Her yerimizde sınav kokusu var, her bir yanımız sınavla kokmaya başladı iyice.

Ve hatta o kadar da garip bir hal almaya başladı ki. Özellikle de isteksizlik hali. Normal zamanda hiçbir şey olmazken vücudumuza, sınav zamanı öyle isteksizlik doğar ki, sıkılmaktan bile sıkılacak duruma geliriz adeta. Hele de o çalışma masasına oturduğumuz anda çenemiz ayrılırcasına esenememiz olmaz mı, sormayın gitsin!

Deli gibi uyku bastırır bedeninize, gözlerimizden yaşlar sel olur akar akar gider. Tıpçılar bile çözememiştir bu durumu. Sadece öğrenci bünyesinde meydana gelen bu davranışın tedavisi yok gibi duruyor. Tek çare öğrencilikten sınavlardan kurtulmak o da imkânsız ötesi.

İçilen kahveler uyku kaçırmaktan çok uyku getirir olur sınav zamanlarında, vize/final haftalarında. Aşırı kafeinin etkisiyle duyuda azalmalar meydana geliyor kimse farkında değil. Bunlara ek olarak bir de iştah açılması durumu ortaya çıkıyor tabi. Sürekli bir şeyler atıştırma isteği, insanın içini gıdıklayıp duran yemek psikolojisi. Önce bir su içeyimle başlar, sonra bir çikolata yiyeyim, bir çay/kahve içeyimle devamı gelirken, saate bakar ve akşam üstü olduğunu farkedip dur en iyisi yemek yiyeyim de (yemek dediği de makarna falan yani öyle fırında pekin ördeği değil) olur, ardından (kızlar için geçerli bu daha çok) pasta börek tatlı türü mutfakta harcanan bir zaman dilimi özellikle) yapayım en iyisi ile devam eder. Ki çalışmaktan çok bunları uyguladığımız kesindir. Çünkü gündüz çalışılmaz, çalışamaz öğrenci. Anca gece karasını ve ardından o masum s*çtın mavisini görmeyi arzular her daim.

Devamı »