Please follow and like us:
0

Düşünce yönlendirme

İnsanların Düşüncelerini Yönlendirebilirsiniz

Bir insanın düşüncelerini aslında o kadar kolay yönlendirebilirsiniz ki.. Söyletmek istediğinizi doğrudan olmasa da dolaylı olarak onu etki altına alabilirsiniz. Çevresini kullanırsınız, yaşam şartlarını kullanırsınız, vaâdler verirsiniz, iş/aş umut ettirirsiniz, dini duygularını, vicdanlarını sömürür yaparsınız. Çok zor bir iş değildir. Bu yüzden de özellikle siyasetçiler bu işi çok iyi yapar.

Özellikle de eğitim, kültür ve refah seviyesi düşük, geçimini daha çok çiftçilik, hayvancılıkla sağlayan insanların düşüncelerine hakim olmak, onları istediğiniz tarafa yönlendirilir. Yaşam şartları yeterince lüks değildir çünkü onların. Yeni nesil gibi ellerinde ne telefon, ne bilgisayar, ne de saatlerce başında durdukları internetleri yoktur. Yarını bile düşünmeden bir çoğu sadece o günü kurtarma adına yaşıyorlar. Geçim derdindeler, çocuklarını okutmak, evlerinde her gün bir kap daha sıcak yemek pişsin derdinler. Ektikleri toprakların mahsül vermelerini düşünür, sabahın köründe kalkıp herkesten daha çok çalışır, daha az isyan ederler. İtinayla hayvanlarına bakarlar, işlerine hile hurda sahtekârlık katmazlar. Saftırlar. Yüreklerinde olumsuz duygulara yer yoktur. Hep karşıdakinin iyiliğine iş yaparlar. “Acaba ben buna nasıl kazık atarım” diye akıllarından geçirmezler. İşte bu sebepler yüzünden kandırılmaları, düşüncelerinin yönlendirilmesi de bir o kadar kolay oluyor. Onları yıpratmak ve istediğinizi yaptırmak çok basit.

İstediğinizi yaptırmak istiyorsanız bir şeylere muhtaç edin. Veya tek bir şeye yönlendirin. Kış gününde yakacak odun, kömür verin. Bağı, bahçesi varsa tohum verin, küçük de olsa arsa verin. Yolu yoksa tek bir yol açın. Sadece ordan gitsin. Ordan da kazanırsınız zaten. Hem onlar, hem de arabalar size çalışır.  İsyan etmeye mi başlıyorlar? Şikayetçiler mi “tek elde” olmasından. İşte o an, tam ağzını açıp “benim istediğim başka bir şey” derse susturun. Konuyu değiştirin hemen ya da oyalayın onu. Geçiştirin “tamam kardeşim, bacım merak etmeyin yeni yol yapacağız” diyerek. Ya da “siz hiç dert etmeyin çalışmalarımız başladı, sizi daha iyi koşullara hazırlıyoruz” deyin. Saftırlar ya, kendileri gibi “özü sözü bir” zannederler ya, inanırlar hemen. Temiz kalplidirler çünkü, hiçbir art niyet aramazlar söylenenlerde.

Saatlerce konuşursunuz, yapmadıklarınızı yapmış gibi gösterin “Vaaaoov!” derler, ağızları açık sizlere bakarlar. Onların görmediği, hiç binmediği arabalarla gelin şehirlerine, size hayran kalırlar. Sizi o an farklı bir kefeye koyarlar hayatlarından. Daha fazla saygı gösterme gereği hissederler. Eğer siz bu duyguları kullanırsanız, onların düşüncelerine hakim olabilirsiniz.

Seçim zamanı oy mu gerekiyor? Yapın yardımlarınızı, sevgi pıtırcığı olun, canım, cicim, paşam, anam diyerek yaklaşın, köprüyü geçene kadar ayıya dayı denir tabiri misali uygulayın istediğinize ulaşın. Onların sesi o kadar çıkmıyor, çıkamıyor. Elinde maddi gücü olan kişi/ler onların ağızlarını öyle bir dikiyorlar ki, açacak dermanları kalmıyor. Onlar da çekiniyor haliyle. Bir araya gelip “birlikten güç doğar, yılmayalım, yıkılmayalım!” diyerek koşamıyorlar haklarının peşinden. “Amaaan yavrum boşver uğraşılmaz, biz onlarla baş edemeyiz, çok koştuk ama dermanımız kalmadı, n’apalım Allah’ından bulsunlar” diyerek kıyıya köşeye sıkıştırıyorlar onları. Ellerinden bir şey gelmiyor, çabalayamıyorlar çünkü. Biliyorlar seslerinin duyulmayacağını. Onlar taşı atıyorlar kuyuya, girin alın toplayın diyorlar. Onlar da uyguluyor.

İşte o yüzden kırsal kesimlerin ihtiyaçları çok fazla karşılanmıyor. O yüzden heğ bir mahrumiyetlik yaşıyor, yol, su, elektrik sıkıntıları çekiyor. Gelişmiş şehirlerdeki gibi ihtiyaçlarını anında karşılayamıyorlar. Hep birilerine muhtaç oluyorlar ve zorunlu değil “mecburi” olarak birilerini destekliyorlar.

Aslında tıpkı bizim şu an yaptığımız gibi; hep kötünün iyisini seçmeye çalışıyorlar..

Hepimiz aynıyız, hepimiz aslında birileri tarafından kullanılıyoruz, düşüncelerimizi istediğimiz şekilde dile getiremiyor, hakkımızı arayamıyoruz. Birlik olamıyoruz, haksızlığa karşı hep “Boşver bize ne, biz karışmayalım, bizle de uğraşırlar sonra” diyerek geri çekiyoruz kendimizi. Korkunun ecele faydası yok! Belki şu an haklarımızı yiyenler diğer tarafta ödeyecekler hesaplarını ama bu dünyada da bir zahmet yedirmeyin hakları! Siz elinizden geldiği kadar peşine düşün, başkalarının yönlendirmelerine kulak asmayın. Savunun düşüncelerinizi, savunun kendinizi.

Üç beş vaâde ne olursa olsun kanmayın.

Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla..

Please follow and like us:
0