Yazılar’ım.. için arşivler

  • Ne kadar berbat bir duygudur bu güven!

Bir insanın güvenini kazanman, ayları yılları alırken, onu saniyeler içerisinde kaybetmek ne kadar da kötü bir şeydir di mi? Yediğiniz içtiğiniz bir olan, her yere beraber gittiğiniz, her an yanıbaşınızda olan o insanların günü geldiğinde sizin karşınızda olması ne kadar acı verici.

    Ah be ‘Güven’!

    Ne kadar berbat bir duygudur bu güven! Bir insanın güvenini kazanman, ayları yılları alırken, onu saniyeler içerisinde kaybetmek ne kadar da kötü bir şeydir di mi? Yediğiniz içtiğiniz bir olan, her yere beraber gittiğiniz, her an yanıbaşınızda olan o insanların günü geldiğinde sizin karşınızda olması ne kadar acı verici.

    270 kere okundu 3 Yorum Devamını okuyun...

  • İnsanların umutlarını, heveslerini kırmayın. Belki de artık tek sahip oldukları, o dur, kırmayın. 

Ne kadar garip yaratıklarız biz. Elimizdekinin kıymetini hiçbir zaman bilmeyiz ve her seferinde elimizden kayıp gittiğinde anlarız değerini. Peki ya sonra? İş işten çoktaan geçip gitmiştir tabi ki de.

    Kırık Heves

    İnsanların umutlarını, heveslerini kırmayın. Belki de artık tek sahip oldukları, o dur, kırmayın. Ne kadar garip yaratıklarız biz. Elimizdekinin kıymetini hiçbir zaman bilmeyiz ve her seferinde elimizden kayıp gittiğinde anlarız değerini. Peki ya sonra? İş işten çoktaan geçip gitmiştir tabi ki de.

    196 kere okundu 6 Yorum Devamını okuyun...

  • Eskiden ne herkes dumanla haberleşirmiş. İki duman yolla, karşındaki seni anlasın. Yanlış mı anlamış? Ondan bile haberim yok ya, salla. Sonra yazı çıktı ortaya. Önce şekillerle anlatılır oldu dertler, tasalar, istekler, sonra harflere dönüştü resimler. Yine yetmedi, anlatamadı derdini, elde kaldı simgeler. Sonra gelişti o yazılar, çoğaldı alfabe denilen o karışık simgeli harfler. Anlatamadılar, anlayamadılar. Bir dil yetmezken, binbir çeşit dil daha türettiler. Yine yetmedi, anlaşamadılar, anlayamadılar, yanlış anladılar.

    Sosyal Ağ(lar)

    Eskiden ne herkes dumanla haberleşirmiş. İki duman yolla, karşındaki seni anlasın. Yanlış mı anlamış? Ondan bile haberim yok ya, salla. Sonra yazı çıktı ortaya. Önce şekillerle anlatılır oldu dertler, tasalar, istekler, sonra harflere dönüştü resimler. Yine yetmedi, anlatamadı derdini, elde kaldı simgeler. Sonra gelişti o yazılar, çoğaldı alfabe denilen o karışık simgeli harfler. Anlatamadılar, anlayamadılar. Bir dil yetmezken, binbir çeşit dil daha türettiler. Yine yetmedi, anlaşamadılar, anlayamadılar, yanlış anladılar.

    173 kere okundu 5 Yorum Devamını okuyun...

  • Bu hayatta bize ait hiçbir şey yok aslında. İnanmıyor musunuz? Bakın şöyle bir kendinize, etrafınıza o zaman..

Dünyaya gelişinizden başlayalım mesela. Siz istemediniz, haberiniz bile olmadı. Hiçbir şekilde size bir seçim şansı verilmedi. Başkası büyüttü sizi. O yaşlardan itibaren hep birilerine ihtiyaç duydunuz. Önce yastığınıza sarılıp uyudunuz, sonra kendinize. Emanet bir can verildi size, onunla büyüyüp avundunuz.

Okula gittiniz, okuldan geldiniz. Daha da büyüdünüz işe gittiniz, işten geldiniz. Az çok para kazanıp, kendi kendinizi geçindirdiniz. Önce eş, sonra ev, daha sonra da araba aldınız. Servetinize servet kattınız. Her yerde kasıla kasıla dolandınız. Hepsi benim dediniz. Kim sorsa benim diye gösterdiniz.

Peki gerçekten hepsi sizin mi?

    Aitsizlik

    Bu hayatta bize ait hiçbir şey yok aslında. İnanmıyor musunuz? Bakın şöyle bir kendinize, etrafınıza o zaman.. Dünyaya gelişinizden başlayalım mesela. Siz istemediniz, haberiniz bile olmadı. Hiçbir şekilde size bir seçim şansı verilmedi. Başkası büyüttü sizi. O yaşlardan itibaren hep birilerine ihtiyaç duydunuz. Önce yastığınıza sarılıp uyudunuz, sonra kendinize. Emanet bir can verildi size, onunla büyüyüp avundunuz. Okula gittiniz, okuldan geldiniz. Daha da büyüdünüz işe gittiniz, işten geldiniz. Az çok para kazanıp, kendi kendinizi geçindirdiniz. Önce eş, sonra ev, daha sonra da araba aldınız. Servetinize servet kattınız. Her yerde kasıla kasıla dolandınız. Hepsi benim dediniz. Kim sorsa benim diye gösterdiniz. Peki gerçekten hepsi sizin mi?

    535 kere okundu 6 Yorum Devamını okuyun...

  • Dışarısı çok soğuk sevgilim. Her yar kar, buz, kuru ayaz. İnsanlar bir bir düşüyor yerlere. Kuru ayazdan ayakta duramıyor kimse. Öyle soğuk ki; içine işliyor insanın adeta. Tüm organlarım can çekişiyor, birbirine sarılıyor. Akciğerlerim nefes almakta güçlük çekiyor. Her bir bronşumdan çıkan nefesim, dışarı çıkmak istemiyor. O bile takılı kalıyor boğazımda. Bir tek kalbim sıcak sayende. Bir tek o üşümüyor. İçime kadar işleyen kuru ayaza bir tek o karşı dimdik durabiliyor. Sayende çok daha hızlı atıyor. Onun sayesinde yaşıyor tüm organlarım. Tıpkı bana hayat verdiğin gibi, o da onlara hayat veriyor.

    İzin ver yanına kıvrılayım..

    Dışarısı çok soğuk sevgilim. Her yar kar, buz, kuru ayaz. İnsanlar bir bir düşüyor yerlere. Kuru ayazdan ayakta duramıyor kimse. Öyle soğuk ki; içine işliyor insanın adeta. Tüm organlarım can çekişiyor, birbirine sarılıyor. Akciğerlerim nefes almakta güçlük çekiyor. Her bir bronşumdan çıkan nefesim, dışarı çıkmak istemiyor. O bile takılı kalıyor boğazımda. Bir tek kalbim sıcak sayende. Bir tek o üşümüyor. İçime kadar işleyen kuru ayaza bir tek o karşı dimdik durabiliyor. Sayende çok daha hızlı atıyor. Onun sayesinde yaşıyor tüm organlarım. Tıpkı bana hayat verdiğin gibi, o da onlara hayat veriyor.

    325 kere okundu 6 Yorum Devamını okuyun...

Toplam 60 sayfa, 5. sayfa gösteriliyor.« İlk...34567...102030...Son »