Etiket: terör örgütü

Yine Profiller Değişti, Yarın Unutulacak!

Kim hain?
Kim suçlu?
Kim haklı?
Kim haksız?
Dağa çıkan mı, çıkmasına neden olan mı?
Vatanı uğruna canı feda eden şehit mi, yoksa gününü gün eden vekil çocuğu mu?
Parası olan mı, olmayan mı?

Evet yine kan gövdeyi götürdü, yine mehmetçik vatan için feda oldu.
Her gün onlarca şehit haberi alıyoruz, daha duyurulmayan onlarcasını arka planda saklıyoruz.Bir anda tepki çekilmesin diye gizleniyor çoğu!
Onlar ‘vatan’ diyor, savaşıyor, öteki ‘Ya Allah’ diyor Allah’ın adıyla onun verdiği canı alıyor.
Bizim(!) seçtiğimiz vekiller, mecliste uyuyor, elleri havada yumruk yumruğa, dilleri bir karış ileride laf dalaşı yapıyor, benim vatan evladımın canı, bir HİÇ uğruna feda oluyor!

Ülkeyi koruma adına, bir karış toprağını vermeme adına savaşıyor, ama gel gelelim o ülke arka planda karış karış kağıt üzerine satılıyor.
Sabah akşam zam haberleriyle yatıp uyanıyoruz ama kimse tepki veremiyor. Televizyonda, tüm gün programlarda ‘kim kiminle evlenmiş, kim kocasını bulmak için sahnelere çıkmış, gelinim ol, kaynanam ol, evlendir beni anacığım’ diyerekten gündemi oyalıyor geçiştiriliyor.
Uyuyoruz, uyutuluyoruz sanki di mi?

Bir isyan oldu mu, haksızlık oldu diye ses duyurmaya çalışan binlerce insan eylem yapıyor, haberlerde sadece 40 saniye görünüyor. Ama bir vekile yahut önde gelen kişilerden birinin ayağı burkulsa 40 dakika yayınlanıyor. Başbakanımızın annesi vefat etti diye neredeyse tüm haber kanalları o gün onu yayınlıyor, evire çevire, kim ne dedisinden, ne yaptısına, ne kadar toprak atıldığından ne söyledisine, kameraya nasıl yakalandısına kadar söyleniyor gel gelelim şehit olduğunda sadece ‘alt yazı‘ ile geçiştiriliyor ya da gerçek sayısı bile verilmeden ‘gereğini yapacağız, terörü durduracağız’ diyerek geçiştiriyor!
Başbakanın annesininki de candı, bugün ölen 26 şehitin de. Ne farkı var?
Onların da kuzusu olduğu anası, evinin direği babası, kundakta bebesi vardı. Ne oldu, ne için feda oldu, kaç zaman oldu neden hala durmadı?

26 Şehit var bugün.
22′ si yaralı.

Biliyoruz aslında bu bize sadece ‘söylenen‘ olanı. Yaralı dedikleri aslında ‘son nefeslerini’ verecek olanlar, bir anda söylememek adına yumuşatarak dile getiriliyor, ama biz biliyoruz şehit olacaklarını, çünkü fazlasıyla ‘yaralı’! (Allah korusun olmamasını diliyoruz öyle ama..)
Dün de şehit vardı, ondan önceki gün de, yıllardır var. Yarın da olacağını biliyoruz.
E peki çözüm ne? Çözüm önerisi ne?
Resmen ‘KAN DAVASI’na döndü olay!
Kim kime, dum duma. Oysa kaybeden hep diğer taraf. Tek seferde 26 beden, 26 ayrı baba ocağı.
Onlar 1 kere şehit olurken, geride kalanları her gün oluyor, kimse farkında değil.
Bugün herkes onlara Allah’tan rahmet diliyor, baş sağlığı dileyip, yanında oluyor.
Yarın hiç kimse!

Bugün sosyal paylaşım ağlarında profil değiştiriliyor.
“Al bayrak, şanlı bayrak diyerek”, siyah kurdelayla yas tutuluyor.
Ardı ardına profillerde lanetler okunup, belirli kişi/kurumlara isyanlar yağdırılıyor.
Ana sayfada ardı ardına biriken, sürekli yenilenen ve birbirleriyle laf dalaşına giren onlarca insan PKK’ya sövüp şehitlere ağlıyor.
Neden bu hale geldik biz?
Neden bu denli düştük yerlere?
Zamanında ‘bir sözle’ ‘bin’ olurken, şimdi herkes bir tek ‘sözle’ ‘yerle bir’ oluyor. İcraatte herkes susuyor, bir şeylerden çekiniyor.
‘Ya laf söyledim diye hapise girersem’ diyerek, elini eteğini çekiyor.
Etmeyin, eylemeyin..

Yine aynı sosyal ağlarda fırsattan istifade gruplar, etkinlikler oluşturuluyor.
‘Ulusal yas ilan ediyoruz, şu saatte şurda onyüzbinmilyon oluyoruz’.. diyerekten..
Bu zamana kadar oldunuz da ne oldu arkadaş, olumlu bir sonucu oldu mu bana bir söyleyin?
Burda sadece sizin ‘çıkarınız’ var.
Oluşturduğunuz etkinlikte adınız geçiyor, oh ne ala.
Oluşturduğunuz sayfada reklamınızı yapıyorsunuz, diğer sayfaları paylaşıyorsunuz, oh ne ala.
Peki ya başka?

