Please follow and like us:
0

Gideceğin yere gitme adına beklediğin yere denir durak.
Gelmek bilmez, ağaç eder seni.
Sen ne beklediğini bilirsin,
İsyan etsen de beklersin oysa.

Ayağını yere vurup,
bir uçtan diğer uca volta atsan da
Beklersin..
Geleceğini umut edersin hep..

Dakikalar saatleri kovalar,
Saatler günleri.
Yetmezmiş gibi günler ayları, belki de koca bir yılı.
En sonunda tutamayıp atarsın çığlığı..
Haykırırsın içinde biriktirdiğin umutları.
Ama tek bir cevap gelir
Geç kaldın’..

Üzülür, kırılırsın..
Oysa sen hep ‘bekledin’…
O geç geldi sadece..
Ama olan oldu..
Dönülemedi geri..


Terkedersin durağı, alıp ümitlerini çantana,
Terkedersin içinde bulunduğun hayatı.

Ama yine de keşke kalsaydın durağında,
Ve keşke bekleseydin
‘Doğru zamanda’ geleceğini ümit edip.
Dillendirmeseydin keşke çığlığını bir çırpıda
Yaşardın yine yarınlara, yeni umutlarla,
Belki’lerle devam ederdin,
Taa ki verene kadar son nefesini..

Please follow and like us:
0