Etiket: ales 2012

2011 #ALES# Soruları ve Cevap Anahtarı

2011-Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES)
(Sonbahar Dönemi) : Sınavın Uygulanması

2011-ALES Sonbahar Dönemi Sınavı 27 Kasım 2011 Pazar günü yapılmıştır. Toplam 233.471 adayın başvurduğu sınav, 711 bina ve 9.462 salonda gerçekleştirilmiştir.

Sınavın ana soru kitapçığı ve cevap anahtarına aşağıdaki bağlantıdan erişilebilir.

Sınavın sorunsuz gerçekleştirilmesine katkı sağlayan ÖSYM çalışanlarına, sınav görevlilerimize, emniyet güçlerimize ve sınava katılan adaylara teşekkür ederiz.

Adaylara ve kamuoyuna duyurulur.

ÖSYM BAŞKANLIĞI

Tıklayınız => 2011-ALES Sonbahar Dönemi Soru Kitapçığı ve Cevap Anahtarı

Telif Hakkı: ÖSYM’nin internet sayfasında yer alan sınav soru kitapçıklarının telif hakkı ile koruma altındadır. ÖSYM’nin yazılı izni olmadan Hangi amaçla olursa olsun, tamamının veya bir kısmının kopya edilmesi, fotoğraflarının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması ya da kullanılması yasaktır.

İşte o ‘mantığımsı’ sorulardan bir kaçı;

1- Bir matematikçi yeni tanımladığı fonk ve tont kavramlarıyla ilgili şu önermeyi kanıtlamıştır.

Önerme: Fonk olmayan tont yoktur.

Aşağıdakilerden hangisi bu önermeye denktir?

A) Her tont bir fonktur.

B) Her fonk bir tonttur.

C) Bazı tontlar fonk değildir.

D) Bazı fonklar tont değildir.

E) Tont olmayan fonk yoktur

2- Bir lokantada bulunan Ali, Burcu, Çağrı, Demet, Elif, Fikret, Gülşah ve Hasan adlı kişilerin, yemek sırasında su, ayran, kola, şalgam suyu veya yemekten sonra çay, kahve, su, maden suyu içmeleriyle ilgili şunlar bilinmektedir

Çağrı iki, ötekiler yalnızca bir içecek içmiştir
Gülşah ve Fikret ayran içmiştir
Kola içen iki kişiden biri demettir
Elif ve Çağrı’dan biri yemek sırasında, öteki yemekten sonra aynı içeceği içmiştir.
Yemekten sonra içilen içeceklerden her biri farklı bir kişi tarafından içilmiştir.

Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi kesin olarak yanlıştır?

A) Elif ve Çağrı su içmişlerdir
B) Çağrı içeceğini yemekten sonra içmiştir
C) Yemek sırasında su içen iki kişi vardır
D) Elif içeceğini yemek sırasında içmiştir
E) Ali içeceğini yemekten sonra içmiştir

3- Ekrem, kol saatini, doğru bir saate göre 5 dakika ileri almıştır. Ekrem’in bindiği servis aracının sürücüsü de aracın saatini doğru saate göre 3 dakika geri almıştır.

Ekrem, kol saatine göre 17:30’da iş yerinden servis aracına binmiş ve araçtaki saate göre 18:00’da evine ulaşmıştır.

Buna göre, Ekrem kaç dakikada evine ulaşmıştır?

A) 38     B) 35      C)33     D)30    E) 28

Adını #ALES# Koydum

Yine bir ÖSYM sınavı, adını ALES koydum.

Her zamanki gibi tipik Ösym önlemleri, üst aramalar, yanınızda bozuk para da dahil, evinizin, arabanızın anahtarı bile olmayan metal eşyalar olmayacak. Olmasın tabi si isteyin ne demek. Ardından sınav salonuna girersin. Sanki tüm soruları hazırlamışcasına havalarda olan bir hocayla karşılaşırsın bir de yanında pek tecrübeli olmayan eh biraz da şaşkın bakışlı bir hoca.

‘Kitapçıkları açmayın! Hep beraber başlayacağız!’ Tamam yemedik soruları, kontrol ediyoruz zaten eksik var mı diye, sonra vay efendim niye baştan söylemedin diyorlar ya o yüzden.

‘Sınavın başlamasına 10 saniye var arkadaşlar, hadi sayıyoruz geriye Oooonn, Dokkkuuzzz, Seekkkiiizzz’

Gülmemek elde mi şu duruma. Sanki kutumuza gideceğiz de Hamdi Bey’den teklif alacağız, ba baba baaa 🙂

ALES’de önemli olan süreyi iyi kullanmaktır aslında. Hakikaten de öyle. Aslında hiç kalem oynatmadan çözebileceğiniz bir çok soru mevcutken, eşşek kadar paragrafların altına saklanmış onlarca da soru mevcut. Okuyup anlaman, şıkları değerlendirmen zaten 3 dk.’nı alıyor. Ama gel gelelim öyle abzürt sorular da çıkıyor ki karşına anlayamıyorsun bile.

