Please follow and like us:
3

Eskiden mevsimlerimiz vardı. Dışımızı üşüten soğuk kışa rağmen içimizi ısıtan sobalar, çiçeklerin yeniden filizlendiği o mis kokulu ilkbaharımız vardı. Kavurucu sıcaklığı ile buram buram terlediğimiz bir yazımız, sonra hafif hafif bizi serinleten, açılan yaprakların bir bir toprağa sarıldığı bir de sonbaharımız vardı vakt-î zamanında.

Şimdi o mevsimlerimizden eser kalmadı. Senelerimiz aylarımıza, aylarımız günlerimize karıştı. Sabah yatağımızdan güneşin ışıklarıyla uyanırken, öğleye doğru çöken sis bulutları ve ardından gökgürültüsüyle yağan yağmurlar. Daha hava kararmadan çıkan soğuk ayaz ile birlikte, geceye doğru yağan lapa lapa kar. Bir günde dört mevsimi yaşar olduk.

Peki biz şu an hangi mevsimdeyiz, farkettiniz mi? Farkemediyseniz bunun sebebi ya da sebepleri nelerdir diye düşündünüz mü hiç?

Dünya değişiyor, insanlar çoğaldıkça çoğalıyor. Artan insan yoğunluğu ile birlikte günlük ihtiyaçlar da artıyor. Üretmekten çok tüketen bir varlık olma yolunda ilerliyoruz. Yediklerimiz doğal değil, içtiklerimiz gerçek tadında değil. Genetiğiyle oynandıkça tükettiklerimizin, genetiğimiz değişiyor. Sanayileşme bir hışımla artıyor. Bacalarından kara kara dumanlar gökyüzüne doğru yol alıyor. ‘Buralar bizim zamanımızda ormandı‘ cümlesi, daha çok dilden dile dolaşmaya başladı. Kesilen ağaçların yerine yenileri ekilmiyor, taş duvarlar örülüyor geleceğimize. Atıklar arıtılmıyor, içtiğimiz suya basıldıkça klor basılıyor. Hiçbir meyvemiz mevsiminde yetiş(e)miyor. Daha olgunlaşmadan dalından koparılıyor, karanlık kuytu köşelerde bir başına kızarılmaya bırakılıyor.

Tüm değişikliklere dünyamız kızıyor! Peki kim farkediyor?

Kutuplar ağıt yakıyor bu duruma, eridikçe eriyor buzlar.
Güneş daha da yakıyor içimizi, gönderemiyor ondan gelen zararlı ışınları eskisi gibi.
İsyan ediyor fay hatları, kırıldıkça kırılıyor yaptığımız tüm yanlışlarımıza.
Yağmurlar daha bir şiddetle yağıyor, kabul edemiyor fazlasını topraklarımız.

Yatağınız şu an sıcak ama dışarısı soğuk. Siz yatağınızdan çıkmadığınız, elinizi taşın altına koymadığınız sürece, dışarısı soğuk, siz de yatağınıza mahkum kalacaksınız.Bir şeyleri durdurmak bizim elimizde.

Gelecek biziz. Biz yoksak, gelecek de yok.

Please follow and like us:
3