Epeydir havalar bozuktu..

Yer yer bulutlu, yer yer

Sağanak sağanak yağdı yağmurlar,

Umursamadı..

“Elbet diner” dedi..

“Sürekli yağacak değil ya durur elbet” dedi.

Kara kara bulutlar çöktü,

Görünmez oldu hiçbir yer,

“Olsun o’nun ışığı yeter” dedi..

Ne olursa olsun “sevdi”..

Uzaktan mumun aleviyle ısındı,

Yanındaki soğuğa aldırmadı..


Güneş yüzü görmez oldu aylarca yıllarca,

Hep kasvetli havaları izledi

Küçücük penceresinden..

Dışarıya açılan “tek” kapısı vardı

yüreğin..

“Tek” yürekti..

“Tek” başına savaştı..

Ama dayanamadı artık..

Gönlüme düştü yıldırım son fırtınada,

Yerle bir etti herşeyi..

Tarumar oldu küçücük yüreğim..

Oysa ne umutları vardı,

Nefes alırken yardım edecekti,

Nefes verirken yanında olacaktı,

Bir ömür..

Bu yağmurlar bitecekti,

Oysa karanlıklar ardından güneş doğacaktı,

Gün doğumunda manzarayı en tepeden seyredecekti

Nehrin kenarına inip, salına salına yürüyecekti..

Sokak lambalarının altında

Yine ıslanacaktı yağmurda

Ama “umut”lu olacaktı..

Ama “huzur”lu olacaktı..

Gülmeyi beklerken yürek,

Ağladı..

Hem de kan ağladı..

İçin için..

Damarlarının her biri koptu mahvoldu..

Kan taşımaz oldu bedene,

Temiz havası kalmamış

dolduramaz olmuş ciğere..

Hep duman olmuş etrafı,

Hem sis bulutu..

Atmaya bile dermanı kalmamış garibin,

Tek başına bırakılmış,

Umursanmamış,

Düşünülmemiş vaziyette..

Can çekişir olmuş..

Çekilmiş kabuğuna yürek,

Sızılarıyla birlikte..

İç çeke çeke sindirmiş kendini..

Canına tak etmiş,

Durdurmuş kendini..

Atmıyormuş artık..

Çünkü çoktan atılmış

farketmemiş..



Ali Mazılıgüney

17.01.2011| 00:00