Etiket: tükürdüğünü yalamak

Gitmeler..

Gitmeler

Keşke doğru düzgün bitse ilişkiler
Adam gibi ayrılsa sevenler
Kahpelik son moda olmadan
Yüzüne bakabilecek yüz olsa keşke..
Yaptığıyla gurur duymak yerine
Özür dileyebilse keşke
Zamanında birbirini sevenler..

Seviyorum seni derken eskisi gibi içten olsa
Bakmaya doyamasa, dokunmaya korksa keşke..
Canı acıyacak diye içi dışıyla kavgaya tutuşsa
Bedeni ondan daha çok acısa..

Ama nerde..
Kimse geldiği gibi gidemiyor bu devirde.
Kim önce gitmişse, sövüyor ardındakine.
Ya şerefsizin önde gideni, ya da sürtüğün teki!
Böyle mi geldin peki?
Böyle mi buldunuz birbirinizi?
Ne bu içinizdeki öfkenin sebebi?

Beceremiyorsanız sevmeyi,
Ne adına deyin ‘sevgi‘,
Ne de siz olun ‘sevgili‘.
Çıkar ilişki deyin ona,
Ten tatmini deyin.
Ne derseniz deyin ama,
Aşk
demeyin, sevgi demeyin siz ona!
Zira yakışmıyor o ağzınıza.

Sevmeyi beceremiyorsanız, çıkmayın o uzun soluklu yokuşa.
Kaldıramayacağınızı bildiğin yüklerin, girmeyin altına.
Yanınızdakine, hayatınızdakine değer verin,
Yoksa acısı sıçrıyor diğer insanlara.
Kalmıyor kimsenin kimseye güveni,
Kapanmıyor hiçbirinin bıçak yaraları sonra.
Sizin kırdıklarınızı başkaları toparlamak zorunda değil!
Sizin sözleriniz yüzünden kimse kimseden vazgeçmek zorunda değil!

Elinizi koyun vicdanınıza, sonra defolup gidin bakmadan ardınıza!
Yavşayarak geldiğiniz o kişinin yanına,
Söverek gitmeyin ayrılığın ardından.
Çünkü size de sövülüyor farkında olmadan.
Etme bulma dünyasıdır.

Etmeyin, bulmayın!

Gitmeler dönmek içindir,

Dönme ihtimalinizin olduğu kapıya tükürmeyin.

Yalamak zorunda kalmayın..


“Tükürdüğünü Yalamak”

Hani etrafınızda çok insan vardır böyle atıp atıp tutan, ne biliyim boyundan büyük laflar eden. Ve onlara tek bir laf söylerim ‘Büyük konuşma!‘ Ama dinlemezler tabi. Yok ben dönmem de abi banane, yok bana bunları bunları yaptı da, yok yalan söyledi de, yok aldattı da bilmem ne. Ağzından tükürükler saça saça, kişi/ler hakkında bir ton laf edip yerin dibine soktuktan sonra konuşur da konuşurlar. E peki sonra?

Tükürdüklerini yalarlar!

Kaldıramayacağınız lafları etmeyin. Yapamayacağınız şeylere ait sözler vermeyin. Geleceğe dair bir şeyleri vaad ederken götünüz yemiyorsa, vermeyin. Dilin kemiği yok biliyoruz da bu kadar da döndürmeyin lafları.

Sevgiliyken, canım, cicim, böceğim.. Ayrılıp başkasını bulduğunda anasını s.. şerefsizin. Ondan da ayrıldığında tekrar barışma adına sevgilim, balım, peteğim. Kaç yüzünüz var olum sizin he? Kaç tarafa dönebiliyorsunuz siz? Sizin ki 360 dereceyi de geçmiş, kaç tur bindirdiniz?

He tutamayacağınız sözler vermeyceksiniz, iki karış boyunuzdan büyük de laflar etmeyeceksiniz. Yanıbaşında güle oynaya konuştuğunuz, arkanızı döndüğünüzde anasına bacısına dil uzattığınız anları gördükçe insanlıktan utanır oldum. Hayır bir tek siz mi doğrusunuz? Bu devir, bu çark böyle mi işiyor hep? Her daim yalakalık yaptığında mı sevilip, değer görüyorsun. Sonrasını da görüyoruz anam, sırtındaki bıçak izlerinden belli oluyor.

Benim de çok dostum var. Ama hepsi işleri düşünce!

Sırf bunları gördükçe sevgi, aşk denilen o şeylerden o kadar uzaklaşıyorum -ki uzaklaştım da zaten- Ne inancım, ne güvencim, ne samimiyetim hiçbir şey kalmadı. Hani insan dendiği zaman bile aklımdan binbir türlü şey geçerken, tüm bunların yaşandığı yerlerde, kişilere denk gelirken nasıl olsun ki..

Neyse diyeceğim o ki, ben öyle bir şey yapmadım, yapmam da. Silerim dediysem birisini, silerim! Ben tükürdüysem bir kere, başkaları gibi tükürdüğümü yalamam, gider üstüne bir  daha tükürürüm! Tükürüğümde boğarım.

Sonra gider noktamı koyarım.