Bir erkeği normalde de ağlatması zordur.
Bir erkek duygularını göstermez, belli etmez hiç.
Daha doğrusu etmemeye çalışır, çekinir.
Kendi içine atar orada sindirir bitirir.
Kendi duygularının kendi paratoneridir bir nevi.
Aslında farkında değildir,
her seferinde kendi yıldırımlarının başına düştüğünün..
Köz olsa da, yine de atar içine hepsini, vurmaz dışarıya.
Güçlü olmayı ister belki de, yenik düşmeyim ister karşıdakine,
Ama bi bilseler içindeki fırtınayı,
bilemezler..
Öyle bir an gelir ki işte,
ya bir şey olur, ya da da biri olur,
düşürür gözünden damla damla yaşları..
İşte o zaman o erkek ağladığında asla sahte olmaz gözyaşları.
Çünkü bir erkek ağladığında yürekten ağlar.
Bastırılmış duyguların acısını ta derinlerde yaşıyordur
Artık içine atamayacağı kadar yoğun hissediyor demektir.
O kadar yükü artık kaldıramıyor ve bir şekilde atmayı istiyor demektir.
Pişmandır demektir çoğu zaman.
Neden içime attım diye, belki de yanlış yaptım diye..
Suçluluk duygusu, üzüntü, kaybetmişlik hepsi bir aradadır.
Çünkü bir erkek sadece;
gerçekten değer verdiği, hayatından büyük bir parçası koparsa ağlar..
Erkekler; aslında çocuktan farksızdır…
Ve çocuklar,
En sevdikleri şey elinden alınınca ağlar..
Hıçkıra hıçkıra ağlar!
Ve çocuklar,
En sevdikleri kişi/lerin yanına koşar,
kollarını açar, yüzünde mutlulukla..
Ve eğer canı yanarsa,
işte o zaman buram buram kokar gözyaşları..
Çocuk da olsa, kocaman adam da olsa,
erkek de ağlar,
adam gibi adam da ağlar..
Hani ağlamaz denir ya,
öyle bir ağlar ki,
onu sen bile göremezsin.
Ağladı mı o kadar içten ağlar ki,
ağladığını dahi hissedemezsin.
Ağladı mı erkek öyle sadece gözle değil
içi kan ağlar,
kan ağlar..

Ali Mazılıgüney

22.12.2010 | 16:36