Please follow and like us:
3

Yazdığım bir çok yazının yanında, yazıp ama yayınlamadığım, kuytu köşelerde heba olmuş bir çok parçacık var.

Bunun yanında yine daha yazılmayı bekleyen, üzerine mürekkep değmemiş taze sayfalarım var.

Yazdıklarım yüzünden insanların gözünde farklı bir izlenim yaratmışım -farkında olmadan- (:

Hani her yazdığım genelde, depresif, melankolik, bir hüsran, bir acı havasında olduğundan ister istemez ‘Bu çocuk aşık da, aşk acısı çekiyor da..’ bla bla bla daha devam eden bir sürü yorumlar..

Yok ki öyle bir şey =)

Hadi gel de inandır.

İnandıramazsın.

Hani insan inanmak istediğine inanır hayatta. Ben ne kadar dil döksem de anlatamam. Evet bir zamanlar yazdım. Sonuçta biz de insanız, vakti zamanında sevmişizdir ama geçti gitti. Üstüne basa basa bir daha söylüyorum gitti. Hani öyle bir gitti ki hem de benden, yüzünü bir daha şeytan görsün diyebilecek kadar uzaklara gitti hem de 😉

Hani niye söylüyorum bunu, artık gelen maillerden, yorumlardan, beni böyle tanıyıp devam etmelerinden sıkıldım desem yeridir. Yolda gördüklerin de, ‘Vaayy aşk adamına bak sen’  ya da ‘Olmm kim lan bu kız, kime yazıyon sen bu kadar dolu dolu‘ gibi cümleler/sorular fazla gelmeye başladı. İşin kötüsü sordukları soruyu cevapladığımda tatmin olmamaları. Yani ben ‘yok’ dediğimde, inansalar gam yemeyeceğim de işte..

Şunu iyi biliyorum, ki belirteyim burda da; ben yazdıklarımda sadece ‘ben‘i anlatmıyorum. Aynı zamanda ‘sen‘i de anlatıyorum. Senin yaşadığın olayları dışarıdan gözlemleyip, kendimi senin yerine koyup o şekilde düşünüp yazıyorum. Acına, mutluluğuna ortak oluyorum. Sıkıntına candaş, yoldaş oluyorum. Gönlünden kopanı senin yerine ben dillendiriyorum. Senin söyleyemediğin bir çok şeyi, ben elimden geldiğince anlatmaya çabalıyorum. Yazdıklarımda kendini görebiliyor musun? Ya da hissedebiliyor musun o duyguyu?

Benim için önemli olan o dur. Yoksa yazdığım xy krmozomuna gitmiş, genotipi neymiş, kimmiş hiç önemli değil. He senin için de olmasın. Neden oluyor ki? İçinde neden bir kuşku ile doluyor ki?

Merak ediyorum aslında hani ünlü yazarlar, şairler de böyle şeyler yazıp ediyor ya. Ben onlar kadar değilim, belki tırnakları bile olamam ama acaba onlara da böyle sordular mı hep etrafındakiler? Ya da ‘hala’ soruyorlar mıdır, kime yazdın ettin diye? Sormuyorlarsa neden sormuyorlar artık, di mi?

O yüzdendir ki, daha yazacak çooo..k şey var..

Bitmedi hiçbir şey, daha yeni başlıyor her şey.

Marifet kimsede değil, marifet kalemde, mürekkepte, kağıtta.

O yüzden sorgulamamak gerek, tat almak gerek biraz da hayattan.

İpin ucu burada, gerisini boş koy salla.

Devamı gelecek elbet,

yarına..


Please follow and like us:
3