Bundan önce ölen onlarca şehit için de açtınız o sayfaları bugün ölen 26 şehide ne faydanız dokundu söyler misin?
Klavye başında, internetten olacak iş değil bu.
He diyeceksiniz ‘Sen napıyorsun?, Sen de aynı internetten yapıyorsun aynı işi’
Bunu dersen zaten boşver sen orada kal, girme benim menzilime. Seninle biz ayrı dünyaların insanıyız o zaman.
Zira yeri geldi 30 bin kişi ile birlikte de yürüdüm, hakkımı aradım, 1000 kişi ile de, 10 kişi ile de.
Haksızlığa uğramışsam koştum peşinden, haklı olanın yanında oldum/olmaya çalıştım yürüdüğü yolda.
Şu an biz haklı mıyız?
Haklıysak neden susuyoruz?
Neden susturuluyoruz?
Neden susturmalara izin veriyoruz?
Başınız dik, alnınız açıksa, o şehitler gibi ‘canımız feda olsun’ diyorsanız, kalkın hadi o zaman!
Verin canınızı!
Toplayın pılınızı pırtınızı, kuşanın kılıcınızı!
Ölmeye gidiyoruz!
Var mısınız?
Vatanımız elden gidiyorsa, bırakın facebook’unuzu, bırakın dersinizi, kitabınızı, vatanımızı korumaya gidiyoruz!
Gelebilecek misiniz?
Yazıyla olmaz bu işler, susup senle benle tartışarak çözülmez bu işler.
Daha ne kadar susacağız, daha ne kadar katlanacağız?
Profil resmi yapıp, yarın kaldırmakla olmaz bu işler sen de biliyorsun?
Silkelen hadi birazcık, kalk kendine gel.
Gerekiyorsa biz çıkalım karşılarına, amaç kurtarmaksa, durdurmaksa bu katliamı biz durduralım.
Bizim vekillerimiz durduramıyorsa, bizim cumhurbaşkanımız bile susuyorsa, biz susmayalım
Ezilmeyelim, ezdirmeyelim benliğimizi.
Dün gece sen alkolden yanıp tutuşurken, eğlencenin dibine vururken, onlar da yanıp tutuşuyordu mermiler ciğerlerini delip geçerken!
Farkında mısın(ız) her şeyin, kendinde misin(iz) peki?
O zaman durmamanız gerek -bence-..
Bizim vatanımız sağolmuyor artık, yitiriyor birer birer canları.
O yüzden durdurmamız gerek bir şeyleri!
Değiştirmemiz gerek bu zamana kadar gelen kör kütük sarhoş düşünceleri!

Bugüne kadar yedi PKK’lı yasadan faydalanıp dışarı çıktı; diğerleri sıra bekliyor!

102. maddeden faydalanarak sadece Hizbullahçılar değil; bebek katili terör örgütü PKK’nın mebsupları da tahliye oluyor.

Tutukluluk sürelerini düzenleyen CMK’nın 102’nci maddesi yürürlüğü girer girmez, 5’i Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nden 7 PKK’lı terörist tahliye edildi.

AVUKATLARI İTİRAZ ETTİ
Devletin ve ülkenin birliğini bozmak’ ve ‘terör örgütü üyesi olmak’ suçundan 10 yıldır Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde tutuklu yargılanan PKK’lılar Nazmi Tansancak, Osman Akbaş, Mehmet Sıddık Emire, Nihat Durmuş ve Suriye uyruklu Alaaddin Muhammed Şeyho, CMK 102’nci maddesindeki değişikliğin yürürlüğü girmesiyle tahliye edildi.

Ardından, terör örgütü PKK üyesi olduğu iddiasıyla İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan ve 15 yıldan beri tutuklu bulunan Abdurrahim Demir ve Habip Çiftçi de, avukatlarının itirazı üzerine Kocaeli Kandıra Cezaevi’nden tahliye oldu.

Tahliye edilen 4 PKK’lının askere gönderileceği söylenirken, Suriye uyruklu Alaaddin Muhammed Şeyho’nun Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesi’nde tutulduğu belirtildi.

SIRA BEKLİYORLAR
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 102. madde düzenlemesinden ilk aşamada 923 kişinin faydalanacağını belirtmişti.

Bu, şu anlama geliyor: Başka PKK’lılar da tahliye olmak için sırasını bekliyor!

Çok ilginç vallahi!.. Herkes içeri tıkabilmek için çabalarken arka tarafta neler oluyor da hala bir şekilde AF(!)fedilip dışarı çıkarılabiliyor pes yahu!. Bizde ki adalet kime sorması ayıptır? Cepleri tonlarca banknot dolu diplomatlara mı, yoksa katı yatı çatı her bi b*ku olan insancıklara mı?

Parası olan kefaletini ödeyip çıkıyor, asıl suçlular bilmem ne maddeleri gereğince tahliye ediliyor, olan bizim gibi garibanlara oluyor!

Herkesin mi gözü kör oldu, herkes mi amâ artık?

Kaldırın artık şu at gözlüklerini de bir bakın etrafınıza, herkes farklı bir dert peşinde. Zam üzerine zam yeriz herşeyin en pahalısını biz kullanırız, itilip kakılan yine biz oluruz.

Buyrun efendim, PKK denilen terör örgütü artık İÇİMİZDE!

Sevgi mi?

Onu çoktan öldürdüler, o artık bir adım yakınımızda bile değil!