Please follow and like us:
0

Ne çok seviyoruz her şeyi.
Çiçeği, böceği, kuruyemişi..
Sevmekten usanmıyoruz, farkına bile varmıyoruz.
Heba ediyoruz kendimizi,
Bilinçsiz şekilde hırpalıyoruz hep
Sahip olduğumuz o iki gram bedenimizi.

Ruhumuzu bile yoruyoruz,
Yapışıyor vücudumuza adeta.
Kimi zaman çöken gözlerimizin altında,
Ya da ağrıyan dizimizde saklanıyor.
Dinlendiğimiz anda çıkıyor tüm acıları meydana.

Ah bir dikkat etsem kendime,
Hele bir de yediğime içtiğime..
Çok boşladım, çok unuttum kendimi.
Acı çektiriyorum resmen ayak üstü,
İşkence ediyorum iyi biliyorum.

Dibi düşüyor görenlerin
Göz kapaklarım fırlıyor yerinden.
‘Sen n’apıyorsun?’ diye bağırıp
Hayrete düşüyor
Ağızlarını yerden topluyorlar.
Parmaklarıyla gösterip,
Dilleriyle kelimeler çeviriyorlar.
Dilin kemiği yok, her lafı döndürüyorlar da
Döndürüyorlar..

Sabah akşam uykusuzluğa mahkum ediyorum kendimi,
Rüya bile göremeyecek kadar kısaltıyorum artık uykularımı.
Eskiden rüyalarıma yattığım hayallerim bile
Uçup gitmiş çoktan gökyüzüne,
Karışmış bulutun nemine.
Sağanak sağanak yağmış adeta tekrar yeryüzüne..

Ah bir sevsem kendimi,
Bir tutam olsun değer versem.
Kalkıp elimi yıkadığımda yüzüm gülse,
Kahvaltı masasında iki kelam edilebilse dudaklarım.
Eve geldiğimde bir sesle irkilsem,
Yatağa yatmadan bir güzeli seyretsem..
Gözlerimi hep tavana dikmesem,
Her sabah yastığımdan tuz toplamasam.

Ah bir de dinlensem, dinlensem.
Bedenimi çoktan geçtim ben
Ruhen silkelensem de
Kendime bir gelsem,
Tam gelsem,
Kaybettiğim beni
Farketsem
Farketsen.

Please follow and like us:
0