Üniversiteli öğrenciler (yani biz) bugün Edirnedeki “haksız” zam için harekete geçtik.
“Zorunlu” olarak alınması gerektiği savunulan KentKart ile sadece öğrencileri değil tüm halkı sömürme yoluna gidilmişti.

Bu konu sadece öğrenciyi bağlamıyordu aksine “herkes”i bağlıyordu.Fakat nedense halk tepkisiz kaldı bu duruma. Herkes kendi içlerinde eşe dosta “Ne biçim zam bu” diyerek isyan ederken bugün eylemde herkes “sustu”! nedense. Halk bize destek olacak yere köstek oldu resmen. “Gidin siz okuyun eylem yapacağınıza” diye kendini gösterme amaçlı ortaya atan teyze vardı. Çok ilginç!.Bunun yanında da sadece etrafta meraklı gözlerle seyrettiler olanı biteni. Siz de alkışınızla destek verseniz, üç beş tepki gösterseniz olmaz mıydı sanki? (Elbet yapan bir kaç kişi vardı tabi lafım onlara değil diğerlerine)

Herkes alışmış susmaya, kabullenmiş yapılanları, bir de yapanlara taş atıyorlar. Nasıl bir anlayışınız var anlamıyorum sizi yahu!

Facebook grubunun içerisinde 11 bin civarı katılımcı “Katılıyorum” olarak işaretledi. Gülünecek bir durum. Çünkü çoğu Edirnede yaşamıyordu bile ve herkes 11 bine bel bağlamıştı. Yanlış nerdeydi peki? Hepsinin katılacağını düşünmekte! Onu da geçtim çoğu kişi  “Gelcem gelcem orda olcam göreceksiniz gününüzü”  diye atıp tutarken nedense yoktular ortada. 300 bilemediniz 500 kişi diyelim yapacağımızı yaptık! Gerektiği yerde buluşup sesimiz kısılana kadar bağırdık, halkı da davet ettik, belediye başkanına da bildirdik. Yapılanın “zam”dan çok “sömürü” olduğunu herkese göstermeye çalıştık. Anlayana tabi.

Peki şimdi bizi neler bekliyor?

Belediye başkanı Hamdi SEDEFÇİ tavrından vazgeçmedi ve isteklerimizi gözardı etti. Susacak mıyız? HAYIR! Yine ve daha etkili bir şekilde tepkimizi dile getirmemiz gerek. Evde oturmakla, bilgisayar başında atıp tutmakla, orda burada konuşmakla çözülecek iş değil “eylem”e geçmek gerek. Söze değil icraate dökmek gerek!

Bu kart sistemiyle birlikte neler olcak biliyor musunuz?

Hani o kadar ilginçliklerle dolu ki saymakla bitmiyor, şaka gibi!

Her yerde görürsünüz: “Sivil : 2 TL , Öğrenci: 1.50TL” gibi tabelaları. Yani öğrenci her daim “düşük ” ücrettedir HERYERDE! Peki gelelim Edirneye.

O KentKart denilen kartın boşu;

Sivil: 5 TL

Öğrencinin cüzdanı boş arkadaş!

Öğrencinin cüzdanı boş arkadaş!

Evet evet yanlış görmediniz. Aynen bu fiyat! Oraya iki resim yapıştırdılar diye 2.50 TL daha fazla ücret alıyorlar hem de ÖĞRENCİden!

Kart almaya kimsenin tepkisi yoktur eminim. Burdaki ve isyan eden herkesin tepkisi zamdan karttan çok kartın arkasında yatan sebepler!

Edirne gibi bir öğrenci memleketinde öğrenci üzerinden bu iş yapılmamalı! Tek ele düştü diye elleri mahkum elbet verecekler bu parayı diye sömürülmemeli kimse!

Hani diyorlar ya “Neden tepki veriyorsunuz bu kadar?” diye. Bakın neden.

