Rutubetli benim duvarlarım artık

Ben ağlamasam da onlar ağlıyor

En ufak sıcağı görünce..


Onlar beni görünce terliyor buram buram

Küflü kokusu sarıyor etrafı

Beni boğuyor ama benim için ağlıyor..


Dört duvarım var benim etrafımda

Benim için ağlayan

Benimle ağlayan..


Nemli gözleri var benim gibi,

Kimi zaman damlayan,

Kimi zaman yağmurla birlikte damla damla bırakan..


Karanlıkta yansıması var

Herkesin tekmelediği ama canının yanmadığını sandığı

Tıpkı benim gibi..


Her bir kapının kapanışıyla sallanışı var yerinde

İçine içine işleyen acısı var

Ne tesadüf benim de..


Duvarım var benim

Sadece lambanın aleviyle aydınlanan

Gece karanlığında donup kalan..


Çok yorgun duvarlarım bilirim,

Yıllarca katlandığı rutubet yormuştur artık..

Yüzeyi paralanmıştır üzerinden gelip geçen acılardan bilirim..


En ufak sallantıda yıkılası gelir

Ama bırakmaz bağlı kaldığı yeri

“Benim” der, kalakalır orda sarılır sımsıkı..


Rutubet kokar benim duvarlarım,

Etrafındaki acıların birikmiş rutubetini..

İçinde saklar aslında duyduğu nefretini,

Bilir dışarı vursa, ya o yıkılır, ya da karşısındaki..


Ali Mazılıgüney