Askerlik İşlemleri

Ali Mazılıgüney tarafından 12 Aralık 2012 tarihinde yazılmıştır.

AskerAskerlik denildiğinde bile tüyler diken diken oluyor aslında. Her bir erkek evladının yapması gereken, vatani borç, kutsal görev! Ben hep savunmuşumdur mutlaka bir erkeğin o disiplinden geçmesi gerekiyor. Her sabah aynı saatte kalkıp, aynı saatte yatıp, yüzlerce insanla aynı eğitimi alıp aynı sofraya oturması gerekiyor. Manyak mısın olm sen niye böyle diyorsun demeyin sakın. Çünkü o disiplini almamış kişiler (yani askerlikten kaçan, göçen, bedelli yapan bilmem neler) ile yapmış kişileri kıyaslayın. Arada ciddi anlamda fark olduğunu göreceksiniz. İnsanın karakterinin, kişiliğinin oturduğunu görürsünüz. Yapmamış kişiler ise tam bir başına buyruk, dediğim dedik olurlar. Çünkü kafalarını ezen bir kuvvet olmamıştır onların hayatında. Zorluk nedir tam anlamıyla görmemiştir, her daim pohpohlanıp kendi halinde yaşamışlardır. İşte bu yüzden o eğitimi almaları gerekiyor. Eskiden daha kutsaldı mesela askerlik. Askerlik yapmayan erkeğe kız verilmezdi. Şehitlik, gazilik daha kutsal, daha anlamlıydı. Askere giderken 40 gün 40 gece eğlenilir, analar kınalarını yakar, vatana kurban ederlerdi. Peygamber ocağıdır askerlik. Her tabakadan insanın aynı anda aynı eğitime tabii tutulduğu, vasıflı vasıfsız eğitildiği yerdir. Peki ya şimdi? Herkes askerden kaçmanın yolunu arıyor. Vatani görev denilen o kutsallık resmen yerlerde, can çekişiyor, ölüyor. Peki neden? Ortalıkta lanet olasıca ne idüğü belirsiz bir terrör olayı var. İnsanlar gerçekten pisi pisine ölüyor. Orrtada doğru düzgün bir savaş dahi yok ama bir çatışma oldu deniliyor ve askerlerimiz şehit oluyor. Ve işin garibi parasızlar şehit oluyor! Gariban evlatlarına olan oluyor. Hiç bir bakanın, milletvekilinin oğlu, çocuğu şehit oldu mu bu zamana kadar? Kimisi sağlık(sız) raporu alıyor, cillop gibiyken askerliğe elverişli değildir raporuyla askerlikten kaçıyor. Öteki parası olan için yeni bir yasa çıkarılıyor, askerliği para karşılığında Bedelli olarak yapabilirsiniz diyor. Asgari ücretle nefesi bile zor alan bir insanın o ücreti vermesi ne kadar adaletli sizce? Bir gecede 30.000TL kazanan o ünlü şarkıclar, futbolcular,vekiller için bedelli askerlik ücreti dokunmazken, yıllarca dişini tırnağına takıp çalıştığı halde o parayı hiç bir arada göremeyen garibanlar neden bir hiç uğruna askere gidiyor? Madem askerlik zorunluluktur, madem bu vatan borcudur, madem bu kutsal bir görevdir neden herkes yap(a)mıyor, yapılmasına izin verilmiyor!? Adaletten bahsediyoruz, eşitlik diye yırtınıyoruz ama ne adaletin A’sından ne de eşitliğin E’sinden anlıyoruz ve uyguluyoruz! Her şey lafta çünkü, icraata gelince bu dünyada her daim “para” konuşuyor.! Gel gelelim bu sitemleri edip, dile getirdikten sonra asıl mevzuya gelelim. Biz de mezun olduk çok şükür üniversiteden. Hayata atılalım, işimizi elimize alalım diyoruz ama askerliği yapmamak ve önünde bunu yapacağın, yapman gereken bir zaman diliminin olması senin elini kolunu bağlıyor maalesef. İş bulacaksan da bulamıyorsun, evleneceksen de evlenemiyorsun. Yaşın ilerliyor, gençken yapman kolayken, ileride daha da zorlaşıyor yapabilmen. Eninde sonunda yapacaksın bunu, yapman gerekiyor. Askerliği yüksek lisans yaparak, yoklamadan kaçarak, doktora, master yaparak, yurt dışına kaçıp göçerek, dışarıdan hatunlarla evlenip muaf sayılarak, sağlıksız raporu alınarak ertelemek ya da muaf olmak bile göre değil. Bir süre erteledin diyelim, işine engel eşine engel bu. Düşünsene çocuğun varken askere gittiğini? Hadi sevgilini, karını, ananı, babanı geçtim düzen kurduğun yeni ailenin meyvesini geride bırakmak, onların diken üzerinde senin döneceğin günü beklemek çok daha zor. Bu yüzden erteledikçe zaman aleyhine işler, ben böyle derim. Bu yüzden mezun olur olmaz bozdurduk tecilimizi ve kısmetse Aralık ayında askere gidiyoruz. Normalde bu konuda pek bir bilgim yok haliyle. Herkeste olduğu gibi kulaktan dolma bilgiler de var, söylentiler, hurafeler de. Bu yazıyı yazmamdaki amaç da aslında bu işlemlerin neler olduğu, nasıl yapıldığı ne gibi şeylerle karşılaştığımı yazmak ve benden sonra gelecek 1 kişiye dahi “doğru” bir şekilde yol göstermektir. Bunları yaparken de olayları hep kendi üzerimden vereceğim için, bunu da dikkate almanızda fayda vardır. Şimdi öncelikle Askerlik ile ilgili kelimelerden bahsedelim, askeri sözlüğü paylaşalım


A


ASKERLİK ÇAĞI

Her erkek ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının nüfus kütüğünde yazılı olan yaşına göre, 20 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününden başlayarak, erbaş ve erler için 41 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününde biten süredir. Subay ve astsubayların askerlik çağı bitim süreleri 5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda belirtilen süreler kadardır.

ASKERLİĞE ELVERİŞLİDİR

Türk Silâhlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre; sağlık yönünden, askerlik hizmetini ifa etmesine mâni bir hastalık veya arızası bulunmamak.

ASKERLİĞE ELVERİŞLİ DEĞİLDİR

Türk Silâhlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre; sağlık yönünden askerlik hizmetini ifa edemeyecek derecede hastalık veya arızası bulunmak.

B

BADİ

Can dostu da denilen sistem. Nam-ı diğer yatak arkadaşı. Altlı üstlü yattığınız ranza arkadaşınızdır. Birbirinizden sorumlu olduğunuz, bir yere giderken ilk ona haber vereceğiniz, hastalıkta, sağlıkta her durumda birlikte olacağınız, gerekirse yataklarınızı beraber toplayacağınız kişidir. Kısacası askerde oluşan bu kuvvetli bağ askerden sonra da devam ettiğinde yıkılmaz bir çınara dönüşür.

