Please follow and like us:
0

Anılar, hayaller

Kendi başına kaldığında hayat çok çekilmez olur genelde. Her şey üstüne geliyormuşcasına yalnızlık damarın tutar, kabarır. İsyan bayraklarını çekersin. Durursun geçmişi düşünürsün. Durusun geleceği düşünürsün.  Sevdiğinle birlikte geçen zamanları birlikte yürüdüğün yolları hatırlarsın. Yatağına yatmadan önce gözünde canlanır, aynısını tekrar rüyanda yaşarsın. Kimi zaman gözün nemli uyanırsın soğuk yatağından. Kimi zaman da hafif tebessümlü. Ama her seferinde nefesini kurutur gecenin karanlığı.

Tez geçsin zaman diye sayıklarken buluyorsun kendini. Bir anda duyduğun şarkıda alıp götürüveriyor seni geçmişe. Tek bir şarkı sözü hatırlatıyor yaşanmış onca sevgi yapraklarını. Tohumdan filizlenerek yeşeren, kökleri derine inen sevgini hatırlıyorsun. Gözünün önünde onun hayali, uzun saçlarını düşünüyorsun. “Aşk” denen duygun kabarıyor minik yumruk kadar yüreğinde. Dokunmaya çalışanlara karşı taş kesiliyorsun adeta! Dokunsalar ağlayacak, dokunsalar ağlatacak gibi oluyorsun.

Uzaklara dalıyorsun olur olmadık zamanlarda. Bazen iki satır karalıyor, orada buluyorsun kendini. Bazen sinirinden kemiriyorsun tırnaklarını. “Nasıl yapar bunu, nasıl düşünmez beni!” diye hırslanıp kendinden çıkarıyorsun acını. Etrafına alev saçıyorsun adeta. Ona zarar veremediğin için, zarar veremeyeceğin için başka yerden alıyorsun hırsını. Geçmiyor, geçmek bilmiyor kimi zaman kırgınlıkların. Ama yine de “o” diyorsun. Yine de her şeye rağmen “o”..

Yalnız kaldığını onu özlediğini, yastığı yorganı yırtarcasına hasret kaldığını bilmesini istiyorsun. Senin düşündüğün kadar onun da seni düşünmesini, senin hayal kurduğun kadar onun da hayal kurmasını istiyorsun. Bir adım geldiğinde koşarak gideceğini biliyorsun. Fedakârlık yaptığını en az onun da senin kadar yapmasını istiyorsun.

Aklında da yanında da o olsun istiyorsun. Yanına bırak bir erkeği, erkek sineğin yanına yaklaşmasına tahammül edemiyorsun. Elin kolun bağlı kaldığı zamanlarda çıldırıyorsun. Başka birisinin nefesinin dahi yanından geçmesine katlanamıyorsun. Her şeyiyle, nefesiyle, teniyle, bakışlarıyla sadece sana ait olsun istiyorsun. Senden başka her şeyden uzakta, sadece sana tutuklu kalsın istiyorsun. Etraftakiler gibi yanında biri varken, onunla ilişkisi varken aklı başkasında olanlar gizli saklı iş yapanlar gibi olmasın istiyorsun. Arada her şeyden çok“güven” olsun istiyorsun.

Güvene dayalı, sevgiyle inşaa edilmiş hayaller kuruyorsun geleceğe uzanan. Temeline minik minik umutlar yerleştirdiğin, en kaliteli tohumların filizlenmesi için en değerli göz yaşlarıyla suluyorsun. Eğer‘e meğer‘e izin vermeden keşke‘lerin uzaklaşmasını istiyorsun. “Ama” ile başlayan hiçbir bağlaca izin vermeyip, hep üç nokta ile geleceğe uzanmak istiyorsun. Her şeyi bir kenara bırakmış, ona ait olurken, onun da sana ait olmasını istiyorsun.

Çok değil istekler. Yatla, katla olacak iş değil bunlar. Ferhat olup dağları delmekle de olacak iş değil. İlgi ile, alaka ile, sevgi ile, güven ile, anlayış ile olur. Parayla saadet olmaz. Ama saadet olunca para da olur. Anıların büyük olursa, bağların kuvvetli olursa, anlayış derecen o kadar büyük olur. Karşındakini ne kadar çok tanırsan kendini yerine o kadar iyi koyabilir o kadar derdini anlayabilecek kadar olursun.

Eğer seviyorsan, aşıksan çok değil, üç beş parça bir şey yaparsın, gerisi çorap söküğü gibi gelir ayağına cuk diye oturur..


Please follow and like us:
0