Please follow and like us:
0

Yangınım Ol

Geceler soğuk, geceler ayaz sevgilim. Kış kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Biraz geç kaldı, bariz belli. Ama şimdi çoktan geldi. Geldiğini iyiden iyiye hissettirdi. Tıpkı senin yokluğunun acısı gibi iliklere kadar değdi acısı. Aniden girdi, kemiklere kadar değdi sızısı.

Oysa ne de güzel sıcaktı birlikte olduğumuz anlar. Güneşin ışınlarında kayboluyorduk, birlikte gölgelerimizle saklambaç oynuyorduk. Yüzlerimizdeki tebessümle ısınıyor, birbirimizin nefesini hissediyorduk adeta. Tenlerimizin birbirine değişi, alnımızdan akan terlerin ellerimizin tersiyle silinişi.. Hele el ele yürüdüğümüz kumsalın üzerinde, iki çift gözle aradığımız kum taneleri.. Birbirine yapışmış deniz kabuklarıyla, onları gördüğümüz andaki sevinç gülüşleri.. Birlikte aynı yastığa baş koyuşlarımız, üşüme diye yorganı üzerine sımsıkı çektiğim o serin gecelerin hüznünde gizli.. Farkında olmadan sessizce gelip belime sarılışın, iki avcunun arasına yüzümü alıp, gözlerime bakışın.. Parmaklarında yüzümdeki kırışıklıkları okşayışın, benek benek çıkan sivilcelerime inat, usul usul öpüşlerin.. Dizime başını yaslayıp saç tellerinin arasında parmaklarımın dans edişi.. Gözlerini dikip, gözlerimin taa içine yolculuk edişin..

Hayaller güzel sevgilim. Kışla birlikte, sensizlikle birlikte üşüyen sol yanıma düşen kar tanelerinin seslenişi bunlar. Dışımın titrediği ama içimin güldüğü anlar. Beni herkes değil, bir tek sen anlar sevgili. Bir tek sen..

Sitem etmiyorum kışa. Aksine seviniyorum. Çünkü bilirim sevdalılar içindir kış. Rüzgârın hırçın hırçın estiği, yağmurun sırılsıklam ettiği gecelerde saklıdır sevgililerin iç çekişleri. Her bir uyku, katran gecelerde yorgana daha sıkı sarıldığın anda gizlidir içinde sakladığın tüm özlemlerin dile gelişi. Her bir uyku iki kişiliktir. Tenlerin birbirini ısıtması, merhametsiz kış sabahlarından, tan yeri ağarmadan önce, herkesin parmaklarını ısıtmak için birine ihtiyacı vardır sevgili. Parmak uçlarında gezinen havanın dolaşmasına, sevdiğini üşümesine izin vermemektir. İki kişiliktir, çift kişiliktir kış mevsimi. Hasret kokan yastıklar, uyku kokan yorganlar, aynı kareleri aynı anda yaşayan, birbirine karışan rüyalar.. Sayıklamalarla, aniden irkilmelerle uyandırdığın biri ve onun göz gözü görmeyen gecenin ortasında gülen yüzünü görmekte gizlidir. Parmaklarının yüzüne değip, ellerinin sımsıkı seni sarmasında gizlidir varlığı sevgilinin.. Yanında onun olduğunu bilmek, soğuğa inat birlikte titremekte gizlidir kış mevsimi.. Eklemlerin birbirine geçtiği, kemiklerin çıtırdadığını duyduğun, göğüs kafesinin heyecandan yerinde duramadığı anlarda gizlidir. Parmak aralarının saçları okşadığı, üşümüş dudakların birbirlerini ısıttığı mevsimdir. Aynı yağmur damlalarının, aynı çamur zerreciklerinin altında ıslanmaktır aşk sesinin yükselişi.. Telaşlı halde kenetlenerek, kaçırdığın treni el ele, diz dize beklemekte gizlidir. Soğuğu hissettirmemek adına, tenin teni ısıttığı, al al olan yanakların yürekten gelen nefesle ısıtıldığı bir mevsimdir, kı

Yağan kara inat, toprağı çamura karıştıran yağmura inat, buz tutan sevdalara inat daha da alevnenen bir aşkla sarılmaktır sevgiliye kış mevsimi. Soğuktur, buz kestirir bedeni. Ama iki kişiliktir. Soğuk kar tanelerini bile yakan, yağmur damlalarını buharlaştıran. Sevgiyle, aşkla iki yüreği parçalayan, araya giren mesafelere saydıran mevsimdir. Üşüyen ellerin birbirine kenetlendiği, titreyen sesin kulağa fısıldayarak değdiği mevsimdir.

Ben rüzgârın olayım, sen yangınım ol sevgilim. Yakalım kışı, ısıtalım aşkımızı. Soğuğa inat, sen yak yüreğimi, ben rüzgaârımla körükleyim ateşimizi. Kenetlenelim birbirimize, sahiplenelim dökülen yaprakları. Kış bizimdir sevgilim. Getirelim birlikte baharı, açtıralım tekrar çiçekleri. İkimizin yangınıyla, yeşertelim, yeniden hayata döndürelim böcekleri. Güneşin korundan, yangının közünden tutalım, el ele koşalım. Ahirete kadar, sır’atı geçene kadar, sevelim birbirimizi.

Bu kış bizim için..

Sen gecem ol sevdiğim, ben gündüzün..

Yangınım ol, yandığım ol sevgilim.

Please follow and like us:
0