Please follow and like us:
3

Yazı yazmak ne kadar kolaydır sizce?

Yüklemini seç, tümlecini araya sıkıştır, arada bir özne koy, bir kaç bağlaç ve noktalama işareti koy, bitsin. Bu kadarcık mıdır? İçerisine duygu katmak, ne bileyim yazının akıcılığını sağlamak adına üç beş kelam edip, süslemek gerekmez mi? Hele bir de o güzelim ‘Türkçe’mizin yazım kurallarına uygun bir şekilde yazmak gerekmez mi ki?


Ben en azından öyle biliyorum.

Şimdi her önüne gelen yazı yazma peşinde. Bir de böyle sitede yazmışsa iki yazı, oh tamam kebap. Direk kendini ‘yazar’ olarak görür. Kimisi abartır durumu o sitenin sahibi, o sitenin bir fiil yardakçısı olur. Yazdıklarının ve yazacaklarının ne konuyla, ne başlığıyla, ne de anlatmaya çabaladığı noktayla alakası olmayan yazılar var etrafta. İşin garip tarafı da ûsluptan anlamayan bir garip insan yığını da onu desteklemez mi, şaşırıp kalırsınız. Hayatı boyunca iki yazı yazmış olmasına rağmen, ‘tüm yazılarınızı severek okuyoruz’ gibi saçmasapan cümleler kuranlarla dolu etraf. Ya da daha yazıyı bile okumadan altına ‘Ovv şekerim süpersin yine ya, öpüyorum seni’ diye yorum yapmak..

Benim garibime gidiyor. Size çok normal gelse de, yazının içerisindeki kısaltmalar, İngilizce kelimeler, ardı arkası kesilmeyen (3 bile değil) 2 noktalar, bir de kıytırıktan atılan sahte gülüşler (hani var ya o önce iki nokta üst üste yapıp sonra da açık parantez yapılan o işte).

Mesele yazabilmek değil, yazdığını karşıdakine hissettirebilmek. Yoksa maymuna da versen fırçaları karalar kendince, ‘yazdım’ der.

Neymiş mesele;

anlatmak istediğini karşıdakine anlatabilmede..

Neymiş mesele;

yazıya kendini katabilmede..

Asıl mesele ise; yazabilmede..

Evet onların katili benim!. Suç mahâlim kağıdım, idam ettiklerim cümlelerim..

Please follow and like us:
3