BAKAYA

Sevk için çağrıldıkları halde, sevkin son gününe kadar gelmeyenler ile sevk edildikleri halde, kendilerine tanınan yol süresi sonuna kadar birliklerine özürsüz katılmayan yükümlülerdir

C

CELP GRUBU

Ayrıldıkları hizmet şekillerine göre yükümlülüklerini yerine getireceklerin, millî savunma bakanlığınca tespit edilecek silâh altına alınma tarihleridir.

CELP DÖNEMİ

Birbirini takip eden iki celbin, başlangıç tarihleri arasındaki süredir.

D

DÖVİZLE ASKERLİK YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Yabancı ülkede çalışan ve çalışma izni bulunan yükümlülerin temel askerlik eğitimini yapmaları ve başvuru sırasında belirlenen ödeme takvimine uygun olarak yasada belirtilen dövizi ödemeleridir.

DONATAN

Kendisine ait olan veya başkasına ait olup da kiraladığı yabancı bandıralı gemiyle, yabancı ülkelerde deniz ticareti yapan kimsedir.

E

ECNEBİ

Bir devlete nazaran, kendi tâbiiyetinde olmayan kişilerdir.

EMSAL

Yükümlülerden birlikte son yoklama işlemine tâbi tutulan veya tutulması gereken doğumlular, sevkte ise, birlikte sevk edilmesi gereken celp grubudur.

ERTESİ YILA BIRAKMA

Son yoklama sırasında yasada belirtilen sebeplerden dolayı (öğrenci, hapis) bir sonraki doğumla işleme tâbi yükümlülerdir.

ER

İhtiyaçları devlet tarafından deruhte ve temin olunan rütbesiz askerdir.

ERBAŞ

İhtiyaçları devlet tarafından deruhte ve temin olunan onbaşı ve çavuş rütbelerini haiz askerdir.

F

FİRAR

Kıt’asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşanlar ile izin, istirahat ve hava değişimi alarak ayrılanlardan dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içinde özürsüz olarak gelmeyenlerdir.

G

GÖÇMEN

Fert olarak veya toplu halde yerleşmek maksadıyla ve geri dönmemek üzere bulunduğu ülkeden ayrılarak Türkiye’ye gelen, Türk Kültürüne bağlı ve Türk Soyundan kişilerdir.

GEMİ ADAMI

Bir hizmet akdine dayanarak yabancı bayraklı gemilerde fiilen çalışan ve ücretlerini yabancı ülke parası olarak alan ve bu sıfatı devam eden yükümlülerdir.

GEÇ İLTİHAK BAKAYASI

Askerlik şubesinden sevkini müteakip, yol süresi içinde tertip edildiği eğitim merkezine özürsüz olarak geç katılanlardır.

H

HERHANGİ BİR MESLEK VEYA SANATI İCRA EDEN KİŞİ

Yabancı ülkede oturma veya çalışma iznine sahip olarak, işçi veya işveren tanımı dışında kalan, herhangi bir sanat veya mesleği, fiilen yabancı ülkede icra ettiğini o ülke resmî makamlarınca verilmiş resmî belgelerle kanıtlayan ve bu sıfatı devam eden yükümlülerdir.

HAVA DEĞİŞİMİ TECAVÜZÜ

Hava değişimi bitimini müteakip kıt’asına sevkini yaptırmayanlar ile sevkini yaptırdığı halde altı tam gün içinde birliğine katılmayanlardır.

HAYMATLOS

Hiçbir devlet tâbiiyetinde olmayan kişilerdir.

İ

İSTİHKAK

Askerin payına düşen hak demektir. Örneğin yemek dağıtımında senin istihkakın çorba, sulu yemek, pilav ve salata dır, fazlası değil.

İZİN TECAVÜZÜ

İzin bitimini müteakip yirmi dört saat içinde birliğine katılmayanlardır.

İŞVEREN

Yabancı ülkede oturma veya çalışma iznine sahip olarak bir iş yerini işveren olarak fiilen o ülkede bulunmak suretiyle çalıştırdığını belgeleyen ve bu sıfatı devam eden yükümlülerdir.

İLK YOKLAMA

Her yıl askerlik çağına giren yükümlülerin miktarını, adreslerini ve kimliklerini tespit etmek maksadıyla yapılan işlemlerdir.

K

KAYNAK

O yıl askerlik çağına girenlerle, bunlarla işleme tâbi yükümlülerden askerliklerine karar alınanların miktarıdır. Bir de kantin, çay vs. sıralarında araya yapılan kaynak vardır o da gerçekten sıkıntılı bir durumdur.

KISA SÜRELİ KAÇMA

Kıt’asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak yedi tam günden az süre ayrılanlardır.

M

MÜLTECİ

Yerleşmek maksadıyla olmayıp, bir zaruret nedeniyle geçici olarak oturmak üzere Türkiye’ye sığınan kişilerdir.

MUHABİR BANKA

Dövizle askerlikle ilgili olarak, yükümlülerce ödenecek dövizlerin, T.C. Merkez Bankasına gönderilmesi için bu banka tarafından belirlenmiş bankalar ve kuruluşlardır.

MUVAZZAFLIK DÖNEMİ

Yükümlünün, askerlik şubesinden birliğine, sevk tarihinden başlayıp terhis tarihine kadar geçen süredir.

MINTIKA

Bölge anlamına gelen bu kelime sizin için takım olarak temizliğinden sorumlu olduğunuz yer anlamında kullanılır. Siz yere çöp atmazsanız mıntıka temizliği de yapmazsınız.

O

OTURMA VEYA ÇALIŞMA İZNİ

Yükümlülere, bulundukları yabancı ülkelerin kanunlarına göre verilen ve bu ülke sınırları içinde geçerli bulunan oturma veya çalışmaya ilişkin izindir.

S

SAKLI

Askerlik çağına girdiği halde isimlerini nüfus kütüğüne yazdırmamış olan yükümlülerdir.

SEVK TEHİRİ

Askerliğine karar alınmış olduğu halde, yasada yazılı sebeplerden dolayı sevkleri geri bırakılan yükümlülerdir.

SON YOKLAMA

Yükümlülerin, asker edilmeleri veya askerlik hizmetinden muaf tutulmaları için yapılan işlemlerdir.

Y

YÜKÜMLÜ SAYISI

Bir askerlik şubesinin kayıtlarında bulunan, yasada yazılı yaş sınırı içindeki yerli ve yabancı yükümlülerin tamamıdır

YÜKÜMLÜ

Askerlik hizmetini, Askerlik Kanunu ve/veya Yedek Subay ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ve değişiklikleri gereğince yerine getirecek olan her erkek Türk vatandaşıdır.

YOKLAMA KAÇAĞI

Yoklamaları için bulundukları yerdeki askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine, yasal süresi içinde kanunî bir özürü olmaksızın gelmeyenler ile özürlerini bildirmeyenlerdir.

YABANCI ÜLKEDE ÇALIŞAN İŞÇİ

Yabancı ülkede oturma veya çalışma iznine sahip olarak bir işveren ile yapılan hizmet akdine göre fiilen yabancı ülkede bulunan ve ücretini yabancı ülke parası olarak alan ve sıfatı devam eden yükümlülerdir.

YEDEKLİK YOKLAMASI

Yükümlülerin yedeklik dönemindeki sağlık, tahsil durumları ile diğer yetenekleri ve adreslerindeki değişiklikleri belirtmek maksadıyla yapılan işlemlerdir.

