Mutluluktan bahsederiz hep. Hiç bizden yana olmadığını, göreceli olduğunu ve nedense kimsenin de görmediğinden yakınırız. Evet görecelidir mutluluk, peki göreniniz oldu mu hiç?

Kimi insanların bir tutam ekmek kırıntısında gizlidir mutluluk. Kimilerinin de yeni aldığı son model arabasının ardına saklanmıştır. O derece fark vardır arada.

Bazılarının mutluluğu da sevdiği kişinin yüzünde gördüğü tebessümünde gizlidir. O güldüğü zaman, sizde çiçek açar adeta. Şelalerden balıklama atlarcasına adrenalinle dolar yüreğiniz, heyecanlanırsınız. Esen rüzgâra, içinize işleyen deli gibi soğuğa aldırmazsınız bile. İçten, taa derinden gelen bir ‘canımm‘da kaybedersiniz, farkında olmadan parmak uçlarınızda hissedersiniz kalp çarpıntınızı.

Sevdiğinizin gözlerinin içine baktığınızda, bir tutam mutluluk daha koyarsınız çantanıza.

Farkında olmadan da harcarsınız zamanı. Akrep yelkovanın peşine düşer. Kovaladıkça kovalar zamanı, dört nala gider adeta. Durduramazsınız! Tek hüznünüz de odur belki. Ama engel değildir sizin mutlu olmanıza. Üzerinize sinen sevdiğinizin kokusu, yeter size çünkü -bitmesini istemeyeceğiniz tek andır o an da-

Yine küçük bir busede gizlidir, o herkesin aradığı mutluluk. Soğuktan üşüyen, kıpkırmızı olan yanağınıza konan ufacık bir öpücük de saklıdır. Dışınız üşüse de, içinizi ısıtan ‘biri‘ vardır mutlaka, emin olun. Size sarıldığı, başını göğsünüze yasladığı andır, mutluluk anı. Size bakarken kızaran yanaklarında, büyüyen gözbebeklerinde gizlidir çoğu zaman. Habersiz gelir mutluluk size, farkında olmazsınız. Bakmayı bildikten sonra, her noktada göreceğiniz bir duygudur, mutluluk.

Yeter ki; isteyin!

Aradığınız mutluluk, çok uzaklarda gibi görünse de, yanıbaşınızdadır aslında.

Hayat tesadüflerle doludur. Tesadüfler mutluluğu doğurur.