Please follow and like us:
0

Sahi neydi sevgi ?

Kaç kelimelik bir eylem olabilir bu iş?

Vazgeçmek? Unutmak? Unutamamak? Her dakika hatırlamak? Her an onu istemek? Ona dair elecek kurmak? Umut ekmek? İhanet etmek? Aldatmak? Karşılık beklemek?

Herkes farklı pencereden seyreder dünyanın bahçesini. Kimisi daha yeni toprağın derinliklerine ekilmiş tohumları görürken, kimisi hafif boyun vermiş fideleri görür. Kimisi hayata baktığı o küçük pencereden içeri sızan güneş ışığı ile güne başlarken, kimisi gece karanlığındaki Ay’ın bir yüzünden yansıyan yıldızların gölgeleriye başlar. Kimisi gündüzlere uyanır, kimileri de karanlık gecelere.

Herkesin tutturduğu açı farklıdır. Ben sen diyorsam, sen de ben demek zorunda değilsin!. He desen çok da güzel olur, güzellik tavan yapar ama nerdee..

Herkes bir şeylere nokta koyar bitirir ya. Biz öyle yapmayalım. Biz seninle nokta koyarak başlayalım mesela. Tam da bu nokta başlangıç noktamız olsun. Sen bir adım gel, ben bir adım, adımlaşalım birbirimize doğru. Noktalarımızdan doğrular çıkaralım. Kendi doğrularımızı çizelim, o yolda ilerleyelim. Olmaz mı?

Ama yok. Senin doğruların başka, benimkiler bambaşka di mi. Tutturamıyoruz sanırım bir orta nokta. İyi de çok mu önemli peki? Katlanılmaz bir durum mu bu?

Sana ben simitimizi paylaşalım diyorum, senin simidine göz koymuyorum ki. Senin simitin sende kalsın, ben yenisini alır yine paylaşırım. Benim derdim senin kurduğun çemberi alt üst etmek değil, o çembere dahil olabilmek. Amacım hayatının merkezine oturmak değil, o merkezin etrafında birlikte dolanabilmek.

Geçmişinden kop demiyorum sana. Geçmişini de sorgulamıyorum.

Senden beni deli gibi sevmeni beklemiyorum. Kör kütük aşık olmanı da.

Sen bilmesen de, ben seni seviyorum. Sen elinin tersiyle itsen de, seviyorum. Her şeyime karışırsın da buna asla!

Niye mi?

Benim sevgimden sana ne?!?

Düşsel zırvalıklar serisi..

Please follow and like us:
0