Askerlik ile ilgili sık sorulan sorular

2 yıllık yüksekokul mezunlarının askerlik hizmet sürelerinin kısaltılması ile ilgili bir çalışma yapılıyor/var mıdır ? Dört yıl ve daha fazla süreli yüksek okul mezunlarının askerlik hizmet süreleri 1076 Sayılı Yedek Subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu’yla düzenlenmiştir. Bunlardan yedek subay olanların hizmet süreleri on iki ay, kısa dönem erbaşların ise altı aydır. Dört yıldan daha az süreli yüksek okul mezunları ise 1111 Sayılı Askerlik Kanunu’na tabidirler ve askerlik hizmet süreleri on beş aydır. ASAL tarafında askerlik hizmet süresinin değiştirilmesi konusunda bir çalışma bulunmamaktadır. Biran önce askere gitmek istiyorum. Ne yapmam gerekir? Mazeretleri nedeniyle tâbi olduğu celp döneminden önce silâh altına alınmak isteyen yükümlülerin bu talepleri celp plânlamasını bozmamak, emsalleri önceki yıl içerisinde sevk edilmiş olmak, ciddi mazeretleri olanlar ile yaşlı doğumlulara öncelik verilmek kaydıyla dahilinde MSB Askeralma Dairesi Başkanlığı’nca kabul edilmektedir. Erken sevk talebinde bulunacak yükümlüler; Kendilerinin bizzat imzaladıkları mazeretlerini belirtir dilekçe, Askerlik Durum Belgesi, (Askerlik Şubesinden alınacak) varsa mazeretlerine ait belgelerini, aşağıdaki tarihlerde “Askeralma Dairesi Başkanlığı 06100 Bakanlıklar/Ankara” adresine posta ile veya bizzat veya bir yakınları vasıtasıyla başvuracaklardır. Başvuru tarihleri; Şubat Celbi : 01-31 Aralık Mayıs Celbi : 01-31 Mart Ağustos Celbi : 01-30 Haziran Kasım Celbi : 01-30 Eylül Erken sevk talebi kabul edilenlerin sınıf ve eğitim merkezleri talep ettikleri celp döneminde, birlikte sevke tâbi oldukları yükümlülerle birlikte açıklanmaktadır. Mayıs celbinde erken sevk için müracaat etmiştim ancak kabul edilmedi. Ağustos ayı için yeni bir dilekçe vermem gerekli mi? Yoksa eski dilekçem halâ geçerli mi? Erken sevk müracaatları her celp dönemi için ayrı ayrı değerlendirildiğinden başvurulan dönemde isteği uygun görülmeyenlerin müteakip celp döneminde yeniden müracaat etmeleri gerekmektedir. Mayıs celbinde erken sevk için müracaat ettim. Kabul edilip edilmediğini nereden öğrenebilirim? Erken sevk için müracaat eden yükümlülerin sonuçları genel celp döneminde sevke tâbi yükümlülerin sonuçları ile birlikte askerlik şubelerinden öğrenilebilir. Askerlik şubem Şubat celbinde sevk yapıyor. Ancak askerlik şubemden, benimle birlikte birkaç arkadaşımın Nisan ayında ikinci grup olarak gideceğimiz söylendi. Diğer arkadaşlarımla birlikte birinci grup olarak gitmem için ne yapmam gerekiyor? Yükümlülerin kaçıncı grup olarak gidecekleri Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacı göz önünde bulundurularak tespit edilmektedir. Yükümlülerin sınıf ve eğitim merkezlerinin belirlenmesini müteakip sevk edilecekleri grubun değiştirilmesine imkân bulunmamaktadır. İnternet üzerinden veya e-mail ile erken sevk için müracaat edebilir miyim ? İnternet üzerinden veya e-mail ile erken sevk müracaatında bulunmanıza imkan bulunmamaktadır. İnternet üzerinden veya e-mail ile yedeklik yoklamasını yaptırabilir miyim ? İnternet üzerinden veya e-mail ile yedeklik yoklaması yaptırmanıza imkan bulunmamaktadır. Askerlik şubesine bizzat başvurarak veya posta ile müracaat edebilirsiniz. Ağustos celbinde askere gideceğim. Denizi çok seviyorum. Askerliğimi Denizci olarak yapabilir miyim? Sınıflandırma işlemi yükümlülerin son yoklama esnasında tespit edilen nitelik ve özellikleri (tahsil, meslek, sağlık durumu, ehliyet vb.) ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak şifreli kayıtlar üzerinden rasgele erişim (Random) sistemiyle bilgisayar ortamında yapılmaktadır. Özellik ve niteliklerinizin uygun olması ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na tahsis edilen kontenjanlar ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları nispetinde askerlik hizmetinizi Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda yapma olasılığınız mevcuttur. Şubat celbinde askere gideceğim. İstanbul’da oturmaktayım. Ailevi nedenlerden dolayı askerliğimi İstanbul’da yapmam mümkün mü? 15 aylık hizmete tâbi er statüsündeki yükümlülerin askerlik hizmetlerini nüfusa kayıtlı oldukları veya ikamet ettikleri il hudutları içerisinde yapmaları mümkün değildir. Şanlıurfa merkez nüfusuna kayıtlı olmama rağmen İstanbul Bakırköy’de oturuyorum. Kasım celbinde askere gideceğim. Sevk evraklarını almam için Şanlıurfa Askerlik Şubesi’ne mi gitmem gerekiyor? Sevk evraklarınızı almak için Şanlıurfa Askerlik Şubesi’ne başvurmanıza gerek bulunmamaktadır. Her türlü askerlik işleminizi Türkiye’nin her hangi bir yerindeki askerlik şubesinden yaptırabilirsiniz. Ağustos celbinde askere gideceğim. Sınıfımı ve birliğimi internetten öğrenebilir miyim? Sınıf ve birliğinizi internet üzerinden öğrenme imkanı bulunmamaktadır. Sonuçları ancak askerlik şubelerinden öğrenebilirsiniz.

