“İnsanların ön yargılarını parçalamak, atomu parçalamaktan daha zordur.”   Albert Einstein

Ne de doğru söylemiş di mi?  Gerçekten önceden kurulan yargıları yıkmak zor oluyor.  Hani biz küçükken, ilkokullardayken daha.. Hep böyle söylentiler olurdu,

– yeni öğretmen gelecekmiş

-eeee?

-oğlum eli sopalıymış lan. Herkesi dövüyormuş.Buraya da zaten o yüzden gelmiş

-Salak mı bu yaa ne dövmesi.. Annee!!

Daha adını bile bilmeden, sağdan soldan duyulan,kulaktan dolma haberlerle yankılanır heryer.. Her kafadan ayrı bir ses çıkar, her dil başka söyler,gözlerin bundan haberi olmadan. E napsın bizim beyin de inanıyor garibim doğal olarak. Sonra çekiyor önüne seti, yık yıkabilirsen!

Ben her zaman demişimdir,

“Kimseyi dış görünüşüyle yargılama”

diye..

Hâla da savunurum bu sözümü. Kimse dıştan göründüğü gibi değildir çünkü. Hatta atalarımız bile söylemiş “Davulun sesi uzaktan hoş gelir diye” . Gelince Ramazan Davulcusu dibine, ondan bile kaçıyorsun harçlık vermeyeyim diye. Hani o davulcu kaldırıyordu seni her sabah sahura? Hani ne de güzel çalıyor diyordun? Hani yağmur yağsa da sabahları yine geliyor diyordun? Noldu şimdi, uzaktan mı seviyordun?

Önemli olan insanın içini görebilmek, yüreğini hissedebilmek, gözlerinin içindeki ışığı görebilmek. Uzaktan olacak iş değil bu da. Aksini iddiaa eden olursa bir kez daha düşünsün derim..

Neden böyle bir şey olur ki? İnsanoğlu “kendi tanımak” yerine neden başkalarının “söylem”lerine göre hareket etme gereği duyar?.  “Etraftaki herşeyi  duy, ama istediklerini dinle!” Çünkü herşeyi dinlemek zorunda değilsin, ama istemsiz herşeyi duymak zorundasın. Yapın bu senin. Ama varsa biraz düşünme kabiliyetin, “kendin değerlendir etlisini sütlüsünü”. Biri sana “ıyyy öğğğ kaka o kaka” dedi diye, kendini geri çekersen eğer,yaşamazsan kendi tecrübenle,evet her daim birilerinin sana söylemesini beklersin. Hani var ya tabir “Beyin Bedava”.. E kullan hadi o zaman, ne diye yük yapıyorsun bedenine? Boşa niye durduruyorsun breh!

Biri sana “Bu sana göre değil!” dediğinde, hemen elini çekiyorsan var burda bir sıkıntı.

Biri sana “Bu sana göre değil!” dediğinde, “Niye?” diye soruyorsan evet bu diğerine göre daha doğrudur.  En azından sorgulamayı bilen biri olmuş olursun, en azından nedenini,niçinini öğrenmiş ona göre kendi savunmanı hazırlamış olursun. Ama sen yolundan vazgeçersen, emin ol  kaybeden olursun!. Çünkü ;

” Her vazgeçiş, aslında bir kaybediştir!”

Gözlemci olman gerekir hayata karşı. Etrafındaki varlıkları süzmen gerekir iğneden ipliğine kadar. Sonra vermen gerekir kararını, sonra ölçüp tartman gerekir düşüncelerini.

Ne öyle, ne de böyle..

Saatlerce konuşulsa, sayfalarca yazılsa da “değişmeyenler değişmez” sabit kalır. Ben değiştirebilmek için “sabit”likleri, en azından açıklayabildim,ifade edebildim kendimi..

Ne beni dış görünüşümle,

Ne kulaktan dolma bilgilerle,

Ne de sağda solda gördüklerinizle,

değerlendirin.

Beni BEN olduğum için değerlendirin.

Beni HERKES leştirmeyin.

Ben herkesten farklıyım, çünkü herkes ben değil, ben de herkes.

Benim resmimde gözüm şaşı gibi çıkmış olabilir!  Bu benim şaşı olduğum anlamına gelmez.

Benim gözüm farklı çıkmış, evet çünkü gözüme ışık geliyordu o zaman.

Benim üzerimde kan kalmış. Aman Allah’ım! Dünkü kavgadan kalmış kesin, tüühh!.

Benim ellerimde çizikler,morluklar varmış.. Geçen gün kardeşimi dövüyordum ondan olmuştur, bir de onun yüzünü görseniz ah!.

Suratıma vampir maskesi var, hayır olamazz!.. Gün ışığına çıktım deşifre oldum..

Ben resimden ibaret değilim,

“Unutmayın resimler aldatır!”

Ben, benden ibaretim.. Benim silûetimle uğraşmayın ki.  Niye onla değerlendiriyorsunuz beni. Sen görmedin mi yüzümdeki gülüşü,farketmedin mi bedenimin halini? Var mı sence psikopat bir halim? Pehh güldürme beni arkadaşım.. Bu tipten katil mi olur Allah’ını seversen 🙂 Ne tipler var kolunda falçata izleri, gözlerinin altı mor çanak, ellerinde darbe izleri. Onlar katil değil de ben miyim ki acep? Baaakk sennn  😀  Kimler doğruymuş da, neler yanlışmış mış da mış mış..

Neyse artık.. O yüzden diycem ki, (daha fazla uzatıp dallandırıp budaklandırmadan)..

Ben benim arkadaşım, beni böyle bil, başkasından duyduğunla değil, kendi cümlelerinle değerlendir.

Başkalarının sözleri esir etmesin seni, etrafındakilerden çok yüreğinin sesini dinle sen..

” Ben senin görebildiğin kadarım, ama aslında göremediklerinde saklıyım”

Haydi selametle..

aLi Mazılıgüney