiler kurulurken şimdi tanımadığın kişileri ‘tanıyor olabilir misin?’ den profil incelenir oldu. Önce dürtmeyle başlıyor işte -dürtülmesine izin veriyorsa tabi şahsiyet-. O yoksa, ‘Add to friends’ var ya hani ‘Arkadaşın olarak ekle’ butonu, oradan ekleşir oldu insanlar. Tanımasa dahi birbirlerini ‘tanışırız’ diyerekten mesajlar gönderildi, güzel sözler söylendi. Köprüden geçene kadar elini cebinde gezildi.

İşte ilişkilerin ilerlediği noktalarda, ilişki durumu güncelleme faslı çıktı. Önce ilişkisi var, yapıldı. Yetmedi karşılıklı onaylaşarak ‘x kişisinin y kişisi ile ilişkisi var’ yapıldı. Onlarca kişi beğendi, ‘yürü be koçum kim tutar seni’ dendi, kızlar birbirlerine ‘ooo bebeğim ne iş’e getirildi. O da yetmedi, karşılıklı profillere aynı resimler konuldu. Üzerinden 1 hafta geçmeden, ilişki durumu tekrar güncellendi, ‘nişanlı olarak’. Herşey bu kadar hızlı gelişirken 1 aya kalmadı, ilişkisi yok olarak değiştirildi. Eskiden profile konulan resimler, geçmişte ona yazılan ‘Aşkitomlu, bebeğimli, bal böceğimli’ yazılar silindi. Hatta ‘ortak arkadaş’lar listelerden temizlendi.

Ve al gülüm ver gülüm devri bitti, köprü geçildi, ilişkiler bu kadar ciddiyetsizleşti.

Deneme yanılma yöntemiyle birbirlerine yazan kişi/ler eşeyli üreyemeden, eşeysizleşti, samimiyetsizleşti ve haliyle yeni ilişkiler de böylece çelişkileşti.

Sosyal ağınıza takılanlara dikkat edin. Zira avcı durumundayken, av olabilirsiniz. Demedi demeyin!

Please follow and like us:
3