Please follow and like us:
0

Evet.. Bir ay boyunca tutulan oruçlar bugün itibariyle hayırlısıyla sona erdi. Allah tutulan tüm oruçları(mızı) kabul eder inş. (Aminnnn) Eee orucumuz bitti sırada ne var, tabiki de bunun mükâfakatı olacak. O da 3 gün sürcek hem de. Yarın sabah kalkılacak bayram namazlarından sonra evlere gelincek ve öncelikle tüm aile bireyleriyle bir güzel bayramlaşılcak,eller öpülcek daha sonra 3 günlük Ramazan Bayramı başlamış olacak.. 🙂

Eskiden daha bi güzel heyecanlı geçerdi bayramlar seyranlar.İnsanların içlerinde daha farklı bir heyecan olurdu.En azından benim olurdu,şimdi nedense o heyecan yok,o bayram telaşı yok içimde.Hatırlıyorum da bizim bayram telaşımız çok önceden başlardı.Daha bayram gelmemişken bayramlık beğenme,bayramda misafirlere tutulması gereken  (fakat hep küçükler tarafından gasp edilip avuç avuç yenilen) şekerler seçilip alınırdı.Sonra hep arefe günü hazırlanırdı o kıyafetlerimiz,yatağımızın yanı başında dururdu sabah kalktığımızda giyelim diye.Sonra hep o akşam bir de güzel banyoya girerdik tertemiz olalım diye. E bitince tüm hazırlıklar erkenden yatılırdı,hep annemiz derdi “hadi oğlum bak sabah erken kalkacaksın cicilerini giyceksin uyuyup uyanacaksın bayram olcak” -“oleeyyyy” der ve mutlu mesut uyurduk.Sabahın erken saatlerinde annemiz gelirdi uyandırmaya,hoş zaten uykumuz o kadar hafif olurdu ki,daha kapıdan girer girmez küçücük gözlerimiz fal taşı gibi açılırdı.O bayram heyecanıyla tüm gece doğru düzgün uyuyamamışızdır.Hemen kalkar,kalktığımız anda gözlerimizin içi parlar,gülerdik.Hemen akşamdan hazır bekleyen o cicilerimizi giyer, koşa koşa babamızla,dedemizle birlikte camiye giderdik .Onun heyecanı bile bambaşka yer ederdi ki içimizde.Sonra eve gelir elleri bir çırpıda sıradan öpmeye başlardık.Tabi küçücüğüz ya sevindircekler ya bizi. Üç beş kuruş cebimize sıkıştırırlardı. O normal zamanda hiç bir anlam ifade etmeyen adı para olan kağıt parçaları, öyle bir günde o kadar anlamlı olurdu ki.Sevinçten uçardık resmen. Ben bunu biriktircem kendime oyuncak araba alcam.Anneeee babam bana bayram harçlığı verdi baakkkk.. Ahh ahhh çocukluğumuz… Onun tadı bambaşkaydı.. Sonra biter mi bu maceralarımız.. Haaaayıırrrrrrr! tabikiii 🙂 Bu daha sadece aile içindeki macera,daha bunun sokağa çıkıp Süleymanla, Abdurrahmanla,Necatiyle beraber mahalledeki teyzeleri,nineleri,dedeleri görmeye.. Evde kahvaltı yapılır apar topar dışarı fırlanırdı..

-Süleymaaannnnnnn tak takkk takkkkk!…İyi bayramlar teyzeee öpimmmm..

-Sağol yavrum a benim ne de şekermiş.. Dur sana şeker getireyim…

arka planda Süleyman zaten hazır beklemektedir, sadece onu ateşliycek biri lazımdır o da kapısına kadar gelmiştir zaten.Hemen yan yana gelinir ve başlanır konuşmaya;

-Olum bak babam bana harçlık verdi,dedemden de kopardım..Hadi gidelim bakkala çikolata alalım,cips alalım..

-Benim de var bende de varrrr.. Önce Cevriye teyzelere gidelim ondan da harçlık alalım.Annem önce onlara gidin o harçlık verir size çocukları seviyo dedi

-Tamam hadi hadi koşşş gidelim hemen herkesten önce

Hemen koşulur gidilir sonra cevriye teyzeye..Eli öpülür önce kolonya,sonra şeker ve sonra gelsin paralaarrrrrr :))

Böyle böyle tüümmm mahalle halkının elleri şapur şupur öpülürdü.Cepler şeker,karınlar yemek,tatlı dolardı.Şeker gibi çocuklar bayramda şekerlerden bile daha tatlı olurlardı..

