Geçmişe Dair

Ali Mazılıgüney tarafından 6 Nisan 2011 tarihinde yazılmıştır.

Ne var ne yok be dünya, neler yapıyorsun bensiz. Yine benden habersiz dönüyor musun kendi etrafında, yoksa başka gezegenin etrafında mısın?

Dünyanın çivisi değil, gözü çıkmış aslında. Bugün sana bakan göz yarın başkasına bakıyor ve hatta ipsiz sapsız itin teki gelip aynı göze bakıyor. Sen bir göz için neler yazarsın, bir başkası gelir aynı gözü kendi üstüne alınır, gözü çıkasıca.

Neyse şimdilik bunlara biraz mola. Bu yazının ilk resmi,

Anlamlandıramadınız mı?

Boşverin ben de anlamadım zaten.

Ama öyle bir resim ki, ne kadar karmakarışıklaşmış olduğunu gösteriyor  aslında di mi?

Herşey birbirine girmiş bir vaziyette, kimin eli kimin cebinde belli değil.

Kimin nerde olduğu nasıl olduğu belli değil.

Sana yakın görünen aslında uzakta, sana uzak görünen sanki yok ortada..

Gelelim ikinci resme..


Evet bildiğiniz çiğ köfte .

Nasıl da güzel gider di mi, bir de acılı ise..

Tadı damağınızda kalır, tattığınız zaman vazgeçemez ” bir daha bir daha” dersiniz.

Sonra biter köfteniz, çiğ gibi kalırsınız ortada.

Yoldan her geçtiğinizde çiğ köftecinin camına yapışırsınız, aynı adam ordadır ve bu kez suratına bakamazsınız.

Cama bakar, derin bir nefes alır geçersiniz yanından.

Günlükmüş meğer çiğ köftenin tadı, ya yermişsiniz, ya da çöpe dökermişsiniz..


Evet yanlış okumadınız okumuyorsunuz.

“Tasmasız ve kontrolsüz köpek dolaştırılması yasaktır”

Aslında yanlış okusak keşke, tasmasız köpek yerine insan desek biz oraya daha güzel olacak sanki. Malum onlardan daha çok zarar geliyor.

Bir köpek kadar sadık olamıyorlar, kendilerine bile yalan söyleyebiliyorlar.

Ne diyelim halka açık mekanlarda yasaklanmalı işte, küf kokmaya başladı etraf, küf kokan zincirler, insansı cisimler falan fıstık..


Mmms ne de güzel görünüyor sanki..

Sarma, dolma.. El yapımı, el emeği göz nuru.. İnce ince sarılmış, her birinde ayrı bir duygu yatıyor sanki.

Öyle bir şey ki, limonsuz olmaz, öyle bir şey ki tek başına sarılmaz, yemeye gönlün varmaz, bir başına inan olmaz.

Suyu kaynar, pirinci dışarı taşar, limonu suratını parçalar, içini gıdıklar..

Tek başına gitmez bir de bu ayrıca, üstüne ister yoğurt..

O da uzakta değildir işte tam da burda..


İşte o da burda..

Yanında salata, biraz da taze fasulye eh ekmeksiz de olmaz hani..

Ne sofradır bu arkadaş, ye ye bitmez.

Bir bu yemek bir de baş eti yenir de bitmez..

Sanki eksik gibi işte bir şeyler ya, ne ola ki..

Neyse ne boşver öyle bir şey işte.


Cevizsiz yaşayamıyormuş bizim sincap.

Biz nasıl yaşıyoruz?

Senin en azından ağzın var dilin yok, azıcık aşın, ağrısız başın..

Peki ya biz?

Bir elini versen diğerini kurtaramıyorsun, bulsan kaybediyorsun..

Biz de dolaştık ormanda bulduğumuzu sandık ama yanılmışız..

Biz de ağaçlar arasından taze böğürtlenler kopardık ama yanılmışız.

Zehirliymiş onlar, farkedememişiz zamanında. O yüzden boşver sen sincap, ye cevizini bak küçücük hayatına, kimseden hayır gelmez ne sana ne de bana..

Ah be kediler, kedicikler..

Size nankör derler de, sizden daha nankörleri söyler aslında bunu.

Melül masum bakarsınız, bakar yaşarsınız, ciğer beklersiniz kasabın önünde..

