Bana yaptığın kötülüklerden sonra senden nasıl intikâm alırım diye bir süre düşündüm. Ufak tefek kırgınlıkları toplasan incir kabuğunu doldurmaz belki ama, senin o son darbeni sığdırabilecek bir kutu bile yok sahip olduğum emin ol. Ben bunu her düşündüğümde neler geçti aklımdan, kaç tilki dolandı kuyruğu birbirine dolanmadan ve kaç düşünceyle kaçtı uykularım bir bilsen. Elime bir bıçak alıp kalbini deşmek istedim. Nasıl olsa bana aitti o bir zamanlar ve senden almamın hiçbir zararı olmayacaktı. Senin gibi sırttan bıçaklamazdım ama emin ol, o kadar şerefim var benim. Sonra dedim acaba bir tabanca bulsam, böyle herkesin gözü önünde seni vursam, sonra ‘neden‘ yaptığımın sebebini açıklasam. Ya da tam sen karşıdan karşıya geçerken, böyle kaza süsü verilmiş bir şekilde bir araba çarpsa, elinde ne var ne yok hepsi düşse yere ve oracıkta versen son nefesini diye.

Devamı »