Bir yazıyı okumak neden insana zor gelir?

Hafif böyle gözüne kalabalık gelse, biraz uzun paragraftan oluşsa daha okumadan sıkılır okumaz geçer gider. Kitap okuma alışkanlığı da bu yüzden yok bizlerde. Okumak çok zor geliyor. Varsa filmi, dizisi, videosu 2dk.da oldu bittiye getirmek çok daha kolayına geliyor insanın. E hâl böyle olunca, teknolojinin gelişmesiyle birlikte o bir çok insanın sevdiği ‘kitap kokusu’ raflara kaldırılıyor, indirilmemek üzere.

Bazı yazılar uzun olsa da herkes tarafından okunabiliyor ama. Mesela sağda solda çok paylaşılsın, herkes dile getirsin onu ‘Aaa çok iyi lan acayip anlatıyor’ desin, o yazı kötü olsa bile ‘meraktan’ okur. Okuyacağı yoksa bile okur.  İşte insanın başına gelen yine ‘merak’tan geliyor görüldüğü üzere.

Ama yine de bir kitap verseniz bir de yanında hazır çekilmiş filmini. Hangisini istersin diye sorsanız, %51  film der. Çok öncelerden youtube’un tutulma sebebi de buydu işte. Herkes ‘video meraklısı’. Özellikle de 2-3 dk. lık kısa videolar çok daha hoşuna gidiyor, nedense..

Daha sonra bir anda ortaya çıkan feysbuk’la bu olay Türkiye’de daha bir gelişti. Neden? Çünkü içerisinde çok daha fazla video paylaşımı var. Tabi bir de bunun yanında ufak tefek yazıların, resimlerin olması tabi bir de kişilerin ‘gerçek kimliklerinin’ olması da cabası..

Sonra gazeteler eskisi gibi okunmuyor. Hep e-gazete oldu, sanaldan okunuyor. Kitapların e-book’ları çıktı, bilgisayar ortamından okunuyor. e bebeğim e ee ee diyerek hereşyim e-okuyoruz. (tabi o bile okunabiliyorsa)

Ama merak ettiğim bir şey daha var ki; acaba bu yazıyı kaç kişi buraya kadar okudu?

Kaç kişi tam da bu noktaya kadar geldi?

Eğer sen sevgili okuyucum, eğer okuyup da buraya kadar geldiysen bir ses et belli et merakta bırakma bu genci.Gerçek ismin olmasa da sahte isimle olsun yaz, yaz da bari şu yukarıda öne sürdüğüm tez çürüsün  🙂