18 yaş dönüm noktasıdır di mi. Çoğu şeyler için beklenir. Reşit olma an’ındır, evden kopma an’ındır, babadan düşme an’ındır, kendi ayaklarının üzerinde durmaya başlama an’ındır, tüm ergenusların beklediği o an’dır!

12 yaşından itibaren yavaş yavaş o yaş düşünmeye başlanır, “Bir 18 olsam da kurtulsam herşeyden istediğimi istediğim şekilde yapsam” diye.. O yaş gelir ama hiçbir şey de yapamaz garibim 🙂 Çünkü fazla bir beklenti içine girer, yüksek derecede hayal kurar ama büyüdüğünün farkına varamaz, sonra bir döner bakar  n’oldu geldi mi  geçti di mi e hani öyleydi hani böyleydi?

18’den sonra büyük bir çile daha vardır aslında. Ne mi? 20’lik nar gibi kızarmış çıkan bir “diş”!. Evet evet, 20’lik çıtır!..İşte onun acısı, ağrısı, sızısı, herşeyiyle bir çiledir. Kimileri dayanamaz o acıya aldırır çektirir o dişi, kimisi deriyi kestirir aldırır daha çıkmadan kemik yığını. Ne işe yarar ki o diş? Hiç! koca bir hiç, işe yaramıyor velet ama çıkıyor işte lanet olasıca. Hem de zarar veriyor sana. Damak yapını bozuyor.Taa en arkalardan koca koca çıkmaya çalışan o dişler zorladıkça zorluyor ön saflardakileri ve çarpılmaya neden oluyor. 20 yaşından sonra bir de telle uğraşıyorlar sonra.

Normal acısız çıksa da bir süre sonra dökülüyor o diş, yani dedim ya bir işe yaramıyor ondan 🙂  E 32 dişim var benim miss gibi daha ne gerek var fazlasına yetiyor bana, çıkmasın işte desek de elbet bir gün çıkıyor işte..

Günlük sana acı veren 20’lik diş ağrısını bir tutam rakı geçirir mi bilmem ama sırf içinde rakı var diye denemeyi isteyenler vardır eminim 🙂 Bahane istedikten sonra gözünün üstüne kaşın var demek bile kâfidir çünkü 😉

20’lik dişlerle o çıtırlarla geçen kısa anların tadı da başkadır, kendinizi bulduğunuz anda bir acı daha çekiyorsunuz içten içe.Ağrılarla boğuşuyorsunuz güzelce. Demek ki neymiş? Her yaşın ayrı bir “acı”sı var. O zaman n’apıyoruz? Acı çekiyoruz.. Bizi öldürmeyen şey n’apar, daha güçlü yapar. Hadi iyisiniz güçlendiniz yine bakıyorum da 😉