Please follow and like us:
0

hasretlik

Zordur hasretin yükü. Hani omuzlara biner öylece çökertir ya seni. Her şey sanki senin üstüne üstüne gelir kimse seni anlamaz. Yalnız başına kaldığını hissedersin. Yanında olmak isteyenleri dahi terslersin. Çünkü istediğin başka bir şeydir. Onu da tek kişinin anlamasını istersin. O anlamadığı zaman her şey boş gibi gelir.

Hele de bu iş gurbetteyken daha bir artar. Elin kolun bağlı kelepçeli, ayaklarına prangalar takılmış bir halde. Dilin suskun, gözler hep buğulu kalır. Yapabileceğin her bir harekete kısıtlama geldiği anda dokunur yüreğe. Özgürlüğün elinden alındığında daha iyi anlarsın. Gitmek istersin, gidemezsin. Duymak istersin sesini için içini yer duyamazsın. Yanında bir başkası vardır katlanamazsın. Yürüdüğü yolda bir başkasıyla göz göze gelir çıldırırsın. Düşünmekten düşüncelerin sıyrılır. Gören gözün duymaz, duyan kulağın hissetmez olur. Karmakarışık duygular içerisinde debelenir durursun.

Gün sayarsın. Kavuşacağın, hasretini gidereceğin anı beklersin. An’ları hayalinde canlandırır gerçekleşmesi için dualar edersin. Başını yastığa yasladığında, yanı başında bir türkü duyduğunda dalarsın uzaklara. Gözlerin dalar, tüylerin diken diken olur. Onun da seni düşünüp düşünmediği düşüncesiyle içine kimi zaman huzur kimi zaman sıkıntı dolar. Aynı rüyaya dalma ümidiyle yaslarsın başını yastığa. Düşünsene el ele, aynı kırda.. Nefesi yanı başında.. Gözleri tam karşında..

Ardından kavuşma vakti gelir. Vakt-î zamanında hissettiğin tüm kırgınlıklar, tüm sinirli duygular bir anda kaybolur gider. Onu gördüğün zaman yüzündeki tebessüme tebessümün karıştığı an akrep yelkovanı sokar, işlemez bir daha! Durur. Hareket edemeyecek bir halde kas katı kesilirsin. Gözlerini kırpmamaya yemin edercesin rüzgarın savurduğu saçlarına dalarsın. Gözlerindeki mutlulukla mutlu olur, ellerinin sıcaklığını uzaktan hissedersin. Koşmakla koşmamak arasında tereddüt eder sarılmaya, öpüp koklamaya can atarsın. Yüreğine sakladığın serçe kafesini kırarcasına uçup gitmek ister ona. “Dur!” dersin. Tut kendini dersin.. Ama ne çare..

Tek bir sarılmayla içindeki tüm duygular gökyüzüne savrulur. Teninin kokusunu içine çektiğinde, kaburganı kırarcasına sımsıkı sarıldığın an geçer gider her şey.Bir köşeye oturup el ele göz göze bakarsın. Şaşkınla o özlemin giderilmesiyle birlikte ne yapacağını ne konuşacağını bilemeyecek halde eveler gevelersin lafları. Konuşmaktan çok susmayı istersin bir süre..

Hasretlik biter mi hiç?

Bitmez tabiki de.

Görürsün ama yine doymazsın. Sarılırsın ama yine doymazsın. Geçen zamana inat o anı durdurmak ve hiç geçmesin diye her şeyden vazgeçmek istersin, yine olmaz. Yollar ayrılır, bakışlar ayrı yöne doğru yol alır. Kaderin ağlarını ördüğü ağlarda yine bocalarsın. Tadı damağında kalan mutluluğun, yüreğinde takılı kalan hevesler ve boğazında düğümlenen hasretlik yeniden başlar. An’ların hayali ile kısa süren mutluluklarla kalakalırsın başbaşa. Yine aynı teraneleri yaşamak üzere, yastığına sarılır, yorganı üzerine çekersin. Sanki o varmışcasına, sımsıkı sarılırsın. Geleceğe dair umutlarını alır koynuna rüyalara dalarsın. Tarih değil düşünceler, duygular, hayaller tekerrür eder. Gün geçsin diye saatleri sayarsın..

Hasretin dem vurduğu anlarda, zora düştüğün zamanlarda yüreğini koyarsın ortaya. Çırpınan, çırpındıkça battığın zamanlarda dizginlersin kendini. Her şeyi bırakırsın zamana. Kimi zaman ilaç kimi zaman acı olsa da gelip geçiyor her şey. Dün seni mutlu eden zaman bugün seni hüzne boğabiliyor. Dün yüreğini deli eden zaman bugün yüreğini acıtabiliyor. Hasret gardını al, sabır kılıcını çek ona karşı! Yıkılan hep zaman olacaktır. Sen sabrettikçe özlem duyulan anlara tekrar geri dönülecektir. Sen onu düşündükçe, o da seni düşünürse yollar daha bir çok defa kesişecektir..

Please follow and like us:
0