Please follow and like us:
0

Her sabah omuzlarım daha bir ağır uyanıyorum nedense,

İçim her zamankinden daha farklı bir titriyor.

Dışarıya bakıyorum

Yine aynı kasvetli kapkaranlık hava

Oysa güneş doğmalıydı bu saatte

Ben ondan sonra uyanmalıydım.


Yine buğulanmış odamın küçücük camı

Şıp şıp damlıyor damlalar..

Daha ağzımdan çıkmadan cümleler

Nefes alışımla kaplanıyor etraf.

Buram buram içimin yalnızlığı doluyor

acımsı buhar kokuyor her taraf..


Sanki gittikçe ağırlaşıyorum sabahları

Kolumu kaldırcak dermanım kalmıyor

Açamıyorum gözlerimi ve

Kirpiklerim yapışıyor birbirine..

Esnerken yatağımda

Gözüm duvara ilişiyor

Duvardaki resmine

Çıkasım gelmiyor yataktan

Boğuluyorum hüznüne,

boğuluyorum sessizliğe..


Yastığa daha bir sıkı sarılıyorum

Gitmek istemiyorum okula.

Kalkıp kahvaltı bile yapmak istemiyor canım

Öyle böyle değil canım istemiyor

Canım istemiyor hiçbir şeyi..


Üstümü değiştirip çıkmak istemiyorum evden

Omuzlarım ağır ağır saplıyor beni yatağa,

Kalkamıyorum.

Omzumu ovacak biri yok

Güzel bir sözle uyandıranım

Miss gibi kahvaltı kokularıyla gözlerimi açışım

Hafiften çalan müzikle irkilişim

Küçük bir buse ile yanıbaşımda kaldıranım yok.

Etrafımda hiçbir şey yok..


Kederim mutfağıma yerleşmiş

Nefretim valizleri doldurmuş

Hüzünlerim evimin her bir köşesine saplanmış

Konserveleşmiş her biri hava yapmış,

bozulmuş tatları umutlarımın..


Hep yağmur yağıyor buralara ve

hep soğuk, karlı akşamlar.

Ne odam sıcak, ne yatağım, ne de bedenim

Isınmıyor hiçbir yer hiçbir taraf

Soğutuyor düşüncelerim herşeyi.

Isıtmıyor ne beni, ne de geceleri..

Kat kat giyinmişim yalnızlığımı

İşlemiyor hiçbir sıcaklık giremiyor içeri.


Şimdi;

herşey soğuk,

herşey karanlık..

Farkedilmiyor farkındalıklar

anlaşılamıyor anlatılanlar..

Şimdi herşey uzakta

herşey farklı diyârda

Gözler arafta

Şimdi beden canlı tabutta..





Please follow and like us:
0