Askerlik İşlemleri Sırası

Lisans mezunu olan adaylar sene de 4 celp dönemine tabiiler. Bunlar Şubat, Mayıs Ağustos ve Kasım dır. Yani askere gitmek istiyorsanız tecil bozma işlemlerini bu dönemlerden 1 ay kadar öncesinde halletmeniz gerekiyor. Şimdi gelin bu işlemlerin nasıl yapıldığını yaşadıklarım üzerinden anlatayım. 19 Ekim 2012 günü başlayan tecil bozma.. Öncelikle benim amacım Aralık ayı içerisinde askere gitmekti. Yani bu da Kasım Celbine tekabül ediyor. Kasım celbinde askere gitmek için yoklama, muayene işlemleri de dahil tüm başvuru işlemlerini 31 Ekim tarihine kadar yapılması gerekiyor. Bu işlemi yapmanız için herhangi bir askerlik şubesine gitmeniz yeterlidir. Eğer nüfusa kayıtlı olduğunuz il (kütüğünüz) başvuru yapacağınız askerlik şubesinden farklı ise yanınızda bir takım evraklar bulundurmanız gerekiyor. - Diplomanızın (Ya da geçici mezuniyet belgenizin) 4 adet fotokopisi (Aslını da yanınızda bulundurmanız gerekiyor) - 2 adet fotoğrafınız - Nüfus kağıdınızın fotokopisi (Aslını da yanınızda bulundurmanız gerekiyor) Askerlik şubesine girerken yanınızda herhangi bir cihaz, kulaklık, MP3 çalar, kesici delici alet vs. bulunmaması gerekiyor. Bulunsa da telefonunuzu kapatıp, girişteki görevli askere teslim ediyorsunuz. Ardından evraklarınızla birlikte görevli çalışana, ‘Askere gideceğinizi’ beyan ediyorsunuz. Size iki adet form verecek. Bunun içerisinde çeşitli bilgiler yazıyor ve sizin doldurmanızı istiyorlar. Doldurduktan sonra bilgisayara işlenen verilerin yanı sıra size bir takım sorular da soruluyor. Örneğin; fobiniz var mı? ilgilendiğiniz spor dalları neler? Yazı yazarken hangi elinizi kullanıyorsunuz? Ehliyetiniz var mı? vs. Bunları cevaplandırdıktan sonra evraklarınız hazırlanıyor ve sizi muayne olmanız için ya kışla içerisindeki revire ya da bulunduğunuz yerdeki aile hekimine gönderiyorlar. Elinizdeki evraklarda sizin Yedek Subay Adayı olduğunuz yazıyor. Ama bu demek olmuyor ki siz uzun dönem askerlik yapacaksınız. Bu sadece bir evraktır, adı üstünde de “aday”sınızdır. Ben bu işlemi Edirne/Merkez’de yaptığım için revire yönlendirildim. Ordaki doktor/hemşire pek fazla muayene etmese de sadece boy ve kiloyu sordu, herhangi bir rahatsızlığın olup olmadığını sorduktan sonra imzalayıp, kaşeleyip geri verdi. Ardından bu evrakları tekrar askerlik şubesine teslim etmem söylendi. Daha sonra tekrar şubeye gelinip yine evrak işlemlerinin ardından komutana imzaya kadar gitti. En sonunda size Yedek Subay Adayı olduğunuzu gösteren mühürlü bir kağıdın verilmesiyle +İşleminiz tamamdır, 1-30 Kasım tarihinde sevk evraklarınızı almaya gelebilirsiniz deniliyor. -Peki bu evrakları bu şubeden almam gerekiyor mu? + Hayır istediğiniz şubeden alabilirsiniz -Peki değişen nedir o zaman? +Sevk evraklarınızı aldığını şubeye göre sınava gireceğiniz İl/İlçe/Şube belli olacak. (Mesela benim kütük Kırıkkaleye bağlı. Tecil bozma işlemlerimi Edirne de yaparken, Sevk evraklarımı da Zonguldak şubesinden aldım. Belirli iller bir arada belirli sınav bölgelerine göre dağıtılıyorlar. Mesela Edirne’den sevk alsaydım İstanbul, Tuzla, Tekirdağ civarında sınava girebilecekken, Zonguldak’tan almam Ankara’da sınava girmeme neden olacaktı) Bu işleminiz bittikten sonra artık sevk alacağınız tarihinizi bekliyorsunuz. 1-30 Kasım tarihleri arasında istediğiniz gün Sevk işleminizi yaptırabilirsiniz. 19 Kasım 2012 sevk evraklarının temini.. Tarihler de -istemeden- o kadar güzel denk gelmiş ki, bunu şu an yazarken farkediyorum inanın =) Tecil bozma işlemi ile sevk alma tarihim aynı. 19-19.. Ve hoş birliğe teslim olma tarihim de bir daha hiç bir askerlik döneminin göremeyeceği 12.12.2012 tarihi =) Bunları dile getirdikten sonra sevk işlemlerini anlatalım. Eğer sevk işleminizi de kütüğünüzün bağlı bulunduğu askerlik şubesinden yapacaksanız yanınızda diplomanızın (ya da geçiçi mezuniyet belgesi) aslı ve yanında 4 fotokopisi ve eğer var ise daha önceden girmiş olduğunuz Yabancı Dil sınav sonuç belgeleri, herhangi bir eğitim kurumunda Eğitmen olarak görev yapıyor iseniz bu belgeniz, dalış ile ilgileniyorsanız dalgıçlık, balık adam vs. belgelerinizi de yanınızda bulundurmanızdır. Bu evraklarınızla birlikte yine askerlik şubesinin yolunu tutuyorsunuz. Görevli memura Sevk Evraklarını alacağınızı söylediğinizde belgeleri istiyor ve sizin kütüğünüze bağlı şube değil ise ekstradan 2 adet daha form ile birlikte formlar veriyor. Bu formlara iletişim ve adres bilgilerinin yanında, sınava trenle gidip gitmek istemediğiniz, doğu/güneydoğu illerinde askerlik yapan kardeşinizin olup olmadığı, ailenizde şehit vs. olup olmadığı gibi bir takım sorular bulunuyor. Cevaplandırdıktan sonra diploma fotokopileriniz, eğitmenlik ya da ekstra sınav sonuç belgenizi ile birlikte teslim ediyorsunuz. Görevli arka planda verileri bilgisayara işlerken siz etrafı bir güzel kontrol ediyorsunuz, kafanızda deli sorular dönüyor. Daha sonra bir optik form çıkarıyor görevli. T.C. Kimlik numaranız, aday numaranız ile birlikte ilk kez size orda ‘Kısa dönem mi, uzun dönem mi?‘ diye soruyor. Bunun yine bir geçerliliği yok. Çünkü sadece optik formda belirtilmesi gereken bir ibaredir. Gerekli alanları kurşun kalemle itinayla doldurup, küçük kutucukları karalaman için sana veriyor. (En azından bana öyle yaptı) Formunuzu da doldurduktan sonra size bir ton evrak veriyorlar. Bunlar da sınava gireceğiniz adres bilgileriniz, sizin vermiş ve doldurmuş olduğunuz evraklardan oluşuyor. Hepsini astsubaya imzalattıktan sonra size yol harçlığı veriyorlar. Bu harçlık tutarı bulunduğunuz konum ile sınava gireceğiniz yer arasında belirlenen net ücretlerdir. Örneğin ben Zonguldak’tan başvurduğum için sınava Etimesgut/ANKARA da giriyorum. Yol harçlığı olarak da 41.42 TL yol harçlığı verdiler. Ücreti aldığınıza dair imzanızı da attıktan sonra tüm evraklar bir zarfa konularak ağzı mühürlenip imzalanıyor. Zarfın en üstünde de sınava gireceğiniz yerin adresi yazıyor. Buna da “Sarı Zarf” deniliyor. Bu belgeye dikkat edin, dikkatle saklayın. Zarfın üzerinde sınava gireceğiniz tarih de yazıyor. O da 1-2-3 Aralık. Bu tarihlerden istediğiniz birinde sınava giriyorsunuz. Ama mutlaka sınava girmelisiniz yoksa bakaya kalırsınız ve ceza işlemi uygulanır. Sınava girme konusunda da hep bir söylenti vardır. Yani bu sınav aslında formaliteden bir sınavdır. Sizin kısa dönem ya da uzun dönem istemenize bağlı olarak belli olmayan daha çok ordunun ihtiyacına yönelik ve nasip kısmet işi olan bir durum. Mesela çoğu kişi kısa dönem gitmek istiyorum ne yapmam lazım denildiğinde, sınava 2. ya da 3. gün gir deniliyor. Çünkü ilk gün girenler muhtemelen uzun dönem oluyor ve kalanlar da kısa dönem olarak devam ediyor(muş). Tabi ne kadar doğrudur bilinmez. Sevk evraklarını alırken astsubaya böyle bir durumun olup olmadığını sorduğumda o da mışlı/mişli cevap verdi. Yani muallakta. Ardından bu sıanvın sonuçları 9-10 Aralık gibi internet sitesinden açıklanıyor ve 12 Aralık saat 17:00′a kadar açıklanan sonuca göre çıkan birliğinize teslim olmanız gerekiyor. 