Bu hayatta bize ait hiçbir şey yok aslında. İnanmıyor musunuz? Bakın şöyle bir kendinize, etrafınıza o zaman, hak vereceksiniz..

Dünyaya gelişinizden başlayalım mesela. Siz istemediniz, haberiniz bile olmadı geleceğinizden. Hiçbir şekilde size bir seçim şansı verilmedi. Başkası büyüttü sizi. O yaşlardan itibaren hep birilerine ihtiyaç duydunuz büyüyebilmek için. Önce yastığınıza sarılıp uyudunuz, sonra kendinize. Emanet bir can verildi size, onunla büyüyüp avundunuz işte.

Okula gittiniz, okuldan geldiniz. Daha da büyüdünüz işe gittiniz, işten geldiniz. Az çok para kazanıp, kendi kendinizi geçindirdiniz. Önce eş, sonra ev, daha sonra da araba aldınız. Servetinize servet kattınız. Her yerde kasıla kasıla dolandınız. Hepsi benim dediniz. Kim sorsa, benim diye parmakla gösterdiniz.

Peki gerçekten hepsi sizin miydi onların? O her gün avunduğunuz sahipliklikleriniz sizin miydi?

Değildi tabiki de.

Onlar da geçiciydi ve geçici olacak. Onlar da size bir süreliğine emanet sadece. Eğer bu hayattaysanız, size ait hiçbir şeyiniz yok demektir. Sahip olduklarınızın hepsi size emanet demektir. Giydiğiniz etten entariyi bir gün üzerinizden çıkaracaksınız demek, siz şu tepsi kafalı dünyada sadece emanetçisiniz demektir, o kadar.

Bu işte fazlasıyla bir aitsizlik var gibi görünüyor o zaman di mi?

Evet var. Kimse inkâr edemez, kimse aksini iddiaa edemez. O yüzden kıymetini bilin kısa süreliğine de olsa sahip olduklarınızın. Siz sadece nefes aldığınız sürece onlarlasınız. Siz sadece gördüğünüz, duyduğunuz, hissettiğiniz kadar bir şeylere aitsiniz, onlar da o derece size ait. Onun dışında herkesin gözünden düşmeye hazır bir yaşsınız. Kirpiklerinizin ardında saklanmış, umutlarsınız. Göz bebeklerinizin karanlıkta büyüdüğü gerçeği kadar gerçeksiniz, ama göz kapaklarınız kapanana kadar da gecelerin bekçisisiniz. Ne vakit umutlarınız tükenir, geleceğiniz gelmez ise, işte o zaman aitliğiniz de bitecek demektir. Sizin geçmişiniz, geleceğinizle can çekişmiş bir halde tüm aitlikliklerinizi eteğinizden dökeceksiniz demektir.

Süre aleyhinize işliyor, kum saatinden düşen kum taneleri, ince bir sızıntıyla avucunuzdan kayıp gidiyor. Kıymetini bilin her şeyin, bir dahası yok hiçbir şeyin.

Geldi mi gider, gitti mi sittin sene gelmez!