Bazen dibe vurmak, sürekli düşüyor hissetmekten daha iyidir diye düşünüyorum.
tutunacak hiç bir dal yok şimdilerde.
kendi dallarımsa o kadar uzak ki… ve ve hep beni tutar sandıklarımın umrunda değilim hissini yaşıyorum nedense. uyanamadığım sabahları
görüyorum, zar-zor uyuduğum yarım yamalak uykularda. uyku diye yattığım belirsiz düşüncelerden yine ıslak gözlerle, yine acıyla,
yine düşünceye uyanıyorum.kendime kızıyorum bol bol. neden? neden? Diye….çözüm yok.Biliyorum…hayat bu!! bazen sizi mutluluktan göklere çıkarıyor,
bazense…

Ellerim..Ellerim çok üşüyor.korkularımla yüzleşmekten korkuyorum.dinlenmeye almışım kendimi, herkese böyle söylüyorum kendim de buna
inanıyorum ya. nasıl bir dinlenmeyse artık. kendi yapacaklarımın, kendime vereceği ağır yaralardan kaçmaya çalışıyorum. her şarkı daha
da ağlatıyor beni.Daha da sızlatıyor şu yüreciğimi. Zor…zor nefes alıyorum.zor yaşıyorum artık…

bir şeylerden kaçmak saçma değil midir? olacağı belli olan herşey, enin de sonunda olmaz mı? ya olmazsa umudu ile yaşamak ne kadar doğru ve bu umutla yaşarken olacağı bilerek acı çekmek? ne talihsiz bir çelişkidir bu. allah’ım allah’ım nasıl da acı veriyor
bazı deneme süreçleri. şimdilerde dilimde tek bir dua var. herşeyin herşeyin hayırlısı olsun. benim ve tüm sevdiklerimin hakkında. herşeyin hayırlısı olsun..

her filmde her şarkıda aynı düşünce. yine aldım yalnızlığımı kollarıma,beni benden aldım. ıslak yüzümü aynalara göstermedikçe
insanlardan da kaçıyorum. ruhum koptu bedenimden artık. umutsuzca beyin ölümümü bekliyorum. bitse de varsam artık uçmaya.
tüm inananlar gidecek değil mi bir gün nasıl olsa?

hoşçakalın dostlarım. hoşçakalın…
saf, temiz, hırçın bir çocuk koptu dünyadan.
ruhunu temize çıkartamadıkça
ruhunu çıkarttı.
şimdi sahipsiz bir ruh gezinmekte aranızda
asla göremezsiniz
acısını dindiremezsiniz
yazıp çizemezsiniz.
hiçbir çaba hiç bir mutluluk tekrar yaşatamaz onu
giden gider bir defa.
bazı elvedalar acıdır ama gerçektir.
ve bir elveda ben geliyorum der
elveda dostlar.
ağlayan bir çocuk öldü aranızdan
elinden düştü pembe hayalleri
ayağı takıldı lunaparkında
çakıl taşlarıyla erken tanıştı
ve inandığı herşeyi boşluklarda buldu bi anda
öldü.
sus derlerdi de susmazdı
geveze denmesine bile aldırmazdı.
o artık hep sustu.
hep sustu.
hiç bir oyunda böyle sobelenmedi
hiç bir bebeği böyle küsmedi ona
hiç bir arabası tamir edilmezcesine bozulmadı
hiç bir acıyı böylesine tatmadı
acı ona hiç bu kadar yakışmadı
o öldü.
elveda.
şimdi boş bir hüzün dolduruyor bedenimi, ruhum çoktan uzaklara vardı.
ve çoktan koptu bedenden. şimdi o ruhu çağırmak imkansıza yakın.

siz siz olun hırçın inatçı bir çocuğun ruhunu kaçırmayın uzaklara.
çünkü herkes nasıl çağırması gerektiğini bilemez.
gelir sandığınız o ruh belki de asla gelmez….

içinizdeki çocuğu kaybetmemeniz dileğiyle..

 

Ali Mazılıgüney