02.12.2012 tarihinde ben de girdim o malum Test ve Mülakat sınavına. Etrafta söylenen o kadar çok safsata var ki “Yok 2. ya da 3. günü girin kesin kısa dönem çıkar, yok sabahın köründe gidin erken girer çıkarsınız sınava, yok bildiklerinizi bilmiyor gibi yapın işaretlemeyin uzun dönem çıkar..” vs. vs. vs.. Yok abi böyle bir şey inanmayın! Bende şöyle bir şey vardır; sınava girecek ya da bir yerlere gideceksem hep erken gitmeyi tercih ederim. Her ihtimâle karşılık temkinlik olmayı severim. Erken gideyim de geç kalmayayım psikolojisi vardır. Bize verilen 3 günlük zaman diliminde 2. günü girmeyi kendime planladım. Ne ilk günü alel acele, ne de son günü ‘aman ya yetişmezse’ derdi olmasın diye ortanca günü tercih ettim. Etrafta duyulan ve sosyal paylaşım sitelerinde dile getirilen düşüncelere göre gördüm ki herkes sabahın köründe gidip sıra alıyormuş. Kimileri gecenin 3′ünde 4′ünde gidip isimlerini yazdırıyolarmış. Dertleri neyse abicim anlamadım gitti. Tamam herkes girecek bu sınava, sırayla girecek de bu sıkıntı niye? Sınava da saat 8′de almaya başlayacaklar siz düşünün. Ki Aralık ayındayız, şu an kar yok belki ama, karı var yağmuru var çamuru var soğuğu var. Canına garezin mi var da erkenden gidiyorsun! Yine de ben erken davranarak saat 6 civarı çıktım yola. Bir arkadaş direkt otogardan sınav yerine benden yarım saat kadar önce gelmesiyle hem benim ismimi hem de kendi ismini sıraya yazdığını söyledi. Ve düşünün saat sabahın 5-5buçuğu gibi ikimizin isimleri 100lerdeydi. O 106, ben 114.. (Hem kendini hem benimkini yazdırırken bile araya 8 kişi girmiş siz düşünün =)) Ben yaklaşık 1 saat sonra sabah 7 gibi orda olduğumda o sıra 500lere kadar çıkmış ve resmen ortalık ana baba günüydü. Bu sıra sıra diyoruz da ne sırası mı? Geceden gelen bir grup insancık, kendilerince A4 kağıdına sırayla isimlerini yazıyor. Askeriyeyi bağlamayan bir liste. Kendilerince isimlerini yazdıkları ve o sıraya göre içeri girdikleri bir liste. Askerler 50şer 50şer gruplar halinde içeriye alıyor. Alsa da bir şey farketmiyor sizi her türlü bekletiyorlar. Ben bu sınavı o kadar takmamışım ki düşünün taa Zonguldak’tan kalkıp sınava geliyorum ama yanımda ne kalem var, ne de silgi =D 1 gün öncesinden 1TL ye alıyorum ne olur ne olmaz diye. -Şimdi benim Zırhlı Birlikler deki sınav günü maceralarımı kaleme alıyorum, sizin de sınav yerinde yaşayacağınız muhtemel şeyler bunlar olacaktır. B/ilginize- Siz sınava giderken; 1 Adet kurşun kalem (ya da yok abi ben uçlu kalemle yazıyorum derseniz de uçlu kalem alın farketmez) Olur da yanlış yaparsanız diyerek 1 Adet silgi Resmi evrak doldurmanız için de 1 Adet Siyah Tükenmez ya da Dolma Kalem yanınızda bulundurun. Sevk işlemlerinizi yaptığınız yerden aldığını o Sarı Zarf ı unutmayın! Başka bir şey almanıza gerek yok. He bunları almasanız bile içeride de, sınav yerinin önünde de satan yerler var merak etmeyin. Önce kapıdan kimlik kontrolü yapılarak içeri giriyorsunuz. Üzerinizde cep telefonu, Mp3 Çalar, kulaklık vs. gibi cihazları bulundurmamaya çalışın. Eğer varsa da girişte görevliye teslim ediyorsunuz. Grup halinde içeriye doğru yürüyorsunuz. Bizden önce giren 2 grup vardı. Bu grupları da ileride bir kapı girişinde bekletiyorlardı. Ortalıkta muhabbetler dönüyor, herkes bir şeyler söylüyordu kendince. Bir süre bekledikten sonra askeri otobüs yanaştı. Otobüsün kapasitesi kadar (36 şar kişilik gruplar halinde) kişileri aldılar ve sınav öncesi işlemlerin yapılacağı yere götürüldük. Bu sırada Pazar günü olması ve içeride askerlik görevini yerine getirenler de çarşı izinlerine çıkmaya hazırlanıyorlardı. Bize “ah torunlar siz gelin de biz gidelim” gözüyle bakıyorlar, yüzlerinden “ahaha şunlardaki heyecanlara bakın” ifadesi vardı resmen. İlk geldiğimiz yerde karşılama gayet güzeldi. “Arkadaşlar şöyle geçelim, lütfen sıraya girelim..” gibi.. Biz de biliyoruz ama çok değil 1-2 hafta sonra “Yat-kalk-topla-koğuş uyuu!” diye emir cümlelerini. Güldük geçtik. Bizi düşündükleri kesin ki, meyve suyu ve kek ikramlarıyla sıraya aldılar. Bir salonun içerisinde itinayla arka arkaya dizilmiş sandalyeler karşıda bir kaç bilgisayar ve arkasında kravatlı takım elbiseli insanlar. Komutanlar her gelen gruba aynı şeyleri anlatıyordu. O bölümde ne yapılacağını, ne yapmamız gerektiği hakkında ön bilgilendirme yapıyordu. Bizden önceki grubun işi bittiğinde o sıra sıra dizilmiş sandalyelerdeki muazzam düzeni gördük. En ön sıradakilerin işi bittiğinde “Evet herkes bir ön sıraya gelsin, en arkadakiler sandalyelere otursun” komutuyla herkes aynı anda kalkıp, bir öndeki sandalyeye oturuyordu. Düzen budur abicim! dedim içimden.. Tek tek uğraşmak yerine tek seferde iş hallediliyordu. Bu sırada bize daha önce verilmiş o sarı zarfı açtırdılar. İçindeki evrakları hazırlamamızı söylediler. Bu sırada daha önce kendi evraklarını okumayan kişilerin AA-Arızalı ifadesini gördüğünde “Laaağn arızalıymışım ben arızalı diyor la bu bana hahaha” diye gülüşleri, “Oğlum ben de AE Elverişlidir yazıyor bu ne şimdi?” diye şaşkınlıkları ve “AA-Arızalı yazanları doğuya uzun dönem gönderiyorlarmış kankaa” diye söylemleri arasında geçti kısa bir süre. Benim öğrendiğim kadarıyla AE ve AA tabirleri boy/kilo oranlarıyla alakalı bir durummuş. Yani ne uzun ne de kısa döneme etki edecek bir mevzu. Her türlü “şans”a bakıyor olay. Ardından sıramız geldiğinde bilgisayarda oturan askerlere T.C. Kimlik No.nu söyleyerek ellerindeki listelerde yer alıp almadığın kontrol ediliyor. Bu sırada onların da kısa dönem olduklarını görüyorum. Askerler o kadar konuşmaya aç ki, resmen muhabbet etmek istiyorlar. Onlar da haklı. Aylarca aynı insanları görüyor ve karşılarında farklı insanlar. Ki bizler onların torunları olarak, bizlerin gelişi, onların gidiş bileti demek. O yüzden daha br heyecanlı oluyorlar. Kontrol yaptıktan sonra bir arka bölümdeki kravatlı takım elbiseli adamların yanına giderek evrakların kontrolünü yaptırıyoruz. Onayı verdikten sonra tekrar bir grup haline gelerek bize Aday Numarasının verilme işlemi için farklı bir binaya götürülüyoruz. Burdaki Aday Numaramız o esnadaki tüm işlemlerimizde kullanılıyor. Yakamıza iğneliyoruz aday numaramızı, bir sarı zarf daha veriyorlar ve yine sıraya geçiyoruz. Bizden önceki grubun işi bittikten sonra Sağlık Kontrolü için biz geçiyoruz sıraya. Merak etmeyin öyle baştan aşağıya bir muayene değil, hatta hiç değil! Toplu halde oturan 50 kişilik gruba doktor sesleniyor: “Aranızda sağlık raporu alan, askerliğe elverişli değil raporu alan, herhangi bir ciddi sorunu olan var mı?” Cevap gelmeyince tamam burası temiz denilip geçiliyor. Yani sen sıkıntın varsa dile getiriyorsun, yoksa oturup da o kadar insanın boyuna kilosuna kan değerine falan filan bakmıyorlar. Bu işlem de bittikten sonra bir diğer bölüme geçiyoruz. Burada bize 3 adet kağıt veriliyor. Bu kağıtları komutan eşliğinde toplu halde dolduruyoruz. Kağıtta kişisel bilgilerimiz, askerliğe başlayacağımız tarih, izin tarihimiz, izin tarihinde kalacağımız yerin adresi gibi sorular bulunuyor. Bunun 1 nüshasını komutana veriyoruz. 