sacmalamak

Yazmak isteyip de yazmaya fırsatını bulamadığım o kadar çok şey var ki aslında. Hem askerlikle ilgili, hem askerlerle ilgili, hem anılarla ilgili hem etrafımdaki hem de etrafımda olmayanlarla ilgili..

En çok canını acıtan aslında arkadaşların oluyor sanırım. Çünkü yaklaşık 2 aydır gurbette askerdeyiz ama o kadar arkadaşlarımın arasından sadece bir kaç kişi aradı hal hatır sordu ya da sosyal medyadan ordan burdan ulaştı. Bu sayede kimin ne olduğunu anladım az çok ama meğer ne de çok boş insan varmış etrafımda onu gördüm. Telefonu kullandığım zaman dilimlerinde gelen mesajlara bakıyorum -ki genel de gelmediği için- boş mesaj. Ya da aramalara bakıyorum o da aynı şekilde. Ama işi düştüğü zaman ya da bir iş olduğu zaman herkes  etrafında fır fır dönüyor mesaj üstüne mesaj atıyordu. Şimdi ne oldu? Söylenen tek bir şey var “Sen yokken sosyal medyada hareket yok, oraya buraya yazan kimse yok” Arkadaş yazdığım zamanda niye bu kadar çok yazıyorsun deniliyor nasıl iş bu? Ya da ben bir tek oralarda mı var oluyorum orda olmadığımda yok muyum yani hayatta? Garip. Aslında ben bile demek istediğimi anlatamıyorum ya şu an ne diyim.  Aklım fikrim o kadar karıştı çünkü. O kadar tuhaflaştım buralarda. Düşünmek istemedikçe düşünüyorsun buralarda. Görmek istemedikçe görüyorsun bir şeyleri. Daha çok strese girip daha çok zorlaşıyor günler. Uzaktasın, kısıtlısın imkânların yok delirmemek elde değil. Zaten uzun dönem askerlik yapanların çoğu bu yüzden kafaları kırıyorlar. Bakarsanız hepsi hava değişimi almıştır ya da vukuatları vardır. Çünkü 460 gün abi. Sen olsan sen de ersin. Aynı insanlar anı kısıtlı alanda emir altında. Yemezsen kabahat o derece. Artık elin kamuflajına yapışmış bir halde oluyorsun. Doktora bile komutanım diyorsun daha ne. Sivil hayattan kopuyorsun abzürt bir hale giriyorsun çıkamıyorsun.

Ben de o noktaya geliyorum sanki hafiften artık. Sıkılıyorum bunalıyorum. Üstüme üstüme geliyor nöbetler gece karanlığı içime çöküyor sanki. Çarşı iznimiz vardı bir o da artık yok. Gidilecek bir çarşımız yok belki ondandır ama kapalı kaldık kısıldık resmen. Belki onun etkisidir belki başka şeylerin ama bilemedim onu ben.

Cümleleri bile toparlayamıyorum artık eksiltili yüklemsiz devrik saçma sapan bir şey oluyor. Anlık dakikalık giriyorum şuraya yazıp çıkıyorum ondan mı acaba? Kendimle konuşuyorum burda sonra çekip gidiyorum. Sadece burda değl tabi nöbette yatakta ranzaya bakarken bile.. Yemek yerken içimden düşünüyorum çay içerken uzağa dalıyorum.. Çoğu zaman boş bakıyorum etrafa düşünüyor gibi yapıyorum ama düşünmüyorum da. Garip abzürt bir hale düştüm la ben derdimi bile anlatamıyorum. Kafa 100 milyon resmen. Neyse daldan dala atlayıp da batırmaya gerek yok.

Geldik yazdık gidiyoruz şimdi. Bugün de ölmedik işte. Önümüzde koca koca günler var. Bakalım hala nefes alıyor olabilecek miyiz. Terörle burun buruna yaşadığımız bölgeden sağ salim kurtulursak daha paylaşacağımız çoo..k anılarımız olacak burada..

Şafak kaç bilmiyorum da 90 mı ne atarsa matarsa. Atmazsa da çok da fifi yani. Hadi selametle..