Please follow and like us:
0

İnsanları hayvanlardan ayıran özelliğini “düşünmek,konuşmak” diye sıralıyoruz. Ama nedense bu ayrımın farkına varamayan ve kendini hangi sınıfa konulduğunu dahi bilmeyenler var sanırım. Düşünmekse özelliğin, bedavaysa eğer beynin, bir zahmet zorla da bazı şeyleri düşün o zaman.

Konuşmaksa özelliğin, e bir zahmet kullanıver o dilini, ama “doğru” şekilde.

Öyle kişiler var ki; düşünmez lap lup konuşur,

Öyle kişiler var ki; düşünür, konuşamaz,

Öyle kişiler de var ki; ne düşünür ne de konuşur.

Dilin kemiği yok diyoruz işte, düşünse de düşünmese de döndürüp bir taraflardan söylenir karşıdakine. Her zaman sözler verilir. Hiç kimsenin inancı güvenci yokmuş gibi, hep karşıdakini ikna etmeye çalışır. Gözlerine içine baka baka yalan söyler bir adım ötendeki. Sırf o inansın diye havada yeminlere cirit attırır.

Çoğu zaman yapılamayacak işler için söz verilir, bugün denir, yarına sarkar, yarın gelir, bir hafta sonra olur..Hep beklenir, hep zaman işler arka planda. Ortada sözler olur ama yoktur bir icraat.  Herkes birisinden alır sözünü, ona göre ayarlar saatini. Ama kimse yakalayamaz yelkovanı,akrebi. Hep birbirinden kaçar, ama en hızlı da yalan saniyesi koşar!.

Sözler senet gibidir, değerlidir, zamanında yerine getirilmelidir. Ne demiş Yunus Emre;

Söz ola kese savaşı,

Söz ola kestire başı,

Söz ola ağulu aşı,

Yağ ile bal ede bir söz..

Sözün sahibi sizseniz, sözünüze sadık kalınız. Tutamayacağınız sözler vermeyin, sözünüzün altında ezilir kalırsınız. Belki yaptıklarınızla gökdelen inşa edebilirsiniz ama, tek bir sözünüzle deprem misali yıkar geçersiniz her şeyi. O yüzden, elinize, belinize,dilinize sahip çıkınız ki, yeri zamanı geldiğinizde dönüp dolaşıp sizi bulmasın..;-)

Sevgiyle,

Ali MAZILIGÜNEY

Please follow and like us:
0