1 nüshası bizde kalıyor (birlğe teslim olana kadar yanımızda kalıyor) 1 nüshası da daha sonraki aşamada kullanmamız için bekletiliyor. Bu esnada bir diğer komutan gelerek yine toplu halde sorgu yapıyor. “Aranızda avukat, hakim, savcı, sağlıkçı, yüksek lisans, doktora yapan, öğretmen, kardeşi askerde olan, ikizi askerde olan, doğu illerinde görev yapan kardeş, şehit, gazi yakınınız vs. var mı?” Eğer cevap gelirse ayrı bir şekilde not alınıyor, yoksa yine Temiz denilerek geçiliyor. Sırada sınav zamanımız var. Sıralanarak belirli salonlara sınav için alınıyorsunuz. 25 TÜRKÇE, 25 MATEMATİK ten oluşan toplamda 50 Adet sorunuz var. Kitapçık resmen ilköğretim çağındaki çocuğun sınav kitapçığı gibi A5 boyutunda koca koca yazılmış sorular. İçerikteki sorular mı nasıl? Yok böyle sorular! Türkçe’de “yukarıdaki cümleleri anlamlı bir şekilde sıralayından, aşağıdaki cümlelerin hangisinin yüklemi fiilden türemişe” Matematik’te “Bir küpün iki yüzeyi birbiriyle farklı renkte olacak şekilde kaç boya kullanılabilirden, Ahmet ile Fatma kardeşse Emregül amca oğluysa Ayşe kimdire, hız sorusundan, grafik sorusuna” gibi yer yer mantık, yer yer çok çok basit, yer yer çok gereksiz sorulardan oluşan bir sınav. Sınav kağıdına hiçbir şey karalamıyorsunuz. O sizin sıranızda ve sizden sonra gelen kişi aynı kağıtla sınav oluyor. Mantıklı yani. Masrafa ne gerek var, di mi? Burada zaten sınavın formalite olduğunu anlıyorsunuz. Etrafa baktığımda bir çok kişi bildiği halde soruları cevaplamıyor, boş bırakıyor, ya da bilerek yanlış işaretliyor. Neden? Çünkü böyle bir inanış var, tüm soruları doğru yapanları uzun dönem askerliğe alıyorlar! Ben ne yaptım? Yarısını salladım yarısını doğru yaptım. Artık ne çıkarsa bahtıma diyerek =) Sonraki işlemde ise sınav bitiminde yeniden sıralanıyoruz. Bu kez de bize daha önce girilen KPDS, ÜDS, TOEFL gibi sınav belgelerinin, diploma denklik belgeleri gibi ekstra kişiyi öne çıkarabilecek belgelerin olup olmadığı soruluyor. Var ise, bu belgerini bir önceki aday no.su alınırken verilen zarfın içine konulacak şekilde evraklara eklenmesi söyleniyor. Yoksa sizin elinizde kalan evrakları zarfın içine koyuyorsunuz. Sonra “zarfları yalayın!” diyerek kapatmanızı söylüyorlar. Askerin biri sonra gelip zarfın o kısmına mührü basıp, bir sonraki asker de koli bandıyla üzerinden gidiyor. Bu işlemin ardından yine bir belgeye adınızı soyadınızı imzanızı atarak bitiriyorsunuz. İşte tüm işlemler bu kadar. Sonra dışarıya çıkarılıyorsunuz ve askeri otobüsün yeniden sizi almasını ve giriş kapısına götürülmeyi bekliyorsunuz. İçeri girerken kapının önündeki yoğunluktan eser kalmamış. Hatta Pazar günü olması ve aynı zamanda ziyaret günü olması sebebiyle etrafta analar, babalar, sevgililer, arkadaşlardan oluşan bir ziyaretçi akınına denk geliyoruz. Analar elleriye sardıkları dolmaları evlatlarına getirmiş, gençler ellerinde cipsleri kolalarıyla asker evlatlara destek olmaya geliyorlar. Kimileri kucağında bebeğiyle, kimileri ellerinde bastonlarıyla bir kaç dakika olsun hasret gideriyorlar. O anı görünce sabahın 7′sinden beri koşuşturmacanın dışında bambaşka bir duygu kapladı içimi. Yani bir nevi hapishanede gibisin orada. Dışarı çıkamıyorsun, çoğu şeyden mahrumsun. Vatan uğruna her şeyi göze alıyorsun! Kapıdan çıkarken üzerinizdeki telefon gibi elektronik cihazları almayı unutmayın tabiki. Sabahın 7′sinde başlayan macera öğlen 11:40 civarı sonlanıyor. Yaklaşık 5 saat boyunca aslında boşu boşuna bekliyorsunuz. Çünkü siz öğlen gelseniz ve hatta işin açığı öğleden sonra 3 (15:00) gibi gelseniz tüm işlerinizi sıra bile beklemeden 1 saat taş çatlasın 1 buçuk saatte halledebilirsiniz. Düşünün toplamda 3500 civarı asker adayı sınava girecekmiş oraya. 1. günü 1500 kişi sınava girmiş. 2. günü de bir o kadar kişi girecek. 3. güne de parmak hesabı üç beş kişi kalacak. Yani işini daha kolay halledebilecek. Bakın burda sınava bir an önce gireyim çıkayım diye acele etmenize inanın hiç gerek yok. Benden tavsiye sabahın köründe gidip de sınava girmeye çabalamayın. Çünkü o saatte herkes yığılacak ve haliyle bekleyeceksiniz boşu boşuna. Hani demiştim ya bir sıra yapmış gelenler kendi arasında diye. O da yalan. Çünkü o sıranın dışında kapıdan girerken araya bir başkası da girebilir dahil olabilirdi. Yani gereksiz! Bunun yerine siz öğleden sonra gidin işinizi rahat bir şekilde halledin. İlk gün girmenle son gün girmen arasında hiçbir fark yok. Uzun dönem ya da kısa dönem gitme faslı tamamen ŞANS, KADER, KISMET işi (arka planda paşa, dayı torpilin yoksa tabiki de) Tüm işlemleri hallettik sıra 10.12.2012 tarihinde açıklanacak sonucu bekliyoruz. He unutmadan bu sınav sonucunu da ilk başta size verilen Aday Numarasından kontrol ediyorsunuz. Aklınıza yazsanız iyi olur =) Biz de bekledik bu anı ve 10.12.2012 saat 00:00 olacak da aday numaramızı girerek sonuçları öğreneceğiz zannediyorduk. Ama saat daha 23:30 da site kilitlenmeye başladı. 23:45 gibi site çöktü. Bırakın sayfayı yenilemeyi falan sitenin ana sayfasına bile giremiyorsunuz. Bu sırada bir çok kişi açıklandı diye gidecekleri yerleri paylaşıyor tabi. Ama biz hala sayfayı göremiyoruz. Yenilemelerle beklemelerle birlikte o kadar berbat bir an yaşıyorsunuz ki.. ÖSYM de de aynı sorun vardı. TSK da daha berbat bir sistem işliyor emin olun. Bir site 4 saat boyunca açılmaz mı arkadaş! Açılmadı. Gece 00:00 başlayan maceramızda ilk nöbetimizi sitede tutmaya başladık zaten. Sonuçları şu adresten kontrol ediyorsunuz ya da artık E-devlet üzerinden şifrenizde sonuçlara bakabiliyorsunuz ama çökünce sistem ikisinde de çöküyor merak etmeyin. Sabaha karşı tesadüf eseri açılan sayfada gördüğüm ekran ise aynen şu şekilde;

