Şu an tercih dönemindeyiz. Malum binlerce, milyonlarca aday aldıkları puanlar sonucu adam akıllı bir tercih yapma gayreti içinde. Sabahlara kadar kılavuz içerisinde gözleri dönene kadar seçim yapmaya çalışıyorlar. Aslında kötü de bir durum. Sınav sistemi sonucu aldıkları puana göre isteklerini yönlendiriyorlar bir nevi.

Sadece tercih yapınca, üniversiteyi kazanınca dertleri bitecek sananlar var 🙂 Arkadaşım niyetlenme böyle bir şeye, yanlış yaparsın. Senin asıl derdin üniversiteyi kazandıktan sonra başlayacak. Bunun farkına geç varacaksın belki ama, varacaksın sonunda.

Tercihler biter, üniversite kazanılır. Bu sefer de kayıt telaşı başlar. Yurt arayışıi, burs arayışı, nasıl gidilir, nasıl yapılır derken çıkan bin dert üstüne bin dert daha eklenir.
Tabi bu sırada ayrı bir maddi yük de biner omuzlara. Harç parasıydı, kayıt parasıydı, yol parasıydı, yurt parasıydı, carttı curttu derken, elde avuçta hiçbir şey kalmaz, lastikli dona kadar çekilirsiniz.

Bu noktada dipnot düşelim büyük harflerle: KAYIT ÜCRETİ DİYE BİR ŞEY YOKTUR!

Çoğu üniversitede kayıt ücreti adı altında yüzlerce lira para alınıyor. Geçen sene bunun savaşını verip bir çok kişiyi uyarmıştım. Geç kalanlar da oldu fakat verdiği parayı geri alabilenler de oldu. Siz siz olun bu parayı vermeyiniz!

Kayıt işlemi biter, sıra yurda gelir. KYK’dan çıkan asil/yedek listeler sonucunda yerleşirsin yurduna ve asıl maceran ondan sonra başlar.

Üniversiteye kapağını at bakalım, sonrasını ben de bekliyorum merakla 😉