Please follow and like us:
3

SAKARYA’nın Hendek İlçesi’nde, avlanması yasak olan şahin ile karatavukları avladıktan sonra fotoğraflarını sosyal paylaşım sitesine koyan Hüseyin K.’ya, toplam 9 bin 600 lira para cezası kesildi.

Hendek’te oturan Hüseyin K., avlanması yasak olan ve koruma altında bulunan şahin ve karatavukları avlayıp, fotoğraflarını da Facebook’a koydu. Bu fotoğrafları gören bir kişi, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na elektronik posta ile ihbarda bulundu. Durumun bildirilmesi üzerine Sakarya İl Müdürlüğü, K.’yı ifadeye çağırdı.

Hüseyin K. ifadesinde, fotoğraflardaki yaban hayvanlarını kendisinin vurmadığın, arkadaşlarına hava atmak amacı ile vurulmuş olarak bulduğu hayvanların fotoğrafını çekerek yayınladığını öne sürdü. K., avcılıkla ilgisinin olmadığını söyleyerek, suçlamaları kabul etmedi.

Hüseyin K.’nın ifadesinin ardından toplanan komisyon çelişkili bilgiler ve paylaşım sitesindeki beyanlar doğrultusunda K.’nın kuşları kendisinin vurduğu kanaatine vararak, ’4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, önce 946 lira idari para cezası kesti. Vurulan yaban hayvanlar için de kanunun 28’inci maddesi gereğince uygulanan cezalarla birlikte, para cezası toplam 9 bin 600 liraya çıktı. Cezanın ardından Hüseyin K. sosyal paylaşım sitesindeki fotoğrafları kaldırdı.

Bu haberin üzerine gelelim yorum faslına..

Bu sosyal ağlar içimize dışımıza o kadar çok işlediler ki; günlük hayatımızda adım adım gittiğimiz yerleri etiketleyip, nerde olduğumuzu duyurmaktan, her gün yaptığımız işlerin, gittiğimiz yerlerin fotoğraflarını videolarını çekip sosyal ağlarda paylaşmaktan kendimizi engelleyemiyoruz. Aslında bu durum resmen sigara, alkol, uyuşturucu kullananlar gibi bir bağımlılık hastalığının göstergesidir. Sonunun nereye gideceğini düşünmeden yaptığımız onlarca hareketlerden sadece bir kaçıdır.

Bir gece arkadaşlarnla çok güzel eğlenirsin, içersin, s*çarsın, güler, oynar, eğlenirsin ve hemen ardından akşama o fotoğraflar, videolar feysbuka yüklenir. Ya da yola çıkacaksın mesela, hemen gideceği yeri belirtip ‘Yarın Hakkari’ yazar, yolculuk başladığı anda da dakika dakika yol durumunu anlatan twitler, durum güncellemeleriyle ortalık karışır durur. Gideceği yere vardığı anda da hemen eklenir @Cehennemin Dibi. Gerek var mı ki?

Herkes internette yapılanların, daha doğrusu o feysbuk gibi sosyal ağlarda yapılan tüm hareketlerin, sadece kendisinin ve etrafındaki bir kaç arkadaşın görebileceğini düşünüyor sanırım. Senin paylaştığın bir yazıyı senin 300 arkadaşın görüyor ise, o 300 arkadaşın 1 tanesi kendi profilinde 500 kişiyle paylaşsa aynı anda 800 kişi görmüş demek oluyor. Yani senin o barda arkadaşlarınla çekindiğin ‘kişisel‘ diye tabir ettiğin, gülerek, oynayarak, eğlenerek yaptığın şeyi yüzlerce insan görüyor. İşin aslında diğer bir boyutu var. Evet elbette bazı anlar ölümsüzleştirilmeli ve bir ‘anı’ olarak kalmalı bir yerlerde. Ama iş ‘anı’ olmaktan çıktı maalesef. Mesela yukarıdaki haberde sırf gösteriş için belki de o arkadaş listesine hava atmak için çektirip feysbuka yüklediği o fotoğraf yüzünden aldığı cezayı düşünün? O sadece ‘eğlence’ amaçlı oraya ekledi, ama 10 bin TL’ye yakın para cezasını da aldı haliyle. Bunun gibi çok örnek bulabiliriz aslında. Sağa sola deli gibi yorum yazıyoruz. Ağzımdan çıkanla, elimizin yazdığını kulağımız duymuyor. Anadan bacıya, soyundan sopuna kadar saydırıp sövüyoruz. Kimisi ünlülere, kimisi ünsüzlere. Birinin sizi şikayet ettiğini düşünün? Bilişim suçları denen bir şey var. Gerçek hayatta olduğu kadar sanal hayatta yaptıklarınızdan da sorumlusunuz!

Bunları göz önünde bulundururak sosyal ağlardaki paylaşımlarınıza dikkat etmelisiniz bence.

Siz farkında değilsiniz ama birileri sizi gözetliyor biliyor musunuz?

Please follow and like us:
3