Please follow and like us:
3

Sanal ortam, sanal insanlar, sanal yazılar..

Elimize kalem, kağıt alıp yazmak zor geliyor. Onun yerine klavye başında birşeyler yazmak ‘herkese’ daha kolay geliyor. Bu ortamın gelişmesi ile, imkânların artmasıyla, herkes bir şeyler yazar oluyor.

Peki dünyada kaç milyar insan var? Hadi dünyayı indirgeyelim, aynı dili konuşan (Türkçe konuşup yazan) kaç insancık var? Gelelim bunların bir kısmını da, çoluktu çocuktu, dedeydi, nineydi, bilgisayar biliyordu, bilmiyordu diye ele, süz. Ne kaldı avuçta? Yine binlerce insan di mi?

Bu insanlar da kendi yarıçapında bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kimileri didine didine yazmaya gayret ediyor, kimileri de (ç)alıyor bir yerlerden.
Peki bu kadar insan var, bu kadar ortalıkta beyin var, aynı şeyi düşünen insan yok mudur?
Aynı konu başlığıyla, farklı insanlar aynı yazıyı yazamaz mı?
Yazar!
Aslında herkes aynı şeyi anlatır sadece farklı yoldan gider, farklı cümle kurar, kendince ûslup kullanır o kadar!

Burası düşünce âlemi ile, düşüncelerin dile getirildiği yer ise, cümleler noktasına virgülüne kadar kopyalanmadıktan sonra kimse kimsenin hakkında atıp tutamaz.

Sen yazarsın, ben yazarım.
Konu başlıkları aynıysa ‘Ben n’apayım’.
Yaran var da gocunuyorsan ‘Ben n’apayım’.
Yazılar seni anlatıyorsa ‘Yazım n’apsın, e ben n’apayım’.

Please follow and like us:
3