İşte öyle bayram zamanları vardı eskiden..İnsanın içini huzur dolduran.. Ama nedense yok eskiden bu denli mutlu geçen bayramlar,  içi kıpır kıpır eden bayramlar.. Herkes kaptırmış kendisini teknolojiye alıyor eline telefonunu.. Sağdan soldan kopyalanan bayram mesajları,ya da başkasından gelen mesajlar iletile iletile gönderiliyor.Onu da geçtim önceden en azından herkese farklı mesaj atılırdı.Yani  X şahsına bir mesaj attıysam Y şahsına başka bir mesaj giderdi. Ama şimdi teknoloji sayesinde tek bir mesaj yazılır, tüm listeye çoklu gönderilir.. Ne de kolaylaştı dimi bayramı tebrik etmek! Hatta o bile olmuyor çoğu zaman,doğaldır kontör (TL) bulunmuyor, ya da bedava mesaj olmuyor her yöne.. Geçiliyor bilgisayarın başına önce msn açılır, bakılır.. Sonra sosyal paylaşım sitesi olan (facebook) açılır bakılır.. Sonra bir de yan da arama motorumuz kuratırcımız google açılır.Hemen bir bayram mesajları diye aratılır ve çıkanlardan bi kaç tane seçilir,belki msnden bi kaç kişiye güzelleri atılır(sevilen kişilere) onun dışındakilere iyi bayramlar yazılır geçilir,aynı şekilde facebooktan da gönderme yapılır..Hoooppp bittti… Bi bayram bu kadar işte.. Herşey sanal olaraktan kutlanır,tebrik edilir ve biter.. Hani bunun heyecanı? Hani bunun bayramlık sevdası? Hani sabah yapılacakların,gidilecek yerlerin,öpülecek ellerin planı? Yok hiç biri.. Yook malesef.. Sabah babamın bana ne kadar harçlık vereceğini düşünmüyorum artık.. Ya da evime gelecek misafirlerin sayısını, yan komşu Melahat teyzenin bana hangi şekerden tutacağını da bilmiyorum.. Ben eskisi gibi çocuk değilim çünkü, dolaşmıycam kapı kapı mahalleyi.Her gördüğümün eline salya sümük yapışmıycam “Bayramınız Mübarek Olsun” diyerek..Benden küçükler var.. Bıraktım emekli oldum artık onlara devrettim 🙂

Ama iyi biliyorum ki..

O benden küçükler de yapmıycak benim yaptığımı,

Evimin kapısı çalmayacak çocukların bağrış çağrışlarıyla,

Ve ben biliyorum

Ne babam, ne de dedem harçlık verecek eskisi gibi..

Çünkü biz büyüdük eşşek kadar olduk tabir-i caizse.. Ama ben arıycam kendi çocukluğumda yaşadığım o an’ları..Yine gözüm kapıda olcak hani “BELKİ” olur diye..Hani şimdiki nesil, bu asosyal bilgisayar,internet bağımlısı körpe gençler bırakır birazcık olsun, koparlar sanal alemden de topluma karışırlar diye.. Ellerinde sabah akşam telefonla mesajlaşmak yerine,bilgisayarda facebookta yazışıp birbirlerine laf atmak yerine, çıkıp dışarı büyüklerini hatırlar birazcık diye.. İnsanın “umudu”, “ümidi” olmasa yaşayamaz ya.. Ben de umut ediyorum, ümit ediyorum..

Benim kapım da bir gün çalacak,

O eski anılarım tekrar gözlerimin önünden geçecek film şeridi misali,

Tekrar hatırlıycam bayramlıklarımı,

Bir kez daha yaşıycam komşulardan topladığım harçlıklarla gidip çikolata aldığım zamanları..

Bu kadar yazı yazılır mı bi bayram için, bu kadar yazı okunur mu durup dururken diyebilirsiniz.. Evet bu kadar yazılmaz haklısınız.. Daha çok yazılır ama ben bu kadar yazabildim.. Evet daha kat kat fazla şeyler anlatılır ama ben bu kadarını dile getirebildim. Belki biraz eskiyi yâd ettim, belki biraz geleceğe sitem ettim.. Ama ben en azından “içimden geleni” dile getirdim.. Siz en baştan okuyup buraya kadar geldiyseniz, ne mutlu size, ne mutlu bana..

Sevene,isteyene her gün bayram.. Yaşamak isteyene bugün de yarın da bayram.. İçini aynı sevinçle doldurana her an bayram..

Ama en önemlisi yarın BAYRAM..

Haydi o zaman erken kalkın çocuklar…Doldurun ceplerinizi şekerler KIZANLAR(çocuklar)..

Haydi saldırın o zaman tatlılara arkadaşlar..Hepinizin Ramazan Bayramı Mübarek Olsun..

Herşey gönlünüzce olsun..

Sevgilerle,

aLi Mazılıgüney

 

Please follow and like us:
0