Çok eksildi cümlelerim, çok. Doğru düzgün kuramaz oldum hiçbirini.
Yan yana getirdiklerim birbirleriyle çatışır oldu. Sanki onlar bana ait değil, ben onlara hiç değilmiş gibi.
Ne başı belli ne de sonu. Yüklemlerimi hiç sorma zaten. Hepsi şaştı, anlamsızlaştı. Öznelerimle birlikte çatıştı.
Kurduğum her bir kelime cümlelerimle savaştı.
Noktalamalarımı da işaretlemiyorum, saymıyorum hiç onları. Her biri nokta atış yaptı, ama virgül kadar eğilmedi önünde hiçbirinin. Yeri geldi ünlemlerimle boğdum, yeri geldi üç noktayla alnının ortasından vurdum.
Anlamadılar.
Hala anlamlandıramadılar.
Cümlemin gizli öznesini anlayamadılar.
Anlayamayacaklar.
Oysa ben onu hep ayırdım; dilimin bana verdiği yetkiye dayanarak. Hep ayrı tuttum diğerlerinden, tuttum da kestim ayırdım onlardan.
Bilemedi kıymetini, farkedemedi değerini. İsyan etti, isyan ettirdi.
İşte o zaman yırttım ben sayfamı, o yüzden yarım kaldı yazdıklarım. Ortası olmadan sonuna varmaya çabaladım. Gittikçe de yaklaştığımın farkındayım.
Anlamlandırılamasa da, bu benim cümlem, bu benim satırım.
Ben her yüke hazırım.
Sen anlamasan da
Ben hep eksiltili cümle yazarım.