Pazarcı Tezgahtar

Günümüzün ticareti sanki fazlasıyla tuhaflaştı. Satıcılar sattıkları malın cinsini, türünü, neye ait olduğunu, nasıl olduğunu bilmeden satıyorlar adeta. Sizin isteklerinizi kulak ardı ediyor, yine kendi bildiklerini okuyor. Bu da özellikle en çok halkın can damarı olan ‘pazar‘larda yapılabiliyor haliyle.

Öyle deli muhabbetler dönüyor ki arka planda –aslında bir yerde eğlenceli– şaşarsınız. Ama iş satış kısmına gelince, harbiden her şeyi satabilme potansiyeline sahip oluyorlar. İşleyiş basittir: Önce dikkat çekmek için bağrılır, çağrılır, abzürt laflar edilip renkli kartonlara tuhaf tuhaf şekilli yazılar yazılır, ardından türlü türlü yalanlar saydırılır. Sonra eline aniden ürün tutuşturulur. “İade alırız abla, değiştiririz” diyerek satış yapılır en basit şekliyle.

Peki öyle de böyle de nasıl satılır bir ürün? derseniz, e deyin tabi. Ben de açıklayayım azıcık ucundan..

Eleman önce müşteriyi göz ucuyla tartar. Bay & Bayan olmanıza göre tavır takınır tabiki de. Erkekse ‘Buyur kardeşim/arkadaşım nasıl bir şey baktın yardımcı olalım‘ derken,gelen müşteri bir kadınsa ‘Buyur güzel ablacım, yardımcı olalım şu modellerimiz var..‘ gibisinden hafif erime moduna geçer. Müşterinin hafif nabzı yoklandıktan sonra, nasıl bir şey aradığını aslında pek fazla önemsemeden o sırada yeni getirdiği modellerden bir kaçını sunar önüne. O onla oyalanırken, müşteriyi süzer durur, ‘Acaba nasıl fiyat söylesem, n’apsam n’etsem‘ diye. Bu durum saniyenin onyüzbinmilyonda birinde gerçekleşir merak etmeyin. He iş fiyatını sormaya gelince, eğer alımlı bir bayansa hafif yüksekten tutar ve sonra direk ‘Senin güzel hatrına … -5 TL indirimli fiyat söyler- olur.” der. Garibim o da inanır. Erkekse zaten gelenin tavrı bellidir, çok fazla seçiçi olmadığından bir tane beğenir, fiyat sırar, o da fiyat söyler geçer. Alırsa alır, almazsa çok da fifi der geçer. He çetin cevizli pazarlık anlayışı fazla olan biri gelirse o da zor bela 5TL falan indirim yapar, öyle alır gider alacağını.

Asıl sorun ise cinsiyet ayrımının dışında sizin isteklerinizin gözardı edilmesi. O ayrım istemsiz bir şekilde heryerde var zaten. Alımlı bir bayan geldiği zaman satıcı erkek ise, gevşer, daha yumuşak olur, karşısında o şekilden şekile girer. Bu böyledir. Ama örneğin, kot pantolon alacaksınız –pazarda-, siz açık mavi istersiniz, o size koyu getirir, taşlanmış istemezsiniz inadına önünüze taşlanmışından koyar. He bir de başka yok elimizde der, moda der, en çok bu tutuluyor der. Ulen arka tarafta var görüyorum halbuki vardır ama, getirmez. Sizi tutacak, sizi oyalacak ve bir şekilde malını satacak ya. Yapar. Aslında bir çoğu kendi tezgâhını hangi mallardan kaç adet olduğunu da bilmiyor ya n’apsın garip, yok deyip geçiştiriyor işte.(!)

Tezgâh ardında aslında o kadar oyunlar dönüyor ki.. Normalde çok çok ucuza alınan bir malı sırf sizin dış görünüşünüz sebebiyle kazık ve de uçuk bir fiyata satabiliyorlar. Belki ticaret anlayışları odur bilemem ama aynı ürünü birine 10’a diğerine 20’ye satıyorsan olmaz arkadaşım. Fiyatlarını belirle öyle çık satışa di mi?!

Bu aslında çok küçük bir örnekti. Bunun gibi olayların olabileceğini düşünerek “pazar”dan yapacağınız alışverişlerinize daha bir dikkat etmelisiniz (bence). Olabildiğince pazarlık yapın. Gerekiyorsa cebimde şu kadar para var, veriyorsan ver deyin. Başta mırın kırın eder, ıh mıh der ama siz arkanızı dönüp gitmeye başladığınız bağrır ardınızdan “Ablacım gel gel sana olsun bari akşam pazarı..” der ve satar ürünü. Bir nevi alışveriş prosedürüdür aslında bu. Hatta hayat kuralıdır; “kaçan kovalanır”.

Siz kaçın ki, onlar kovalasın sizi. Sizin onlara muhtaç olduğunuz kadar, onların da size muhtaçlığı aynı orandadır. Emin ol.

Siz yoksanız, onlar da yok!

Bunun bilincinde olun..