Sınavlardı, ev telaşıydı, vizelerdi, finallerdi, evde ne yemek yapacağım, bugün nereye gidelim, hoca ödev vermiş unuttum lan, eşya toparlama, odayı dağıtma … diye başlayıp böyle devam edecek olan binlerce, cümle, kelime..

İşte koskoca üniversite hayatında olan anılar bunlar. Ufak tefek, bölük pörçük şekilde saklanmış yer etmiş kelimeler..

Daha dün gibi hatırlıyorum 2007 senesini. Nasıl Ö.S.S denilen o sınava gidişimi, nasıl sonuçların açıklandığı gün şaşırdığımı ve yine kazandıktan sonra çektiğim türlü türlü sıkıntıyı. Zorunlu mecburi(!) bir şekilde okutulan Hazırlık Sınıfı’m ile birlikte koskoca 5 yılım geçti. Dile kolay 5 sene!

O günlerde diyordum ‘Olm nasıl geçecek lan 5 yıl? (Yaş hesabı yaparak) Baksana mezun olunca 23 yaşında olcaz. Ulen pisi pisine 1 yıl kaybettirecekler hazırlıkta bize, geçmez bu üniversite geçmez!’..

E bak geçti işte? Hani geçmezdi? Hani bitmezdi?

Takıntısız, kazasız, belasız 4 senede bitti o Makine Mühendisliği..

Zaman çok pis geçiyor olum, öyle böyle değil. Biz zaman geçmiyor diye ya da nasıl geçecek o 5dk. diye söylenirken uça kaça geçiyor. Ardından atlı kovalarcasına geçip gidiyor hem de.

Bitirdik işte.

Acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle, kötüsüyle..

Deli gibi ders çalışıp, içimize kapanıp değil de, her şeyin tadından biraz alarak, gerek sosyal, gerek asosyal bir şekilde, üniversite hayatımızı bugün attığımız o keplerle sonlandırdık.

Bu maceramız bitti belki ama asıl maceramız şimdi başlıyor.

Asıl hayat maratonuna yeni başlıyoruz, bu sadece ısınma turlarıydı.


İlköğretim dediler, bitirdik..

Lise dediler, bitirdik..

Üniversite dediler, onu da bitirdik.

Bitirilecek işiniz mi var? Tam zamanında bitirmek üzere İŞ BİTİRİCİNİZ BURADA!

O artık bir mezun..

O artık bir, Makine Mühendisi..


Mezun
Mezun
Mezun
Mezun
Mezun
Mezun
Mezun