Çoğumuz aslında inanmayız di mi aslında, hani başımıza kötü bir şey geldiğinde “Neden ben yaaa” diye isyan ederken aslında direk “suçlu”nun siz olduğunuza..

Neden böyle birşey diyorum, bilmem yaşadıklarım, gördüklerim, duyduklarım aslında bunu çok da iyi desteklediğinden olabilir.

Siz ne kadar temiz kalpli olursanız inanın sizin yanınızda hep birileri vardır ve sizi koruyordur. Sizin içiniz ne kadar fesat ve ne kadar pislikse bir o kadar da başınıza birşeyler gelir gelmese de sizi kötü şeyler yapmaya iter..

Bir düşünün şöyle?..

Hiçbir şeyden haberiniz yokken birisiyle konuşuyorsunuz, sohbet ediyorsunuz. Yolda beraber yürüken içinden o kadar içtenlikle geçiyor ki, “Aaa tavşana bak, minicik ne kadar tatlı” diyerek.. O an eğer size dokunmuşsa o şekilde söylenen bir söz, aklınızdan ilk geçen şey tabiki de “Ben alayım da hediye edeyim, daha mutlu olsun” dur. Evet siz bunu tüm kalbinizle istediğinizden zaten bir anda ağzınızdan çıkar ya. Ve alırsınız o tavşanı, sonra sevinir karşınızdaki, mutluluktan görseniz havaya uçar. Ama aslında onun içinde farklı bir şey varsa, yani gerçekten samimiyetiyle almamışsa o tavşanı, bakın neler gelir başına..

Size gelmez hea.. Hani sizin için pislikle dolmuşsa eğer, güzelim hayvana olur olan.. Siz onu yolda taşırken gözleri fal taşı gibi açılır bir an “yaptığını gör, içindeki pislik yüzünden herkesi mahvettiğin gibi beni de mahvettin, gör” dercesine.. Son nefesini verirken titreyerek çırpınır ve kucağınızda can verir..

Gözyaşlarına boğulursunuz, kutusunda sakladığınız marula bakar bir de onun için gözyaşı dökersiniz. Ama o “ölmüştür” artık. Çünkü ona bir hevesle alınan o tavşan için içinden geçen ne olmuştur, “ben bunu birisine hediye edeyim, onun için aldım diyim” .. İşte yapılan bu pislik yüzünden bir can almışsınız zaten siz. Diğer canı da almışsınızdır ama onun kadar etkili olmamıştır. Tabi bu içindeki pisliğin farkında olmayan karşı taraf da “Ağlama üzülme n’olcak, bir tane daha alırız” diye teselli etmeye çalışmıştır oysa..

Öyle bir durumdur ki bu, aslında hani “eden bulur”a geliyor. Sizden çıkmaz ama yanıbaşınızdakinden çıkar..

Bu örnekti gerçekliği vardır belki kimbilir, yaşamıştır birileri.. Hayat..

Biri tavşan alır aldığı tavşan ölür, öteki ayı besler yanında o ölür, ya da bir balık alırsın akvaryumdan atlar vs vs vs.. 😉

Dediğim gibi eğer içiniz o pislikle dolup taşmışsa eğer, bu yeri gelir “sizden” de çıkar!..

Nasıl mı?

Yeri gelir tedavisi mümkün olmayan bir hastalığa yakalanırsınız.. Allah korusun demiycem, Allah istediği için olmuştur, olacağo varsa olsun derim.

Ya da yakalanırsınız, hani tedavisi mümkün olur belki ama size hergün “acı çektirir”. Yani her gün öldürür. Öldürüp dirilmenizi sağlarlar. İlaç verirler, damarlarınız patlayana kadar serum dayarlar, başınız döner düşer bayılırsınız, sıkıntıdan suratınız eliniz yüzünüz şişer, sivilce olur, yemek yiyemez hale gelir boğazınız kapanır, ağzınızın içi yaralarla dolar.. Her dakika yaptığınızın acısını çekersiniz!.. Farkında olmadan hala yaptığınıza da devam edersiniz belki, işte o yüzdendir belki de iyileşememenizin sebebi.. İyileşecek olsanız da fayda etmez ki zaten, siz çevrenizdekileri daha çok öldürürsünüz.. Hastalığınızı kullanırsınız mesela.. Herkese iki yüzlü davranabilirsiniz.. Yalan üzerine yalan söylerseniz ve bir de bu yalanlar “suçsuz” birisi hakkında olursa ki, vay halinize.. İşte o zaman kurtuluşunuz yok.. Peki bunun farkına vardığınız halde devam ederseniz ne olur?

Ne olacağı mı var, olan olmuş zaten. Ama bu tarafta çekilen acıyla kalmaz işte, kat kat fazlasını çekeceğinin farkında olamaz aslında ve “hala” devam eder birilerine çamur atmaya ve “hala” devam eder pişkin pişkin sırıtarak fotoğralar çekinip gülücükler atmaya.. Buna rağmen de “Niye benim başıma geldi” diye de isyan ederler ya, bir dönüp bakaralar aslında geriye yaptıklarına ve hala da yapmaya devam ettiklerine, işte o zaman “Niye o” olduğunu çok iyi anlarlar.

Ama diyorum ya, emin ol “Eden Bulur!” .. Ki eminim bir çok kişide,yerde buluyordur da.. Bazılarının siz farkına varamayabilirsiniz, bazılarını farketmiş de olabilirsiniz, ama emin olur “Yapılanların cezası HERGÜN çekilir aslında!”

Şöyle de bir şey var hatta, insanların duygularıyla oynamak vardır ya hani, ümit verip ümidini kırmak, umut verip onu boşa çıkarmak, gelecek vaadedip geleceğini çalmak..

Siz siz olun, yapmayın..

Çaldığınız aslında sizin kapınız olabilir, açtığınızda kapınızdan içeri çığ düşebilir ve siz o çığın altında

donarak ölebilirsiniz..

Kim bilir, siz bir “can” alırsınız  bir “can” daha bir “can” daha derken, birini de almadan “can”sız bırakırsınız.. İşte o zaman

“eden bulur”..