Please follow and like us:
3

Kaç defa ayrılıp barıştık, ben saymadım. Sen saydın mı ki?
Hepsinde de “işte bu sefer son” dedim, işte göz göre göre bitiyor dedim.
Bitmemişti..
Ben onlarla büyümüşüm, yeni fark ediyorum.
Çünkü ne zaman baksam semâya, bunları görüyorum.
Ayrılıklar insanı büyütüyor, bu kesin!
Ancak nereye doğru boy vereceğini, hangi yöne gideceğinin seçimini kişi kendisi yapıyor.
Kimisinde farklı boy gösteriyor ayrılıklar, başka yerlere dallanıp budaklanıyor..

Senden nefret ederek, içimde kin besleyerek de büyüyebilirdim.
O zaman kötülüğün o soğukkanlı erdemine ulaşırdım ama benim toprağım iyi!
Ne yapsam kalbimde uzun zaman barınmıyor kötülük!
Kin değil, nefret değil bendeki, deli gibi kızgınlık, bir o kadar hırçınlık
Ve aslında içerisinde bir ton nedenlik, niyelik, sebeplik sorular, cümleler..

Seni severek girdiğim sevgi adasında, kimi zaman tek başıma yüzdüm serin sularında.
Tek başıma kaldığımın kaçıncı tekrarıydı bu ayrılığın, hatırlamıyorum.
Ama biliyorum senden nefret etmemeyi öğrendim..
Yaşadıklarımıza, sevgime, kendime duyduğum saygıya hürmetten, ben seni olduğun gibi kabul etmeyi seçtim.
Bu daha zordu üstelik!
Düşünsene bir, koysana kendini bir yerime..
Ne acı.. Ne kadar acı!

İnsanı insan yapan erdemlerin başında geliyorsa sabır ve anlayış, ben bu basamağı çıkmak niyetindeydim.
Ki bilirsin zaten sabır taşıydım.. Bilirdin işte bunu.
Ama belki de sadece bu yüzden hayatıma gönderildin!
Ben de senle sınandım işte..

En kolayı nefret etmek aslında!
Hani “Allah belanı versin” diyerek küfür etmekten daha kolay ne var, gidenin ardından yapılacak?
Bir çırpıda çıkar, ardı arkası kesilmez işte o cümlelerin.
Çok canın yandığında, kalbin kırıldığında isyan ediyorsun, bunu kim anlayamaz?
Saldırıyorsun etrafa deli gibi ve herkesi herşeyi ‘o’nla kıyaslıyorsun.
Damdan düşer gibi hayatına girip, ocağını yıkanla aynı kefeye koyuyorsun.
Ancak öfkelenmenin de sınırını ayarlamak gerekiyor.
Ki ben yaptım..
Tuttum kendimi..
Sustum..
Hapsettim içime..
Yine sana zarar vermek yerine, kendime zarar verdim.
İçim içime sığmadı, doldu taştı.
Dilime gelen kelimeler, dilime dolaştı.
Boğazımda takılı kaldı hasretler, tutamadım, atamadım..

Onca yaşanmışlığa, emeğe isyan ettim.
Sırf  ‘Neden!’ sorusuna cevap bulabilmek için, tüm güzelliklerimizi geri plana ittim!
Senin yüzünden ben güzel günlerimizi hayallerimde kirlettim!
Ne gerek vardı ki bunlara, ne gerek..
Oysa doğal, sıradan bir tepkiydi bu!
Aslında çok daha fazlasını yapmam gerekirken, şaşırılacak bir tavırdı aslında.
Bir süre sonra aklın devreye girmesi gerekiyor.
Birini sevmek, sadece kalbinin seçimiyle olabiliyor.
Ama yüreğin aklını yitiriyor, aklın yüreğini..

Her seçimimizin sonu iyi olsaydı, nasıl büyürdük?
Kimin iyi olduğunu, neyin doğru olduğunu nasıl görebilirdik?
Hiç elimizi kesmeden, bıçağın tehlikesini öğrenebilir miyiz?
Canımızı sevdiğimiz biri yakmadan nasıl anlayabilirdik?

Seninle birlikte, bu hayatta olup biteni merak etmeyi öğrendim.
Nelerin ‘olduğunu’ ve ‘bittiğini’..
Neden yaşadığımı, neden bu yaşadıklarımın başıma geldiğini ve daha birçok soruyu sormayı öğrendim.
Ama cevaplarını öğrenemedim.
Hiçbir cevap tatmin etmedi çünkü beni.
Hepsi birer kilitli sandık, içi toz, küf..
Açınca sardı tüm bedeni, yine tatmin etmedi.

‘Bana yaşattıkların katlanması hiç kolay acılar değildi’ ama hepsi için teşekkür ederim.
Allahtan benim toprağım iyiydi, kötülüğe doğru serpilmedim.
Çünkü sevdimse sevdim, arkadan iş çevirmedim.
Yaşamakla ölmek arasındaki çizgide gibi sevdim seni.
Hiç gitmeyeceğini koymadan kafama, başkasını düşünmeden geldim yanına.
Ama öğrendim, acıyla büyümeyi öğrendim.
Gurbette bir başına nasıl yaşanır, öğrendim..
İçin deli gibi acır, yüreğin kanarken yine kendine sarılmayı öğrendim..
Bir sıcak ele muhtaç olduğunda yine kendi elini tutmayı gerektiğini öğrendim..
Çok ağladı duvarlarım.
İstemesem de hıçkırıklara boğuldu hatıralarım..
En zayıf anımda yakaladın sen beni..
Sıcak bir yaz ayında duyguların gevşediği anda..
Umutla geldin bana..
Sebepsiz sarıldım sana, çıkarsız sevdim seni..
Yalansız inandım, farkında olmadan bağladım sana.
Gözyaşımda boğulduğumda da, gözlerimden alev çıksa da..
Ben hiç vazgeçmedim..
Mutlu bitsin istedim.
O hikayelerdeymiş.
Onu da öğrendim..

Please follow and like us:
3