Sonuç Açıklama Tarihi: 10 Aralık 2012

T.C. Kimlik Numarası ———
Aday Numarası ———
Adı ve Soyadı ALİ MAZILIGÜNEY
Baba Adı ———-
Kuvveti Jandarma Genel Komutanlığı
Sınıfı Jandarma
Statüsü Kısa Dönem Er
Branşı -
İlk Katılışını Yapacağı Sınıf Okulu / Eğitim Merkezi KASTAMONU 5′İNCİ J.EĞT.A.K.LIĞI/GÖLKÖY GÖLKÖY KASTAMONU
İlk Katılışını Yapacağı Tarih 12 Aralık 2012
Temel Eğitimini Müteakip Katılış Yapacağı Esas Birliği / Görev Yeri ORDU
DİKKAT En geç 12 Aralık 2012 günü mesai bitimine kadar KASTAMONU 5′İNCİ J.EĞT.A.K.LIĞI/GÖLKÖY (GÖLKÖY/KASTAMONU)NA KATILINIZ.

Hatta o sonuç ekranı da aynen şöyle..

askerlik sonuç belgesi

Bu ekranı gördükten sonra içine su da serpiliyor ya da heyecan afakan da basıyor. Ne yapacağınızı bilememekle birlikte hemen araştırma eğilimine giriyorsunuz. Sizinle aynı yere gidenlere bakıyor, sosyal medyadaki gruplara bakıyor, Nasıl gidilir, nasıl bir yerdir sorularının cevaplarını aramaya başlıyorsunuz. Benim gidiş işlemleri hallediş tarihlerim o kadar çok denk geldi ki.. Tecil bozma yeri/tarihi: Edirne-19 Eylül Sevk Evraklarının Teslimi: Zonguldak-19 Ekim Asker gidiş (teslim oluş) tarihi: 12.12.2012 Twitter’daki tweet sayısı: 12.2012 Bkz:

Tweet Sayısı

Tweet sayısı ne alaka demeyin o da istemsiz olarak böyle bir sayıya denk geldi. Garip bir şekilde garip tesadüflerle başlayan maceramı bu şekilde devam etti. =) Sabahın 4′ünde gördüğüm bu ekranla yerim yurdum benim de belli olmuş oluyor. Kastamonu Kastamonu dep dep dep diyerek yerimize birliğimize teslim olmak için biletimizi ayırtırıyor ve 12.12.2012 de birliğimize teslim olmak için son hazırlıklarımızı yapıyoruz. İşte yerin yurdun belirlenmesinin ardından her şey sonuca varmış oluyor. Ama tek bir şey hariç.

“Ne götüreceğiz?”

Her şey belli olduktan sonra askere giderken götürmeniz gerekenler hakkında o kadar çok söylentiler var ki. Yani adam akıllı şu var denilemiyor. O kadar çok şey duydum, o kadar çok şey okudum ki.. Damat çeyizi gibi çeyiz hazırlayanlar ve elini kolunu sallayıp “Hiç bir şey getirmeyin orada size her şeyi veriyorlar” diyenlerle birlikte resmne ikilemde kalıyorsunuz. Ama ortalama olarak ne almamız lazım yanımıza, ne götürmemiz lazım, ne istenir, ne istenmez diye sorular soruluyor ya zor değil mantık yürütmemek. Kafanıza uyanları almak daha mantıklı olur bence. Mesela; 1.Askere giderken almamız gereken malzemeler nelerdir? 2.Askerlere hangi malzemeler ordu tarafından veriliyor? 3.Askere giderken nasıl iç çamaşırı almalıyız? 4.Askerdeyken nasıl bir cüzdan kullanalım? 5.Askere giderken çantamızı ya da dolabımızı kilitlemek için kilit almalı mıyız? 6.Askerde giyeceğimiz botlar için özel taban almalı mıyız? 7.Askere giderken ne tür kişisel temizlik ürünleri almalıyız? 8.Kışın askere gidenler üşümemek için mutlaka içlik almalı mı? 9.Yazın askere gidenler yanında neler götürmeli? 10.Askere giderken mutlaka tıraş kutusu almamız gerekir mi? Bu soruların cevabını şu an her ne kadar ben de bilmesem de duyduklarım, okuduklarımdan yararlanarak bir derleme yapmak istiyorum. Öncelikle askere giderken yanınızda kesinlikle bulundurmamanız gereken ve YASAK olan şeylerden bahsedelim. Bunlar;

- Fotoğraf makinası, cep telefonu ve her türlü elektronik cihaz (özellikle radyo) – İçinde uyuşturucu madde olan ilaçlar. – Askeriye tarafından sakıncalı olarak listelenmiş kitaplar

Peki ne almamız, ne götürmemiz gerekiyor derseniz..

