Please follow and like us:
0

Bazen düşünüyorum da yüreğimi iyice taşlaştırdım sanırım. Duygu körlüğü yaşıyorum sanki. İnsanlara karşı o kadar kapatmışım ki kapımı, ne inanabiliyorum ne de güvenebiliyorum. ‘Ya bu et parçası da kazık atarsa‘ diye diye geçemiyorum çizginin bir adım ötesine. Çok kırıldım, çok yıprandım zamanında. Belki de hep karşıma bu tipler çıktığı için bu kadar yoruldum ya, kim bilir. Ama bir gerçek var, o da ‘yorulduğum‘. Sahteliklerden yoruldum. Bakan gözlerin ardındaki samimiyetsizliklerden yoruldum artık.

Yanıbaşında bile yalan söylenirken, gözünün içine baka baka saydırılırken nasıl güvenden bahsedebilirsin ki? Herkes kendini düşünüyor ya hani, kendi çıkarları uğruna, arkadaşını, eşini, dostunu, kardeşini, babasını bile satanlar var ya. Amaçları ne acaba? Günü kurtarma adına yaptıklarının anlamı ne ola ki? Hayat 1 günlük değil uyanın! Siz kelebek falan değilsiniz, gözünüzü açın! Kelebek misâli mutluluklara aldanıp, kanmayın! Bugün size vâad edilenler, yarına kalmayacak, farkına varın!

Dün yanı başınızdaki dostunuz yarın tek çırpıda satacak sizi. Kardeşim dedikleriniz, ‘senin uğruna ölürüm’ diyenler, ölmeyecek, aksine gününü gün ederek yaşamaya devam edecek. Siz hâla neyin peşindesiniz?

Ne kadar insanlara bel bağlarsanız, o kadar ağlarsınız. Siz gönlünüzü herkese açtıkta, onlar da sizin yaralarınızı o akdar açacaktır. Kimse gözünüzden akan yaşa kurban olmaz. Sözde söylenenleri, icraate gelince kimse bulamaz.

Boşverin, siz takılın elleriniz cebinizde, takılın kendi halinizde. Yalanınız da size, ihanetiniz de, güveniniz de. Gördükleriniz ve görecekleriniz yüzünden çekilin köşenize. Hiç kimseden, hiçbir şeyden medet ummadan yaşayın kendinizce.

Çünkü herkesin derdi, kendine.

Zaten ben hep derdim kendime, benim derdim senin neyine, seninkinden bana ne.

Please follow and like us:
0