Elemanın biri çıkmış -soruda- kendince tanım üretmiş ‘Sayı tonksa fonktur, fonk değilse ne idüğü belirsizdir’ Bu ne len?!? Tonksa fonk, fonksa tonk mu acaba? Pardon tontunuz var mı, yoksa siz de mi fonklaştırdınız? Taak beyin.dll bulunamadı hatası ve System Failed! yazısı gözün önünden geçer ve dil istemsiz bir şekilde sapıtarak ‘Tontu fontu torino şiki şiki şayni şililaylooo!‘ diye şarkı söylemeye başlar. (Bknz: Burada )

Altıgenin bir köşesinden maviyi, öteki köşesinden kırmızıya boyanan noktaların kaç tane olduğunu soruyor. Bizim neyimizi ölçüyor acaba?
Dikkatimizi?
Bilgimizi?
Hızımızı?
Anlama kabiliyetimizi?
Anlayamama kabileyetimizi?
Mantık kurabilmemizi?

180 dk boyunca bu tip sorulara maruz kalmak, ihtiyaç molası bile veremeden kıçınızın üzerinde oturmak ne kadar acı bir durum! Gözleriniz soruları okumaktan, paragraflar arasında kaybolmaktan puslu bakar oluyor dünyaya. Beynine temiz oksijen gitmediği için anlayamıyor bir noktadan sonra. ‘Verimli bir şekilde ders dinleme ve anlayabilme süresi 20 dk. olarak bilimsel yönde açıklamalar yapılırken, bizde 45dk. olması, sınav sürelerinin aralıksız 120-180 dk. olmasına ne demeli?

Tuhaf bir sınav tuhaf. Bir Türkçe sorusu var ki, kimin kimle nerede ne yaptığını anlamak başlı başına bir problem. Yemekten önce masada içilen maden suyundan şalgam suyuna yemekten sonra içilen su çeşitlerini ve bunu kimlerin içtiğine dair bir Sözel sorusu olabilir mi? Oluyormuş gördük.

Sürmene’de yaşayıp dericilik mı yapsın, yoksa Tokat’ta yaşayıp fidecilik mi yapsın? Bir soruyu en az üç soruya nasıl bağlarlar ve nasıl tek seferde -anlamadıysan eğer- o üç sorunu da çöpe atarlar, ahan da böyle!

Tont ile fonkun tontturamadağı, Çağrı’nın iki kadeh şalgam suyu içip, Kadir’in Perşembe’ye taşındığı fakat ne iş yaptığı belli olmayan, acaba Levent’in Tokat’taki arsasında fidecilik mi yapacağının yoksa elektrikçi mi olacağının kestirilemediği, telli turnanın kanadının kırıldığı tepesindeki ibiğinin kırmızı oldu, 30 koyunun bir ettiği bir sınav bu.

Akademik Lisansütü Eğitimi Sınavı olan bu sınavın, ismi ile cisminin örtüşmemesi garip di mi? Sınava girerken ‘Ne çözeceğim ben?’ diye şaşkın ve ürkek gözlerle etrafına bakan kişiler ile, ‘Bir teli ikiye böldüğümüzde orta noktasının kaç cm kayacağını’ soran sorular ve bunun sonucunda Yüksek Lisans yapacak olan kişi/ler ve o kişi/ler sayesinde yapılacak olan bilumum araştırmalar, projeler..

Ama sağolsunlar Ösym bizi çok düşündüğü için, 2 adet cızır cızır ses çıkaran kurşun kalem, 1 adet kalemtraş, 3 adet minnak şeker, 1 adet silerken kırt kırt ses çıkaran bir silgi, 1 adet -hijyenik koşulları sağlanmış ve poşetin için sıkıştırılmış sınav kağıdının hamuruna benzer- peçeteyi kutuya sarıp sarmalayıp bizlere hediye ediyor. Bitmedi! Üstelik sınavdan sonra sizde kalacak olan bu ürünleri tekrar başka sınavlarınızda veya günlük hayatınızda kullanabilirsiniz.

Kitapçıkları vermiyorlar yalnız he. Hatta o soru kitapçığının arka kısmında ‘Tüm adayların kitapçıkları tek tek incelenecektir’ ibaresinin yer alması aslında size güven aşılamaktadır -yerseniz-. Bir de en arka sayfalarını boş bırakıyorlar ki ‘sayısal soruları bu kısımda çözebilirsiniz’ diyerek. Onu yapmak yerine soruların altına biraz daha boşluk bıraksan olmaz mı? Kim uğraşacak bir en arkaya bak, bir ön sayfaya bak. Kullanan var mıdır orayı merak ediyorum doğrusu?

Neyse bir sınav sonrası telepatik sancılar serisinin daha sonuna gelmiş bulunmaktayız.

Her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsanız bir daha gözüme görünmemek üzere,

Sevgi(!) sözcüklerimle..