Aşk Nedir

Nedir Aşk?

Aşk dedikleri o illet-ûl berbat şey nedir acaba? Nasıl bir duygudur ki. Garip bir şey aslında. Tarif et dediklerinde bile gözlerini sağa sola, yukarı aşağıya doğru hareket ettirdiğin, dilinin dişine sürttüğü, dudaklarının ezişip büzüldüğü, istemsiz bir şekilde ellerinin hareket ettiren tarifini bile yapamayacağın duygudur işte.

Saatlerce konuşmak istediğin, anlamsız cümleler de olsa onunla birlikte eğlendiğini hissettiğindedir belki de. Onunla birlikte güldüğün, akrebin yelkovanı nasıl kovaladığını farkedemeyecek kadar zamanın nasıl hızlı geçtiğini bilmediğin andadır belki de.

Telefonu eline aldığında ‘ilk‘ ona mesaj atmak isteyeceğin, ondan ‘her mesaj‘ geldiğinde içinin daha bir kıpır kıpır olduğu andadır belki de. Sabah o kıçı kırık telefonun alarm sesi yerine, ‘sevgilim‘ dediğin kişiden gelen ‘Günaydın‘ mesajıyla uyanmakta gizlidir. Gece yatarken, yatağın içinde kıvrıla kıvrıla, yorganın altında mesajlaştığın andır. Yüzünde mesajı okurken de cevap yazarken de güldüğü, dudağının istemsiz kıvrıldığı andadır.

Süpriz yapmasa da, içini her daim kıpırdatan, heyecanlandırandır. Yüzünün kızardığı, avuç içinin istemsiz terlediği andır. Parmak uçlarına kadar giden damarlarında, kalp atışlarını hissetmektir.

Saç diplerinin sızlaması, saçını okşadığında kendinden geçtiğin andır. El ele dolaştığında, elini tutmaya kıyamadığın, üşümesin diye sarıp sarmaladığın anda saklıdır.

Aynı tabaktan yediğiniz yemekte, aynı bardaktan içtiğiniz suda gizlidir. Her sarılan bir çift gördüğünde, derin bir iç çekip ‘O da yanımda olsa şu an keşke‘ dediğin andadır.

Gizli gizli resimlerine bakıp, ona yazılar, adına şiirler karalamaktır. Tek dilde sevgini anlatamamakta gizlidir. Tüm alfabeye hâkimken, karşısında iki cümle kurup kendini anlatamamaktır.

Acı çekmektir, çektiğin acıyla olgunlaşmaktır.

İnanmaktır, güvenmektir.

Fedakârlık yaptığın anda saklıdır.

Çabaladığın, o‘nu görebilme adına tırnaklarınla toprağı kazdığında saklıdır.

Ferhat olup dağları delmek yerine, o dağın eteklerinde Şirin’le beraber el ele gezip, mutlu olabilmektir.

İçindekileri, sıkıntını, hüznünü, sevincini, mutluluğunu istemsiz olarak dökebildiğin kişide saklıdır.

Ve o aşk, hep saklıdır. Çıkmaz dışarıya. Hep içeride büyür, koca bir taş olarak saplanır kalır sol yanına. En ufak sözünde kırılır, içine kapanırsın.

Ama nerde o aşklar, nerde o sevgiler. Şimdiler de hepsi, internetteki sanal yazışmalardan, maddiyattan ibaretler. Artık aşk yazıldığı gibi okunmuyor, okunduğu gibi @-$-K olarak yazılıyor.

Yani aslında artık o @$K : Sanal alemden, paradan, kıçı kırık sevgilerden oluşuyor. Sevgiler sanal ortamda, yazılarla dile getiriliyor, karşısına geçince yüzüne bakmıyor. Sevgiler, paraya dökülüyor, paran varsa sonsuza kadar yanında kalıyor. Sense garibim bir başına ortalıkta kendi halinde takılıp kalıyorsun.

Gerçek Aşk mı?

Kaldıysa eğer sakın parmakla gösterme!

Git yanına, söyle gönlündekini, sımsıkı sarıl sevdiğine!