Please follow and like us:
3

Tamam, anladım, sevmiyorsun artık beni. Ne eski günleri, ne de geleceğe dair kurduğumuz o ufak tefek hayalleri barındırmıyorsun yüreğinde. Zor oldu ama kabul etmeye başladım ben de. Yavaş yavaş olacak gelme üstüme. Bir anda silip atamıyorum işte senin gibi. Bir başkasına sana kurduğum cümleleri kuramıyorum. Her bir yüklemimde senin adın saklı. Her bir nesnemin en önde giden gizli öznesisin çünkü.

Bazen merak etmiyor da değilim hani. Sen bana ne güzel içten cümleler kuruyordun. Benim içimin yağları eriyip, midemde kelebek sürüsü dolaşıyordu. Yüzünü gördüğümde, bir de en çok teninin sıcaklığını hissettiğimde daha bir fena çarpıyordu. Şimdi biz ayrıldık ya hani. Acaba, yeni ‘sevgilim’ dediğin kişiye de yapıyor musun bunları? ‘ilk’ bana söylediğin o kelimeleri, evirip çevirip ona da söylüyor musun? Ya da söylerken hiç aklına geliyor muyum? Senli, benli, bizli günlerimiz, o hatıralarımız yer etmiyor mu aklına?
Çok garip. Ben de oluyor çünkü. Kime baksam seni görüyorum. Senin kokun geliyor her yanımdan geçenin üzerine sinmiş vaziyette. Dolaştığımız yollarda ayak izlerini görüyorum. Yemek yediğimiz yerler gözümün önünde, hatta senin kahkalarınla irkiliyorum. İkimize ait yavrumuzun adını koymayı düşündüğümüz bir yer vardı hatırlıyor musun? Ne vakit oraya yolum düşse, gözlerim bir başka bakıyor. Baktığım her yerde, senin izlerine rastlıyorum. Gözüme toz kaçıyor işte sonra.

Çok konuşuyorum sevgili. Senden sonra ağzım hiç boş durmuyor. Dudaklarım mırmır bir şeyler sayıklıyor, ama sesi çıkmıyor. Hepsinin cefasını kalemim çekiyor, ellerim yazıyor. Sustuğum ne varsa, o döküyor yazıya. O ölümsüzleştiriyor seni. Mâlum artık rüyalarımdasın. Ve bir hayâlsin.

O yüzden gel sevgili. Sen son defa gel bana. Gel de al artık şu resimlerini, kopsun gitsin benden hepsi. Ben kıyamıyorum çünkü hiçbirine. Senin yazdığın ufak notlar bile duruyor hâla. Beraber gittiğimiz sinema biletleri, beraber yediğimiz o dondurma çubukları. Bana aldığın o küçük anahtarlık bile duruyor. Sana ait o kadar çok şey var ki etrafta. Nereye dönsem, sana çarpıyorum. Kokunu unutmadım, sinmiş çünkü senden kalan o kıyafetine. Hatta en son benim kazağımı giymiştin, ona bile sinmişti. Kaç gece onunla uyudum bilemedim. Ne olur bir an önce gel de al hepsini. Yakamıyorum, atamıyorum hiçbirini. Elim varmıyor. Yazdığın notları her gece okumaktan bıktım. Her gece maziye dönüp sana sarılmaktan bıktım. Evet sen benim ilk ‘aşkım‘dın, öyle kaldın. Ben de senin öyleydim ama, sen kalamadın. Yolun düşsün bana, uzaktan da olsa göreyim son defa. İçim acısa da, canım yansa da, göreyim son defa. Ben alıştım zaten yokluğuna -desem de inanma-. Ama sen gel yine bana. Benim pek fazla vaktim kalmadı bu dünyada. Kimse bilmiyor çünkü, son nefeslerim bunlar aslında. O yüzden en kısa zamanda sen gel bana. Al resimlerini, al tüm hatıralarını ve gitmeden önce son kez bak bana. Dudağının arasından dökülürken ‘elveda’, karışmayacak adın tadıma. O saatten sonra beni ancak görürsün tabutumda.

Please follow and like us:
3