Yıllanmış Yıl

Bu zamanın bir durdurma düğmesi ya da ne bileyim dondurma tuşu falan yok mu? Ne geriye gidebiliyoruz, ne de bir adım daha fazla ileriye. Herşey kendi seyrinde, kendi hâlinde devam ediyor. Bir yıl bitiyor, diğeri başlıyor. Kum saatinden ince bir sızıntıyla akıp gidiyor. Durduraydık ya o zamanı en sevinçli olduğumuz anda, hiç bitmeyeydi ya.

Hep geriye doğru sayıyoruz oysa. Kendimize bir sınır belirliyoruz ardından hep ‘ondan geriye‘ doğru sayıyoruz. Kimileri sevinçle karşılıyor, kimileri hüzünle. Herkes ‘sıfır‘ denilecek o anı beklerken, kimileri ‘o‘nda takılmış halde duruyor.Kim farkediyor?

Koskoca bir yıl geçmiş be ustam, kolay mı? Her şeyin üzerinden koskoca bir yıl. 365 gün 6 saat diyorlar ya, ondan geçmiş daha ne olsun. Geçen yıl tam da bu anda bu yılın gelişini kutluyordu herkes. 2010’dan hayır bulamayanlar, 2011’den umut bekliyordu. Ne oldu? O da mı yalan oldu yoksa? Şimdi herkes bel bağlamış 2012’ye. O da fıs çıkıyor tabi. E sırada ne var 2013 mü? E o da geldi bakalım, nolacak şimdi?

Bu da geçecek biliyorsunuz. Ama umut işte, insanın ekmek kapısı. Sol tarafında yer edinmiş, kafasının içerisindekiyle kumara tutuşmuş. İstediklerinin olacağını bekliyor.

Garip..

***
Kimisi tam 00:00 anını bekliyor. Sevdiğiyle beraber giriyor, öpüşüyor, koklaşıyor. Uzakta olanlar, telefonun başında birlikte giriyorlar yeni yıla. Tüm yıl beraber geçsin diye. 1 aya kalmıyor ayrılıyor çoğu, hatta ertesi güne bile kalmıyor ya neyse.

Bir de hiç o anı yaşayamayanlar var. Ellerinde telefon, gözleri kapıda, bir başına kendi odasında. Ne arayanı var ne de soranı. ‘Sağlıklı nice mutlu yıllara olsun canım‘ diyebilecek sıcak bir sese hasret insanlar var. Aslında kilit nokta canım diyebilecek insanlarda. Diğerini herkes söylüyor şimdilerde. Toplu mesajlar, herkese aynı sahtelikler dilekler falan fıstık. Yapmacık kokuyor ortalık.

O insanlar bir köşededir hep. Duvarların arasında sıkışmış, kendine kendine bırakmıştır. Sanki yeni yılı sevinçle kutlamak zorundaymış gibi bir hisse kapılır herkes. Sırf o yüzden özenirler birbirlerine. Özenemeyenler ise..

***

Karmakarışık cümleler içerisinde, daha nice kelimeler söylenir. Ama hâcet yok demeye. Gelmiş işte yine öncekiler gibi bir yıl. Tarih hep tekerrür ediyor. Günler değişmiyor, aylar hep birbirinin peşinde. Getirmişler yılın sonuna üç beş kelime, habire kutla, üç beş parça umut et işte.

Fazla beklenti adamı yıkar. Yıkılmayın. Çapınızı bilin, öyle hayaller kurun!

Yıllanmış bir yılın sonundayız. Hatta o da geldi ve de geçti şu an. Benim iyi dileklerim yok. Ne vakit doldursam heybeme, çalan oldu her seferinde. Ne vakit umut ettim, vurdu hırçın dalgalar, yıktı geçti göz göre göre. O yüzden neyim var neyim yok, bıraktım zamana. Vakti geldiğinde çalıyor kapımı.

Öyle işte..

Hep derim, yine diyorum..

Kurduğunuz hayâllerde bile bir tutam gerçeklik payı olsun ki; üzülmeyin, kırılmayın..