Aslında bütün ihtiyaçlar askeriyede karşılanıyor(muş). İç çamaşarından, incik boncuk ıvır zıvırlarına kadar. Ya da bunları askeriye içerisinde ücret karşılığında temin edebiliyormuşuz. Olabildiğince az malzemeyle gitmek daha iyidir (deniliyor). Zaten acemilik döneminde fazla bir eşya alsanız dahi bunları nizamiyeye teslim ediyorsunuz ve acemilik bitimindeki izninizde alabiliyor ya da aile fertlerinizden birileri ordan geri alabiliyorlar. Bu ihtimali göz önünde bulundurduğunuzda pek fazla bir şey almamanız gerektiğini mantıken kurabilirsiniz. Ama bunların dışında “Ben temizliğime dikkat ederim, orda sıra beklemek istemiyorum, açıkta kalmak istemiyorum” diyorsanız (benim gibi) şöyle bir valiz hazırlayabilirsiniz.. Ki bunlar benim giderken yanımda alacaklarım olacak. Lazım olur mu kullanabilir miyim ihtiyaç olur mu bilmiyorum. Bunu gidince göreceğiz ve mutlaka buraya DÜZENLEME olarak alt başlıkta ekleyeceğim. İşte o küçük valizde (bence) bulunması gereken yükte hafif malzemeler;
- Aralık döneminde gidecekler için soğuktan korunma amaçlı “Termal İçlik” Evet pahalıdır biraz gerek yok da diyebilirsiniz ana en kötüsünden bir içlik alıp atıyorum çantaya. – Banyo/yüz havlusu
- Bol miktarda iç çamaşarı (don, külot, boxer, atlet ne derseniz artık) ve çorap. (Bunları da tek kullanımlık diye düşünüyorum. Orada yıkama olayları olur mu bilmiyorum ama olmadı atarım diyerek biraz fazla alıyorum. Ama yine her ihtimale karşılık da Çamaşır Yıkama Filesi de ekliyorum çantaya..
- Askerliğin vazgeçilmezi yeşil askeri boyundan bağlamalı cüzdan Bu cüzdanın içinde de nakit para fazla bulundurulmaması onun yerine çarşı iznine vs. çıkarken kullanabilceğiniz bankamatik kartı.
-Sürekli bot içerisinde duracak olan ayağınız için mutlaka bir ortopedik taban ayakkabı keçesi ve ayak mantarına karşılık pudra, eldiven
-Banyoda kullanmanız amaçlı bir şort ve gezinirken kullanacağınız terlik
- Kişisel bakım ürünleriniz şampuan, diş macunu, diş fırçası, deodarant, tıraş makinesi, cımbız, tırnak makası, yarabandı, el kremi,
- Her hangi bir olası durumda kullanabileceğiniz iğne, çengelli iplik, çantanızı ya da botlarınızı çalınmaya karşı korumak için küçük kilit, bot boyası.
- Yatarken giyilebilecek bir iki adet T-shirt ve eşofman takımı

Evet benim valize bunlar sığıyor. Dediğim gibi bunların hiçbirine ihtiyacım olmaya bilir de. Ben her ihtimale karşılık yanıma alıyorum. Olur da sıkıntı çıkarsa, bırakırız çanta içinde. Çalınsa da dert etmeyeceğim türden ıvır zıvırlar. Toplasan 50kuruşluk, 1 Liralık malzemeler çoğu. O yüzden dert etmiyorum. Benim için en mühim olan mevzu, çamaşırdır. Sonuçta bir ton kişi ile aynı anda yıkanabilecek çamaşırların temizliğinden şüphe ederim diyerek bol miktarda çorap ve iç çamaşarı zulamı yaptıktan sonra ben artık şafağı gitmek için saymaya başlıyorum. Ve yazımı şu sözlerle sonlandırıyorum.. Siz bu yazıyı okurken ben çoktan Kastamonu’daki birliğime teslim olmuş olacağım” =) Ve aLi artık yok..

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)

Google'dan bu kelimeleri arayarak geldiler

2 sene önce yazılmıştır.
"Askerlik İşlemleri" bu yazı 12 Aralık 2012 tarihinde saat 12:12 sularında "Askerlik Anıları" kategorisinde yayınlanmış olup "Ali Mazılıgüney" tarafından yazıldığı sanılmaktadır..Ve sayaçların yaptığı açıklamaya göre 0 kere okundu kere okunduğu söylenmektedir..Ayrıca 8 Yorum yazılmıştır.
  1. Ali diyor ki:

    Adaşım sen ne zaman askere gittin yahu hiç haberim de yok. O zaman şimdiden hayırlı teskereler dileyelim. Dönünce görüşürüz.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
    • Ali Mazılıgüney diyor ki:

      Sağol adaşım gittim valla bugün 3. gün bitti valla =) Sağol Allah razı olsun dualarını eksik etme..

      VN:F [1.9.22_1171]
      Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
      VN:F [1.9.22_1171]
      Rating: 0 (from 0 votes)
      • Ali diyor ki:

        Askerdeysen burada işin ne adaşım? :)

        VA:F [1.9.22_1171]
        Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
        VA:F [1.9.22_1171]
        Rating: 0 (from 0 votes)
        • Ali Mazılıgüney diyor ki:

          Ben her yerdeyim adaş bilirsin =)

          VN:F [1.9.22_1171]
          Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
          VN:F [1.9.22_1171]
          Rating: 0 (from 0 votes)
          • Ali diyor ki:

            Nasıl askerlik bilmem adam askerde bile buralara takılıyor :)

            VA:F [1.9.22_1171]
            Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
            VA:F [1.9.22_1171]
            Rating: 0 (from 0 votes)
  2. haber diyor ki:

    Kardeşim Allah hayırlı teskereler versin, bitmez gibi gelir askerlik ama bittiği zaman da vay be diyeceksin.)

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  3. fetih 1453 full izle diyor ki:

    askerliik zor ya

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  4. Ali diyor ki:

    Adaşım az kalmış az :)

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)

Bu Yazı Hakkında Birşeyler Demek İstermisiniz?






− 3 = 2

Copyright © Ali Mazılıgüney since 1989 to 2014
Yazıların tüm hakları bende saklıdır.
| Ana Sayfa | Yönetici Girişi | Üye Ol | Sitemap | PophoV3

Kişi Aktif