Please follow and like us:
3

İnsanlara güvenmeyin de kime güvenirseniz güvenin. Doğrusu bu mudur sizce de?

Bir insanın başına ne geliyorsa, yine başka bir insandan gelmiyor mu?
Her zaman canınızı en sevdikleriniz, en güvendikleriniz yakmaz mı?
Gözü kapalı inandığınız mahlukatlar arkanızdan iş çevirmez mi?
Yüzünüze gülen pislikler, siz gidince suratınıza tükürürcesine laflar etmez mi?
Tüm sırlarınızı anlattığınız ‘kardeşim, dostum‘ dediğiniz insan ilk önce sizi satmaz mı?

Genelde -genelde de değil her zaman- böyle olur. İnsan her zaman insandan darbe yer hayatında. Her darbe yiyişinde, yüzü koyun yapıştığında yere ‘Bir daha asla kimseye güvenmeyeceğim’ dediği anda pat biri elinden tutmaya yeltenir, yine gider inanır, güvenir. Akıllanmaz çünkü. Herşeyi öğrenebilen o bedava beyni, bir bunu öğrenemez.

Ben de öğretemedim. Çok zorladım, çok peşinden koşturdum ‘İnanmıyorum, güvenmiyorum’ diyerek ama arada sırada güvenesi geliyor insanın. Karşındakine bir şans olsun vermek istiyorsun. Herkes yaptı zamanında da bu sefer yapmaz bu insan diyorsun. Öyle avutuyorsun daha taşa dönmemiş yüreğini.

Ama gel gelelim, sonradan çıkıyor samanın altındaki su. Senin bir zamanlar güvenmeye çalıştığın ‘o şahsiyet’ meğer seni de kandırmış. Sana güven aşılayan ve senin biraz olsun eskiden yaşadıklarını unutup tekrar bir sayfa açmana neden oalcak o ilk adımı attığın o şahsiyet de ‘yalan’ söylemiş.

Breh breh breh!

Kalmadı güven müven, tükendi stoklarım arkadaş!

Bir gramı geçen sene bu zamanlarda gitti, ikincisi de yine bu zamanda. Nefret eder oldum Aralık ayından! Ne kadar ‘yalan, dolan’ varsa hepsi bu ayda çıkmak zorunda mı arkadaş!

Herkese sırtını dönme, hele güvendiğin kişiye hiç dönme.Zira sırtına bıçağı vuracak olan ilk kişi ‘o’dur.

Please follow and like us:
3