Kısarsınız gözlerini, mayışır, mırnnlarsınız sessizce..

Patinizin altından geçer gözyaşlarınız kimse görmez, sırnaşırsınız birbirinize..

Boşverin siz  herkesi, sarılın böylece siz sadece..


Ormanda başlar herşey. Dedik ya, böğürtlenler vardır küçük çalılıklar arasında.

İnsanlar vardır banklarda ve mangal yaparlar haftasonları, kimisi ailesiyle, kimisi eşiyle dostuyla, arkadaşlarıyla..

Yediğin etler takılır bazen boğazına, vurular sırtına geçmez ama senin gözün bakar uzağa, bakarsın yine yanıbaşında bir kedi, sırnaşır ayak ucuna.

O da bir tutam yer köfteden, katılır oynanan okeye belki de şişe çevirmeceye..

Hadi kedi sen de söyle o zaman gerçek mi cesaret mi

Senin cesaretin yeter mi! Gerçeğin bu kadar sahte mi!

Trende geçer ömrün, yetişme çabaları içinde bulursun kendini.

Her zaman bir telaş hep bir geç kalış vardır, kan ter vaziyetinde.

Kimi zaman yetişme derdine mahvolur üstün başın, kırarsın, telefonunu, kaybedersin, koşarsın bulursun kendini otların içerisinde.

Ama tren çoktan gitmiştir, kaçmıştır ve sen kaçırmışsındır.

Hele bir de akşam vakti ise, kalacak bir yerin bile yoksa, ordasındır.

Diğer tren gelene kadar, aç, susuz çaresiz beklersin..

Ne ola ki bu resim?

Tahmin edilemez bir şey..

Ama o bir köfte hem de mercimek köftesi.

Öyle diyolar ona mahalle arasında, daha yapım aşamasında ve çağrılacak yapıldıktan sonra, bağrılacak sağda solda.

Yoğuracaksın elinle, katacaksın içine sevgini de. Başka türlü yenmez o.

Tadarsın, seversin, sonra her daim yapmaya kalkışırsın..

Kimilerine gına gelir, kimilerine az gelir. Ama artık ıkınsa da gelmez.


Geçmişin saçı döküldü artık, yerine başkası gelmiş. Belki de hiç olmamış.

Bir hayvan kadar değerli olamamış, nankörlük tavan yapmış, tasmasız dolaşamaz olmuş.

Bu öyle bir şey değil, bir söyle bin ah işit değil.

Bunlar sadece gelmiş geçmiş. Madem öyle söyleyelim yönetmene ve kessin bu filmi yarıda. Oyuncular sahte! Meğer hepsi dublörmüş, birileri arkadan söylemiş, olmuş suflör. Destek çıkanları da varmış iltifatlar yağdırmış, kara gözlüm, çeşminazım, ölürüm gözlerinin yoluna diyerek o da gülmüş geçmiş. Hoşuna kaçmış hayatın.

Ne acayip bir yazıdır bu.

Hep normal mi olacak?

Normal oldular da ne oldu. Bu da böyle arapsaçı, rapunzelin kadrajı.

Polyanna pes etti, oynamıyor mutluluk oyunu. Kesin atın kolunu, kapatın kalbini, kör edin gözlerini. İnanamaz güvenemez artık, çok yüksek şatonun boyu.

Hık mık eder

budur yazının sonu.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

Google'dan bu kelimeleri arayarak geldiler

3 sene önce yazılmıştır.
EtiCanlar:
"Geçmişe Dair" bu yazı 6 Nisan 2011 tarihinde saat 07:55 sularında "Yazılar'ım.." kategorisinde yayınlanmış olup "Ali Mazılıgüney" tarafından yazıldığı sanılmaktadır..Ve sayaçların yaptığı açıklamaya göre 838 kere okundu kere okunduğu söylenmektedir..Ayrıca Henüz yorum yazılmamış bir konudur

Bu Yazı Hakkında Birşeyler Demek İstermisiniz?






6 + = 10

Copyright © Ali Mazılıgüney since 1989 to 2014
Yazıların tüm hakları bende saklıdır.
| Ana Sayfa | Yönetici Girişi | Üye Ol | Sitemap | PophoV3

Kişi Aktif