Please follow and like us:
0

Dışarısı çok soğuk sevgilim. Her yar kar, buz, kuru ayaz. İnsanlar bir bir düşüyor yerlere. Kuru ayazdan ayakta duramıyor kimse. Öyle soğuk ki; içine işliyor insanın adeta. Tüm organlarım can çekişiyor, birbirine sarılıyor. Akciğerlerim nefes almakta güçlük çekiyor. Her bir bronşumdan çıkan nefesim, dışarı çıkmak istemiyor. O bile takılı kalıyor boğazımda. Bir tek kalbim sıcak sayende. Bir tek o üşümüyor. İçime kadar işleyen kuru ayaza bir tek o karşı dimdik durabiliyor. Sayende çok daha hızlı atıyor. Onun sayesinde yaşıyor tüm organlarım. Tıpkı bana hayat verdiğin gibi, o da onlara hayat veriyor.

Dışarısı buz gibi sevgilim. İçerisi de öyle. Sen yoksun diye, ısınmıyor hiç ellerim. Parmak uçlarıma kadar titriyorum. Bir açılıp bir kapanan göz bebeklerim bile sallanıyor. Titriyorum sensizlikten. Saçımın her bir teli, tutunamıyor bana. Onlar da isyan edip dökülüyor. Dudaklarımın çatırdamasından hiçbir şey duyamıyorum. Pul pul dökülüyor tenim. Tüylerim diken diken, üşüyorum. Dışım üşüyor. İçim yanıyor.

Çekliyorum köşeme. Üzerime bir battaniye alıyorum, elime küçük bir bardak. İçine biraz sıcak su, bir de çikolata. Belki fayda eder diye. Sarıyorum kendimi, yatağıma sıvışıyorum hemen. Bardağı sımsıkı kavrıyorum. Elimin yandığını hissetmiyorum bile. Gözlerim kapalı, seni hayal ediyorum. Evet, evet. Sen! İşte tam da ordasın. Karşımda. Gülümsüyorsun bana. Kızarmış yanaklarınla, başını hafif yana eğdirerek gülümsüyorsun. Saçlarını rüzgâr savuruyor, dalga dalga bana yaklaşıyorsun. Bardak elimde can çekişiyor. O kadar sıkı tutuyorum ki, kırılacak adeta. Paramparça olacak ama engel olamıyorum. Kalbimin çarpıntısından, battaniyeyi düşüyorum üstümden. Sen adım adım geliyorsun bana. Damalarımdaki kanın akışını hissediyorum. Tüm vücudumu dolanıyor. Kalbim göğsümden fırlayacak, kaburgamı parçalayacak adeta. Çıkmak istiyor, sana koşmak istiyor, tutamıyorum.

Adım adım geliyorsun bana. Gözlerini kırpa kırpa geliyorsun. Artık tam karşımdasın, elini hafifçe kaldırıp, yanağıma doğru uzatıyorsun. Dayanamıyorum bırakıyorum kendimi, yanağımı eline iyice değdiriyorum. Okşuyorsun parmaklarınla. Bir kedi gibi mayışıyorum. Gülümsüyorsun yine. Ve ben parmaklarının ucunda kalbinin atışlarını duyuyorum. En az benimki kadar çarpıyor o da. Aynı melodiyi çalıyor seninki de, benimki gibi. Ritimleri aynı ana denk geliyor.

Daha da yanaşıyorsun. Sıcaklığını o kadar hissediyorum ki tenimde. Durduramıyorum. Ateşim çıkıyor. İstemsiz yanaklarım al al oluyor. Az önce üşüyen ben, şimdi yanıyorum. Buram buram, alev alev yanıyorum karşında. Ardından bir öpücük konduruyorsun. Dudağının sıcaklığını hissedince anlıyorum ki sen de en az benim kadar sıcaksın. Senin de sıcaklığın git gide artmakta. Sen başını yaslarken bana, hafif eğdiğin boynuna, tenine bir buse konduruyorum usulca. Tenin dudaklarımda. Hafif irkiliyorsun. Kalbinin çarpıntısı benimkisini geçiyor. Heyecandan titreyen elini hissediyorum yanağımda. Bir kez daha öpüyorum, uzunca. Gözlerine bakıyorum, göz göze geliyoruz. Tebessüm ediyoruz.

Sen sol göğsüme doğru kıvrılıyorsun. Saçların ellerimin arasında. Yavaşça kapanıyor göz kapakların. Dudağından en son ‘iyi geceler‘ cümlesi dökülebiliyor sadece. Ellerin göğsümde, sarılı vaziyette, dalıyorsun sessizce. Kulağına ‘mutlu geceler sevgilim‘ diye fısıldayabiliyorum sadece. Göz kapaklarım ağırlaşıyor, ben de sızıyorum.

Elimden düşen bardağın dizimi yakmasıyla açıyorum gözlerimi tekrar. Battaniyenin üzerine dökülmüş bardağım ve ben yanıyorum. Artık hem içim, hem dışım yanıyor. Ama sen yanımdasın hâla sevgilim. İzin ver yanına kıvrılayım. Üşümek istemiyorum. Dışarısı çok soğuk. Senin yanında kalayım, sarılayım. Seninle olayım. Seninle uykuya dalayım. Kalbim üşümesin, izin ver yanına usulca kıvrılayım. Bu gece, her gece seninle uykuya dalayım. Tenin tenime değsin, soğuklara meydan okuyalım.

Dışarısı çok soğuk sevgilim, izin ver yanına kıvrılayım..


Please follow and like us:
0