-Herkes mazottaki zamdan haberiniz var mı diyor ya. Evet var. Aynı il sınırları içerisinde şehrin bir ucuna giden minibüslere “zam uygularken” diğer uca giden minibüsler neden “zam uygulamıyor”? Onların mazotlarına zam gelmedi mi? Siz düşünün o zaman.

-Arabalara bakım yapılıyor deniyor ya. Hangi arabalara yapılıyor acaba? Arabanın bakımı sadece motordan, lastikten, rot balans ayarından ibaret değil. Bizim oturduğumuz koltuklar altımızdan kayıyor, tepemizdeki havalandırmadan kafamıza toz düşüyor, kapıların arasından kış vakti soğuk geliyorsa bu bakımlar hangi arabaların nerelerine yapılıyor acaba?

-O kartın boşu sadece 5 TL ama öğrenciye 7.50 TL. Var mı böyle bir şey? Ayrıca bu kartı öğrencinin alabilmesi için “ikametini Edirneye aldırmak zorunda aksi takdirde alamıyor”. Farkında olmadan minibüs hattına ortak falan mı oluyoruz acaba?  Seçim öncesi sırf Edirne Belediyesine “daha fazla” yardım gelsin diye zorla aldırılıyor o ikametler. İnanmıyor musunuz?

Buyrun burdaki haberi okuyun o zaman ;

Tıklayın buraya korkmayın

-Bu kart olayı sadece halkı, öğrenciyi değil yevmiyeli çalışan muavinlerin de derdi olacak. Tehlikenin farkında mısınız?

-Bulunduğu ilden “burs alan öğrenciler”. Sırf bu ikamet yüzünden aldıkları ya da alacakları burslar da kesilecek bunu da biliyor musunuz?

-Bazıları da gelip diyor ki, “İyi işte ne güzel daha az içersin, daha az bira alırsın hahah hihihi hoho”. Bu nasıl bir zihniyettir. 20 bin üniversite öğrencisi hergün her dakika içiyor mu Allah aşkına? Günde en az 2 defa minibüs kullanıyorlar okula gidebilmek için. Hadi içiyor desek bu kadar mı içiyor yapmayın yav. Gençleri siz böyle yönlendirirp siz köreltirseniz ne hale düşer bu memleket -zaten ne halde görüyoruz ya neyse-. İçilen bir çayla ulaşımı kıyaslamaya kalkmak, elmayla armudu toplayıp kuyumcuya satmaya çalışmak gibi, “anlamsız”!.

Sırf belediyeye fazla para gelmesi için kart bahane edilmiş kimse görmüyor bunu. Herkes tutturmuş bir “zam” zam” diye onla savunuyor kendisini. Zam değil arkadaşım bu, bu bambaşka bir şey, bu öyle böyle bir şey değil, aç artık gözlerini aç bir zahmet!

Öğrenci dediğin gelip geçici bir şey değil. Gelen bir öğrenci minimum 2 sene kalıyor burda. Edirne halkına bıraktığı paranın haddi hesabı yok. Ev kiraları öğrencilere zamlı, ulaşım öğrenciye zamlı, o zamlı bu zamlı. Öğrenciyi niye sömürü aracı olarak görüyorsunuz yahu. Sizin evlatlarınız yok mu? Hiç mi vicdanınız yok sizin?

Peki ya sen üniversiteli arkadaşım? Sen neden susuyorsun? Sen neden “banane ya” diyebiliyorsun?. Sen neden birlik olmayıp elinin tersiyle itebiliyorsun? Neden lafta bırakıyorsun herşeyi? 1 gün derse gitmesen ne olur sanki? Neden sen de tepkini göstermiyorsun? Sen neden katılmıyorsun?

Sen susunca yanındaki de susar, onun yanındaki de susar. Sen sesini çıkarırsan yanındaki de senden cesaret alır ve o da sesini çıkarır. Birlikten güç doğar! Durma sen de göster tepkini!

Unutma Sen Yoksan Biz 1 Eksiğiz!

Basında Biz, Basında Tepkimiz;

22 Haber Aktüel

Show Haber

Son Dakika

Medya 73

Haber Aktüel

Haber Aktüel